<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092</id><updated>2012-02-16T20:38:33.281+02:00</updated><category term='pasifist'/><category term='pozitifzm'/><category term='Nerd'/><category term='Öğrenci'/><category term='pasifizm'/><category term='Selpak'/><category term='Kova Burcu'/><category term='Dünya Keder Haftası'/><category term='dizanteri ile kilo verme taktikleri'/><category term='Öğrenci Çeşitleri'/><category term='Oralet'/><category term='Nisan Ayı Kova Burcu Yorumu'/><title type='text'>Klas Şantiyesi</title><subtitle type='html'>Bakliyat'in teorisi , gelmiş gecmiş penceresi!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>80</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4949201041244642005</id><published>2012-01-29T08:07:00.000+02:00</published><updated>2012-01-29T08:07:13.732+02:00</updated><title type='text'>Diyar Teyze Kebap Anadolu</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ne kadar uzun süredir birşeyler yazmadığımın farkına varmam bile hayli zaman almış ki blogger'ın arka odası değişmiş yenilenmiş hatta nice olmuş. Şimdi ise bu farklılığı ödüllendirmenin vakti gelmiştir diye düşünmekteyim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Neyse herşeyi siktir edip , elime kalem klavye almamın sebebinden bahsediceğim. Düzcede evimde oturmuş sabahı arıyorken klasik Anadolunun ağzından girip götünden çıkan gezi programlarından birine denk geldim. Eh neme lazım çok catchy programdı ki yakalandım. O kadar ki adamlar best of tadında bir tribe girmişler inceden , şansıma dedim daha bi bağlandım. Hal böyle olunca adamlarda en misafirperver , en çok yemek yapılan , en cana yakın , en gözlere yaş düşüren kesitleri almışlar. Bu klas çerceve sonrası farkettim ki Anadolu çok candan bir yer lan , heryerde zorla eve davet edilip zorla yemek yedirilip hatta planlı gidilen yerlerde köycek 1232131 adet&amp;nbsp; yemek yapılıp köyün okulunda toplanıp mis gibi yemek tanıtımı sonrası oturup afiyetle yiyorlar falan. Eh şimdi 6 senedir İzmirde yaşayan ve kaldığım yer itibariyle ağır derecede yaşlı apartmanlarına denk gelen ben , bu süre zarfında bir kere bile kapımın çalınıp bir adet sütlaç olur ne biliyim aşure olur ne biliyim bir tas çorba olur hiç birini görmedim , göremedim. Sikerler böyle adaleti , o kadar içten söylüyorum ki aç kaldığım günlere istinaden yozlaşan sikik komşusal ilişkilere giydiriyorum. Çok fazla da giydirmek istemiyorum yaşlılar arada saygı var. Neyse biline ki aylar sonra şuraya iki kebap bir çacık bir yazı yazma motivasyonum bu mevzu idi. Dertliyim ama istekliyim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Trabzonspor , Marksiyonalizm , Beyti ve Svarosky Vodka ile ilgili birşeyler yazmak istediğimi farkettim fakat anında vazgeçtim çünkü dışarda kar , aklında bir yar var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Gülelim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Giresun'un kadınları çok geveze , bilin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Çorum satırları , bıçakları ve orakları ile meşhurmuş , korkun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Burdur'un köylerinde çok endellektüel yörük teyzelerim yaşıyor , sevinin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Gene Burdur'un aynı destinasyonik köylerinde çobanlar can sıkıntısı bazlı kreatiflik konusunu aşmışlar , boğaz-baha denen country vari türküleri aklımı çeldi , şaşırın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Sapanca'da Altın Sülün , Gümüş Sülün ve çocukları Tunç Sülün birlikte aynı kafeste yaşıyorlar , ciddiyim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Giresun'un Yukarı Asarlar Köyünde , 24 yaşındaki bir kız evladı köyün bütün kadınlarına (17-80 yaş arası yaklaşık 50 adet) kuran öğretiyormuş , bilemedim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*En güzel yemekler Giresunda , kan çeker lan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Bir insan ki keyifli bir sevgilisi , naif bir işi ve realist bir hayali varsa dünya üzerinde cenneti bulmuş demektir." &lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4949201041244642005?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4949201041244642005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4949201041244642005' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4949201041244642005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4949201041244642005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2012/01/diyar-teyze-kebap-anadolu.html' title='Diyar Teyze Kebap Anadolu'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8962949323733749990</id><published>2011-09-29T18:57:00.000+03:00</published><updated>2011-09-29T19:38:01.115+03:00</updated><title type='text'>Hiç Unutulur Mu Okul Yolları , Ha?</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Okul sezonunun başlamasıyla birlikte , kondisyon tutma amaçlı yıllar yılı kaçak güreştiğim okul organizasyonuyla hakkaniyetle bir güreşe tutuldum. Bundan önceki senelerde , bünyemin nefs-i haz arayışı esnasında okul ve okulculuğu görece karşı bir bireyken , şimdi işi sıkıya alma eğrisime sıkı ve klasik bir detox muhabbeti eklenince hoş bir aydınlanma yaşadığımı extra info olarak vermek isterim. Bu yenilikci hayat yapımı hangi metaforlar üzerine kurmam gerekli sorunsalı bu eylemin doğurduğu ilk problem olma özelliği taşıması bir yana okul hayatı çok garip be ağğbi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farzı misal ; 3. sıra sütununda keyifli keyifli dersimi dinlerken hemen iki ön sıramdaki (tam olarak hocanın masasının karşısına denk düşüyor) bir birey , önceki derste yaptığını düşündüğüm dört adet kağıttan gemiyle -kuvvette muhtemel çocukluğun yaşadığı tranvalara verdiğim- gayet neşeli şekilde oynuyor. Hatta ve hatta ağır mühendislik duyguları depreşmiş olucak ki , kartvizitten her nasıl yaptıysa garip bir yelken organizasyonunu görece en büyük geminin üzerine monte etmeye çalışıyor. Ah be abicim , eyvallah iyisin hoşsun ama hayal aleminde yaşıyorsun. Fakat total olarak bu durumu ağır derecede destekledim ve hatta dersi dinlemeyi bırakıp şu yazıyı yazıyorsam (bu yazıyı yazdığımda dersteydim) bu ilhamı yapmış olduğun kağıt gemilerden aldım. Big up for you!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman Allahım bu nasıl bir kalabalıktır , bu nasıl bir populasyondur , bu nasıl bir kaos ortamıdır ki okulun kapısında oturacak yeri bulmayı geçtim ayakta durucak yer bulamıyorsun. Bu durumu aklımın en yüzeysel yerleri bile algılayamamışken , en büyük handikaptan bahsetmek istiyorum. Evvela okulun dış tarafında bilen bilir topu topu 4 adetcik masaya sahipken , bu hakikaten özel masaların rajonu bilmeyen yeni öğrenciler tarafından işgal edilmesi acayip kanıma dokunuyor. Sikerim okul heyecanınızı , bir saat önceden de okula gelinmez lan! Zaten yıllar yılı her geldiğimde rahatlıkla yer bellediğim bu masaların , büyük ama küçük denyolar tarafından kullanılmasına gönlüm razı gelmiyor. Ha , birde madalyonun öteki yüzü var ki en ağırı , en dramatiği ve en pisi. Şöyle ki , ayakta sabit bir şekilde sigara içmekten hiç be hiç haz alamayan ben , dolu masaların kurbanı olarak soğuk mu soğuk taşlara oturmak zorunda kalıyorum. Sigara içen bireyler iyi bilir ki , sabahın ilk sigaraları bağırsak fonksiyonları ağır derecede azdırır ve bu farzı misal sigaraları tutup soğuk taşlar üzerinde içersen vah haline! Patlamaya hazır bağırsak ayaklanması! (bağırsaklarımdan çok çektiğimi bir çoğunuz biliyorsunuz , bu patlamanın kuvvetini siz düşünün bkn: dizanteri) Gel gelelim asıl mevzuya ; eh be sikik denyolar , siz o masaları benim gibi özel durumları olan bireylere vermesseniz bu bok durumun ki hakikaten bok durumun cezasını çekersiniz! Bu size son uyarımdır ve bilesiniz ki soğuk taşlar üzerinde içtiğim sigaradan sonra o masaların etrafında fır fır döneceğim. Aklınızı alacağım , aklınızı almakla kalmayıp içinize nüfus ediceğim. Sanırım bunu da büyük bir keyifle yapıcağım. Nihöhöhaha! Biline ki bütün bu yaptıklarım efektif eğitim için Nihöhöahahaha haykt tüğ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herne ise kesiyorum , kestim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Okul Yolları Playlist&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;1)&lt;/span&gt; Work Drugs - Third Wave&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;2)&lt;/span&gt; Dimlite - Can't Get Used to Those (Afterlude)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;3)&lt;/span&gt; Fama Eightyseven - Moon&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;4)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; Fama Eightyseven - Dance of Memories&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;5) &lt;/span&gt;Figure and Cas One - Doomsday&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8962949323733749990?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8962949323733749990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8962949323733749990' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8962949323733749990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8962949323733749990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/09/hic-unutulur-mu-okul-yollar-ha.html' title='Hiç Unutulur Mu Okul Yolları , Ha?'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5878933042800939034</id><published>2011-09-10T22:42:00.000+03:00</published><updated>2011-09-10T23:13:59.049+03:00</updated><title type='text'>Düzce ve Cumartesi Geceleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Evvela , oturduğum yerde ne yapsam ne etsem kaygısı içerisinde tekrar tekrar bünyeyi bloga salladım. Son zamanlarda yoğun derecede birşeyler kusmak ihtiyaçı duyduğum aşikarken yazıcak yazılabilicek herhangi bir konu bulamamaktan müzdaribim. Yazarsan rahatlarsın dediler formatında oradan buradan birşeyler sallıyacağım ki akebinde ruhum şuhu bulsun , aydınlansın. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Şu dakika bir numaralı eylemim , nereden geldiğini bilmediğim bir -Müzeyyen Senar- krizi sonucu youtube işgali olarak not edilebilir. -Benzemez Kimse Sana- , -Ben Seni Unutmak için Sevmedim ki- ve sonrası -Duydum ki Unutmussun-! Refleks olarak bu üçlü ile kombine edildim , adlarını yanyana yazınca da farkettim ki aşk acısı çekiyorum abi. (ahahaha) Olsun varsın boşluğa doğru aşk meşk ve arabesk-i duygularım patlama yaşasın , ben bu işten haz alıyorum. 4. parçamı da açmış vaziyetteyim -Kimseye Etmem Şikayet- etmiyorum zaten şikayet falan . Şikayeti fakir etsin , dedim ya ben halimden mennunum şu dakika. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Şu dakika ile başlayıp şu dakika ile kapattığım bir üst paragrafın öncesinde ne yaptım bi ufak düşüneyim. Ha siktir bugün büyük bir gün çünkü hayatımda ilk kez kendime çay demledim. 5. çayımı da içiyorum zaten. Bireysel çaylanmanın önünü açtım minimal hayatımda , artık Çaycı Sedoyum! Zaten çay olayı ile ilgili karadeniz meyşeyli bir birey olduğumdan tamamen kontrol dışı bu işten über derecede iyi anladığımı farkettim. Bilinç altımda yazılı olan tabletlerin arasında -nasıl keyifli çay demlenir- öğretisi hayli kabarık yer tutuyor besbelli. Tadını çıkarıyorum ve akebinde 6. bardak çayımı Safiye Ayla'dan -Bir İhtimal Daha Var- adlı parça ile beziyorum. Ölelim! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Şimdi şimdi farkettim bu yazının nereye doğru ilerlediğini ve başlığı da yapıştırdım abi. "Düzce ve Cumartesi Geceleri". Tabi biraz daha bu savı güçlendirmek adına. Düzcede cumartesi gecesi alternatif olarak ne yapılabilir , bir irdelemek lazım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Alternatif Düzce Cumartesileri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Netekim Düzce Nightlife hayatı tamamen sığ ve tek düze ilerlediğinden , önce ara mekan tadında -West Birahanesi- uygun bir mekan olarak göze çarpıyor. Şahsi olarak favori mekanlarımdan olmakla birlikte , sabahın erken sularında hizmete başlayıp at yarışı severlere içkili ve keyifli bi ortam sunuyor. Bira fiyatı 4 tl ve diğer alternatifler de pek pek ucuz. Gidip tonton dedeler ile biranı yudumlayıp son biralarda -peki şimdi nereye gidicez- sorunsalıyla boğuşabilirsin. Fakat burdaki boğuşma çok komplike bi sorun yaratmıyor çünkü yapılacak 2 şey var. Bunlardan biri arabana atlayıp -dere kenarı , orman bazlı sakin yerler , düzce manzaralı naif yerler- gibi insanlardan uzak rahatca takılabiliceğin bir yol , diğeri ise canlı müzik dinlemek adına yapıcağın ayrı bir sorunsalla boğuşmak. Fakat bu sorunsalda içinde iki kola ayrılıyor ; biri nacizane amcaoğlumun djliğini üstlendiği -Vunu- adlı mekan , diğeri hala ve hala -Duman , Erkin Koray vb.- gibi kült şeyler çalan -Green House-. Bu iki mekanın arasında hem fiyat farklı hem de kalabalık farkı ağır derecede hissedilen mevzu. Vunu çok pahalı ve gereksiz kasıntı bi mekan , Green ise ağır derecede kalabalık ve senelerdir aynı yüzleri gördüğün extra boş bir mekan. Herneyse , bu iki mekan tercihinden biri tercih edilip oraya doğru akılabilmekte. Bu yol tercih edilirse tabi ki gece saat 12yi gösterdiğinde külkedisi hikayesinin tabanında herşey bitiyor ve pışpış evine gidiyorsun. Garip tabi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Evvela durum bu iken , tercihimi günler ve günler öncesinden yaptığım için minnoş evimde çayımı demledim , pirzolamı yedim ve TSM dinleyerek gecemi geçirmeyi düşünüyorum. Zaten %90 yerine getirilmiş bir plan bu ki çay suyunu çekmiş , TSM ruhumun derinliklerine işlemiş , Trabzonspor , Manisa ile 1-1 berabere kalmış ve bu depresif birey bu yazıyı yazmaktan ağır derece sıkılmış vaziyette. Bu total keder beni sadece tek bir noktaya doğru sürüklüyor : dolaba yatırdığım 2 adet bira. Viva la Minimal Cumartesi Gecesi! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5878933042800939034?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5878933042800939034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5878933042800939034' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5878933042800939034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5878933042800939034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/09/duzce-ve-cumartesi-geceleri.html' title='Düzce ve Cumartesi Geceleri'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-3363200245067593774</id><published>2011-08-30T00:46:00.000+03:00</published><updated>2011-08-30T01:18:27.335+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dizanteri ile kilo verme taktikleri'/><title type='text'>Sedat Bektaş 3 ayda nasıl 10 kilo verdiğini anlatıyor.</title><content type='html'>X : Merhaba Sedat Bey , bugün sizler ile içinde bulunduğunuz bu keyifli durumu konuşmak için buluşmuş vaziyetteyiz. Lakin ben bu durumda pek keyifli bir vaziyet göremiyorum fakat bi mükabele bu değerli kilo verme yönteminizi duymak için sabırsızlanan zibille insan var. Evet Sedat Bey öncelikle nasılsınız inşallah?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : Şu dakika çok keyifliyim. Peki sizleri sormalı sizler nasılsınız maşallah?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Çok kocaman teşekkürler ediyorum Sedat Bey lakin sizleri gördüm içim çız etti hatta bir yanım karalar bağladı diğer tarafım kafasınında hamam tası kırdı. Her ne ise Sn. Bektaş , evvela ortada büyük bir merak , büyük bir gizem ve büyük bir entrika mevcut. Evet , nasıl oldu da bu denli yoğun ve hızlı bir şekilde kilo verdiniz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : Hmm. Evet. Sanırım herşey 3 ay önce başladı. Aslına bakarsanız nasıl başladığı hakkında gerekli infoyu almak istiyorsak çok fazla gerilere doğru atmamız gerekli mentalitemizi. Fakat kısaca açıklamak gerekirse ; evimle ilgili belli başlı upgrade mevzuları sonrası ağır derecede hissedilen kederin bünyemle kederli topaç misali oyması sanırım başlangıç ateşini yakan husus oldu. Ha şimdi bu ateş nasıl bir ateş diye sorucak olursan ki gözlerinden fışkıran zeka parıntıları sonuçu sorucağını şimdiden anladım ve eseriyetle cevap veriyorum ; bu ateş 2011 yılının barındırdığı yoğun kederin çıt çıt çıt birikmesi sonucu oluşan Mayıs ayının ilk ayı ile metan gazı kıvamında bünyelerin içersinde patlaması sonucu oluştu. (bkn : &lt;a href="http://bakliyatin.blogspot.com/2011/05/dunya-keder-haftas.html"&gt;Dünya Keder Haftası&lt;/a&gt;) Bu keder ki benim tarafımdan değil , büyük kitleler tarafından da kabullenince içinden çıkılamıyacak kaotik bir duruma doğru sürüklendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Bize bu kaotik durumu daha spesifik şekilde anlatır mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : Şöyle anlatıyım canım ; az önce de bahsettiğim gibi zaten ibadethane olan evim bu keder ile yoğruldu ve sonucunda "Kederli Pavyon" diye birşey peydahlandı. Sonra önüne geçilemiyecek bir talep karşısında gündüzümüz gecemize karıştı. Bohemin en dip noktalarında neler olup bittiğini anlamadan dolandık durduk ve sonra ne olduysa oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Eee.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : İlk günden çok sevdiğimiz Gamze Kardeşimizin bizlere ısmarlamış olduğu Dominos &amp;amp; Bira kombinasyonu ne olduysa hemen ertesi sabah ilginç bir mide ağrısı ve akebinde tuvalete çıkma isteği doğurdu lakin o gecenin hemen akşamı çok ağır misafirlerim Kederli Pavyonu ziyaret ediceğinden kendimi toparlamak adına günü uyuyarak geçirdim. Gece saat 4 sularında kapıyı zor bela açtıktan sonra ilerleyen her saat daha daha ve daha kötüye ilerleyen bu durum sonrası gözümü açtığımda hastanedeydim. Sonrası yapılan tahliler ile dizanteri olduğum anlaşıldı ki ne olduğuna dair kimsenin en ufak bir fikri yoktu hatta en son bu hastalık 1800ler da falan görülecek ki doktor tarafından taşak unsuru olduk. Her ne ise sonrası çok ağır geçen günler ki çok çok ağır günlerden bahsediyorum. 5 günde 6-7 kilo vermiş bulundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Ha siktir! ........ öhüm , pardon Sedat Bey. Bu durum karşısında ne diyeceğimi bilemedim ki içimden çok ağır küfürler ediyorum. Tekrar kusura bakmayın Sedat Bey , herşeyin nedeninin dizanteri oluşunu telefonda dahi söylebilirdiniz ve ballandıra ballandıra boşlukları doldurur , haberi yapmış bulunurdum. Allah belanızı versin Sedat Bey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : Amin Mr. X. Zaten vericeği kadar belamı verdim ki dizanteri oldum. Ha mevzu daha bitmedi sonra sonra tekrar dizanteriye yakalandım. Neyseki vücudun önceden sağlamış bulunduğu bağışıklık sayesinde sadece 3 kilo verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Ahahahahahaahaha. Abi bende çocukken 2 kere Kolibasili hatta üzerine Tifo hatta ve hatta onun da üstüne vişne misali Tifüs geçirmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : Ahahahahaha. Ulan bu ummalı adamı güldürdün ya Allahta seni güldürsün haa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Amin Mr. Sedat. Zaten güldüreceği kadar güldürdü. Ahahahahahaahahahahah x 218023&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S : ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X : Evet sayın okurlar. Sedat Bektaş ile çok keyifli dakikalar geçirdik ve sonucunda ilginç bir kanıya vardık. 3 ayda bu denli yoğun ve hızlı şekilde kilo vermenin tek bir taktiği varmış ; dizanteri! Ahahahahaha. öhüm. Şimdi en yakın hastaneye koşabilir ve akebinde doktora ellerinde dizanteri virüsu varmıymış sorabilir ve onunda akabinde keyifli bir dizanteri hastalığı geçirebilir ve en son olarak çok kısa süre içerisinde tıh gibi bir birey olabilirsiniz. Evet. Bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-3363200245067593774?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/3363200245067593774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=3363200245067593774' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3363200245067593774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3363200245067593774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/08/sedat-bektas-3-ayda-nasl-10-kilo.html' title='Sedat Bektaş 3 ayda nasıl 10 kilo verdiğini anlatıyor.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2328722921152265906</id><published>2011-08-19T00:13:00.000+03:00</published><updated>2011-08-19T01:01:12.555+03:00</updated><title type='text'>Başımdan bir Alaçatı geçti.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-MSg1wBqNa1E/Tk2Lj14vH6I/AAAAAAAAAMs/eY_uaeRp0lI/s1600/DSCN1421.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-MSg1wBqNa1E/Tk2Lj14vH6I/AAAAAAAAAMs/eY_uaeRp0lI/s320/DSCN1421.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642319356041830306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Evvela yaz tatilinin başlamasına mutakıben geçirilen dizanteri hastalığı sonrası istikamet doğru Düzce olmuşidi. Görece pek keyifli geçirdiğim ve pastoral güzelliklerine nacizane aşık olduğum memleketimde kafamı toparlama çabaları içersindeyken bırakalım kafa toparlamayı düşüne düşüne ve hatta takıla takıla kafayı bir topaç misali dragonun ağzında döndürdüm durdum. Bütün bunlar olurken Alaçatıda benim için bir yol çizilmeye başlanmış ve hatta ansızın gelen bir telefon ile 2 gün içerisinde nerede ve nasıl şartlar altında çalışacağımı bilmeden soluğu Alaçatıda aldım. &lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sonra sonra rüzgarı ile meşhur ilçemiz Alaçatının rüzgar sörfü alanında binbir entrika arasında konuçlanmış pek keyifli restaurantımsı , barımsı , kırahatanemsi bi mekanda çaycı , frozıncı , kahveci , frappeci ve hatta sıkma portakal sucu olma başarısının yanına birazcıkta mojito ve bira şekli ekledim. Bütün bu ability edinme işi yanında yeni düştüğüm ortamda yer etme çabalarım , Alaçatı insanın dünyanın en garip ve en köylümsü modern insanı kafasını kırma ve içerlerde yer etme isteği ile bütünleşti lakin bu enerji , saçma Alaçatı insanı kafasını aşmak için 1 ay bekledi. Ha o zamana kadar tabi ki etraftaki insanlar ile pek pozitif ilişkilerim oldu ve hatta keyifli dostluklar edindim. Lakin tekrar belirtmeden geçemiyeceğim , Alaçatı insanı mental olarak bünyemi çok yordu. Kendilerini betimlemek ve bir kalıba sığdırmak isterim ama benim gibi bir insan bile bunu yapamıyacak bir aptallığa o dakika itilir. Unknown stupid walking dead!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herne ise , Alaçatıya indiğim ve hatta çalışmaya başladığım ilk dakikadan itibaren yoğun olarak hissettiğim tek şey var ise bu da artık aptal bir insan olduğum kanısıydı. Ciddi derecede hissedilen insan iletişimi sorunları , cümle ve hatta kelimelerin ağızdan çıkamaması , kekeleme ve boş boş muhabbet eden bir insan olma durumu bu tezimi destekleyen mevzulardı. Hayatımda hiçbir zaman olmak istemiyeceğim bir insan konumuna gelmemi kabullenmeye çalışmak zaten yarım olan aklımın kalan enerjisini haklı şekilde sömürüyordu. Tabi genel durum bu kadar negatif şekilde seyretmese de pozitif durumun akışkanlığına büyük bir ket vuruyordu. Sonra sonra hayatında fiziksel işlerden büyük bir kıvraklıkla kaçan nacizane ben , belkide fiziksel eforun buram buram hissedildiği bu işte çalışmayı en başından kabullenmemeliydi. Fakat denendi ve bence hakkaniyetli şekilde de yapıldı ama tabi ki çalışma ortamında mevcut olan bazı negatif hususlar sonucu ilişkiler bozulmaya başladı ki o noktada zaten İzmirde mevcut olan ev kapatma işi ile bütünleşen bir bahane silsilesi ile işten ayrılmak ve kovulmak arası bir mevzu ile Alaçatıdan uzaklaşıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üst tarafta aylardır neredesin sen yahu ne yaptın ne ettin diyen arkadaşlara açıklayıcı bir yazı formatında olsun istedim. Spesifik mevzular yüzyüze anlatıcak formatta lakin ana hatlarıyla mevzu budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu iş işleri bana ne öğretti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Yıllardır bizans oyunlarıyla bulaşık yıkattığım , temizlik yaptırdığım insanların ahı gani gani çıktı. Bulaşık makinesinden çıkan bulaşıkları durulamaktan , paspas atmaktan ne biliyim binimum mutfakımsı organizasyonlardan ağzıma sıçıldı. Ha artık bu saatten sonra ya bulaşık yıkasana diyen bireylere en büyük bahanem bu olucak , sakın böyle bir istekle gelmeyin götünüzden şişlerim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Şu zamana kadar en çok böbürlendiğim hususlardan biri olan istersem herkes ile kısa sürede iletişime geçip samimi olurum savı Alaçatı insanını tanımamla duman oldu. Farkettim ki beterin beteri varmış , nasıl bir insansınız siz bak hala daha anlayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Tatilimi bedavaya getirdim evet bunu yaptım hatta inanılmaz hatta über keyifli bir yerde kaldım ettim lakin paran olmayınca bu işlerden tat almakta zorlaşıyor. Ama tabi şanssızlık Alaçatı gibi parlayan zengin kuşağının en nadide yerine düşmem ama olsun gene de her daim hızlanmasını bildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahu ne uzun bir yazı oldu yahu yahu dedim durdum şu dakika. Zaten üzerimdeki aptallığı hala atabilmiş değilim. Allah ki yardımcımız olsun bu kafa açılsın içine zibille kafası çalışan zebra hücreleri dolsun. WHOA!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2328722921152265906?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2328722921152265906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2328722921152265906' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2328722921152265906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2328722921152265906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/08/basmdan-bir-alacat-gecti.html' title='Başımdan bir Alaçatı geçti.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-MSg1wBqNa1E/Tk2Lj14vH6I/AAAAAAAAAMs/eY_uaeRp0lI/s72-c/DSCN1421.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-7559174337992660666</id><published>2011-05-20T10:25:00.000+03:00</published><updated>2011-06-16T04:15:53.130+03:00</updated><title type='text'>Sakal Çeşitlemesi ve Mevzu</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;                               1- Sinek Kaydı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-sGX50wwklsg/TdYXy9vhkkI/AAAAAAAAALo/UV8wyTNIVmI/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-sGX50wwklsg/TdYXy9vhkkI/AAAAAAAAALo/UV8wyTNIVmI/s320/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5608696550271324738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Litaretürde iş işlerine giren bireylerin maruz kaldığı zorunlu yolculuk gibi görünsede aslen toplum tarafından dayatılmış ve olunması gereken model niteliğindedir. O kadar benimsenmiş ve o kadar sıradanlaşmıştır ki aslında ağır derecede insana kendini normal hissettirir. Sokakta yürürken aldığın reaksiyon bazında sıfıra yakın etkisi vardır.Fakat bu normalliğin ilgi çekme eğilimi de yok değildir. Kanımca karşı cinsin en çok ilgisini çeken modelde garip bir ironi ile sinek kaydıdır. Bakımlı erkek imajı çizilmesi itibariyle olduğunu düşündüğüm bu ilgi aslında normalizasyonun ayaklar altına alınıp alfa erkeğin hiçe sayıldığı bir durumdur. Şahsen sinek kaydı tercihim değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                                           &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;                                                           &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; 2. Kirli Sakal &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-vEHNSaSNMH8/TdYaO-5Q0-I/AAAAAAAAALw/EDNEGcz50K8/s1600/kirli.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 277px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-vEHNSaSNMH8/TdYaO-5Q0-I/AAAAAAAAALw/EDNEGcz50K8/s320/kirli.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5608699230640198626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üşengeçlik tadında kendince uzayıp giden , bir süre sonra kaşıntıdan müzdarip olunup kısaltılan&lt;br /&gt;ve bu döngüde kendine standart bir uzunluk belirleyen sakal türüdür. Sinek kaydı ile paralellik gösteren normalizasyon bu tür için de geçerlidir. İş işlerinde koşturmayan ve görece rahat hayat yaşayan erkeklerin bir çoğu bu tarza mensuptur ve bencede öyle olması gerekmektedir. Erkek dediğinin sakalı olucak minimalinde şeklen ve ağırlık bakımından önemli bir klası mevcuttur. Kullanış şekline göre kimi noktada minimal erkeği kimi noktada da rave erkek modelini sağlaması da çabasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3. Teen Ramiz Dayı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-DSWaWT9PulE/TdYc1f3Es5I/AAAAAAAAAL4/a37m4V0ah0U/s1600/IMG_0555.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-DSWaWT9PulE/TdYc1f3Es5I/AAAAAAAAAL4/a37m4V0ah0U/s320/IMG_0555.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5608702091347669906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İşin orjininde "Ulan bildiğin sakalım var" söylemi yatarken oluşan garip ve karakteristik oluşumlardan biri de aslen Ramiz Dayının gençliğine avantgarde bir soluk getirme çabası olarak görülebilir. Görece kendimi rahat hissettiğim ki burcumlar direk alakası olduğunu düşündüğüm normalizasyona farklılaşma ele aldığım bu model , kimi çevreler tarafından ciddi ciddi kahkahalarla bezendi , kimi çevrelerde ise ciddi ciddi ciddi bi husus olduğu düşünüldüğünden ağır derecede susuldu , göz temansından kaçınıldı ve can sıktı. Oysaki daha simitçi bıyığı formundaki bıyıklarım ve ağzıma kadar giren Orhan Gencebay Favorilerim ile salt zalımlığın arkasına saklanmış bir şaklaban yatıyordu. İtiraf etmem gerekiyor ki , ilk günler evdeki tek aynanın bulunduğu banyoya gidip bünyemi ağır derece kahkahalar ile manipule ediyordum. Ah ah , uzunca bi süre böyle takılmışken saçma bi iş görüşmesi ile bu kimliğimden eseriyetle kaçmış ve normalizasyon normalleşmesine maruz kalmış bulunmuştum. Lakin bıyıklarım şeftali tüyü kıvamından kurtulup kara bir sümüklüböcek kıvamında gelirse eğer gerçek Ramiz Dayı formuna kavuşup terör estireceğim. And içtim ulan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4. Wolverine &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-PEI2tjtiJDY/TdYdw73tExI/AAAAAAAAAMA/7PAJ1ocGuTs/s1600/IMG_0525.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-PEI2tjtiJDY/TdYdw73tExI/AAAAAAAAAMA/7PAJ1ocGuTs/s320/IMG_0525.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5608703112478790418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel özelliklerin ilginç bir şekilde hem saç hem sakal ile kombine edilmesi sonucu ortaya çıkan bu hunhar model , tarafımca çok kısa bir süre kullanılmış ve karşılaşılan garip tepkiler sonucu eseriyetle terkedilmiştir. Bu formatta dışarıya çıkıldığında , insanların "Bu ne lan şaka mı bu herif" tadındaki bakışların yanına ufak bir korku saplanmış olucak ki şaşkın ve ürkek bakışlardan bir türlü sakınamadım. Oysaki minnoş minnoş sütlü çayımı yudumlarken , bu denli yoğun ampirik bakışlar büyük bir ironiye yol açmış sonucunda iki jilet darbesiyle Ramiz Dayı formuna transformese olunmuştur. Hayatımdaki experimantel ataklardan biri olarak tarihin tozlu ve sikik sayfaları arasında kurumuş bir adet gül ile yaşlanmaya bırakılmıştır. Ama unutmamak gerekir ki ; K.Parktan DÜZCELİ WOLVERİNE GEÇTİ ULAN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5.Hafız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-RGBth4LZDXc/TdYd9i9Ui-I/AAAAAAAAAMI/tDmHljVRIM8/s1600/Foto%25C4%259Fraf455.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 269px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-RGBth4LZDXc/TdYd9i9Ui-I/AAAAAAAAAMI/tDmHljVRIM8/s320/Foto%25C4%259Fraf455.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5608703329129761762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hızlı yaşanılan dönemler sonucu hani bi boşvermişlik hani koy götüne Rahşan bayır aşşa kafalarında geçen günler sonucu bir gün ayna karşısında sürete takılma sonucu hissedilen ağır bir ermişlik durumu hissetmemi sağlayan sakalsal oluşum olarak tanımlanabilir. Ermişlik diyorum ki orjininde Hafızlık müessesinin ağır hususları büyükce bi yer kaplamıştır. Bu formatta takıldığım seneler sonrası hakkaniyetli bir şekilde lakabımın "Hafız" olarak insanların kafasında yer etmesi manidar bi oluşum olarak göze çarpar ki insanların hakkını yemem. Bilen bilir ağır hafızımdır! Fakat bu sakalın sistematiğinde , sıkıldığında pek uzağa gitmeden elini atıp hunharca kaşıyacağın , çekeceğin , sündüreceğin , koparacağın ve binimum bütün pislikleri yerine getirebileceğin bir oyuncak klasında iş görmesi geniş yer tutar. Artık bu form pek eskide kendine yer etsemeye dursun birdaha bu kafalara girilmesi zor görünüyor ki zaten erdik ericeğimiz kadar. Son olarak diyeceğim şudur ki ; Allah düşürmesin . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WHOA : Şu yazıyı yazmak için sanırım 1 ay bekledim. Bu kadar üşengeçlik fazla dediğim dakika zaten Düzceye inmiş vaziyetteydim. Hatta son kısmı oturdum Green Houseda yazdım bitirdim. Artık Sekreter Tipi Not Tutacağımla her yerde hunharca yazı yazacağım. Hatta ve hatta herkese ufak ufak notlar yazıcağım ki cüzdanda taşısın , kötülüklerden korusun falan. Eh geçmişimizde ağır bi hafızlık durumu mevcut ki bilen bilir hala Hafızım! Neyse evlatlarım , üzerinden geçtiğim sakalsal evrimsel hususlar bunlar. Şu dakika bi çıtır sakalla yaşamıma devam ediyorum. Berbere gidip sakal tıraşı olmak pek keyifli bi oluşum olduğundan sıkıldıkça soluğu mahalle berberinde alıyorum. Artık kaşıntı ve binimum sıkıntılar mevcut değil. Normalizasyon kafaları heryerimi sarmış vaziyette. Haydi hayırlısı deyip gidiyorum.&lt;br /&gt;Gittim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-7559174337992660666?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/7559174337992660666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=7559174337992660666' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7559174337992660666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7559174337992660666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/05/sakal-cesitlemesi-ve-mevzu.html' title='Sakal Çeşitlemesi ve Mevzu'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sGX50wwklsg/TdYXy9vhkkI/AAAAAAAAALo/UV8wyTNIVmI/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2722151760590047256</id><published>2011-05-04T20:08:00.000+03:00</published><updated>2011-05-04T20:50:44.426+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Keder Haftası'/><title type='text'>Dünya Keder Haftası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-wmU9INT3eAw/TcGIKi25fPI/AAAAAAAAALg/DVURoIWqhRc/s1600/Sedo0.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-wmU9INT3eAw/TcGIKi25fPI/AAAAAAAAALg/DVURoIWqhRc/s320/Sedo0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602909126162742514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bilmem ne sebeptendir , astral bi husus mudur biyolojik bir sıkıntı mıdır dönemsel midir kalıtsal mıdır  Mayıs ayının ilk haftasında ağır derecede hissedilen kederi , bir yere uyduralım yapalım edelim kafasında bu minnoş haftayı Dünya Keder Haftası ilan edelim dedik. Çokta yakıştı ha , sanki yıllar yılı oraya aitmiş gibi reaksiyon gösterip adını hak edici esaslı mevzular ile her bireyin akıl kapısını çaldı ve içeri bol bol keder ile giredurdu.Misafirimiz oldu , özümüzü sunduk fakat ağır kederlendik. İnsan demeden geçemiyor : "Eyvallah kedercim! Çok kederli bir giriş oldu ama bilmiyorsun ki bizler özünde kederli insanlarız. Kedere olan bağışıklığımız sağolsun fazla kederi bir şekilde sağa sola yıkarak pozitif durum süzgeçinden geçirip bol bol gülüyoruz eğleniyoruz. Bu sana saygısızlık ediyormuşuz gibi görünmesin bilakis seni baş taçı ediyoruz. Cansın sen can."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kanımca , her insanın kanında kafasında benliğinde ruhundaki keder oranına alt kota koymak lazım. Kedersiz olmaz , kedersiz yaşanmaz. Bu kederli anların hakkını vermessek -pozitif hayatsal dönemlerin tadını nasıl çıkarırız ha- diyerek manidar bir isyanda da bulunurum. Ama -Karma- denen bokun burdaki işlevi de çok önemli be abi. Ne biliyim ettiğini buluyorsun falan bi yerde. Ha ama aman yanlış anlaşılmasın bu hafta kimse uzun dönem önce ettiğini bulmayacak.Biline ki ;  Bu hafta salt kederin haftası bu hafta kederlerin kederi haftası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu keder hepimizin kederi , bu keder herkesin birbirine yansıttığı ve paylaştığı keder. Benim kederim aslında birçokların kederi , kederlerin ortak cilvesi. Gelin kederlerimizi tokuşturalım , ilk kabuğu çatlayanı direk boyozla mideye indirelim. Bu hafta aşure dağıtılacağına keder dağıtalım ve birbirlerimizin kederlerini tatlı niyetine yiyelim. Kah yumurta olarak çıksın karşısıza kah aşure ama kederi bol olsun malzemeden kaçılmasın. Önemli bi sosyolojik dava olsun kederimiz , bu hafta devlet sadece kederleri çözmeye endeklesin kendini. Her gün saat 9 da Atatürkün büstüne kara kara çelenkler bırakılsın , "Atatürk de çok kederli adamdı , her gece kederden içerdi be" densin fütursuzca. Ağlansın buram buram ama keder aksın gitsin gözlerden karışsın mazgallara. Liriksel ve çığırtkan olsun , herkes kederini bas bas bağırsın sokaklarda. İnlesin sokaklar fakat dilenciler bile kederden gülsün , göz yaşları mutluluktan aksın durmasın yüreğin ve benliğin yatağında. Bırakılmasın herkesin kulağında , yürek bulsun benliklerde.İçilsin sonra sürekli , tokuşturulsun bardaklar, duyalım sürekli tamburun sesini. Kederimiz neşemiz olsun , gülelim kaderin sillesine tane tane . Bardaklar boşaldıkça , kederler de boşalsın rahatlasın be bünye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu hafta böyle bir hafta işte , ağır ve kederli ama neşeli ama keyifli. Dünya Keder Haftanızı en içten dileklerime kutlar. Hepinizi daha şimdiden çok iyi anladığımı söyler ve akebinde kafamı yaşamaya dönerim.&lt;br /&gt;Hızlanın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2722151760590047256?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2722151760590047256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2722151760590047256' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2722151760590047256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2722151760590047256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/05/dunya-keder-haftas.html' title='Dünya Keder Haftası'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-wmU9INT3eAw/TcGIKi25fPI/AAAAAAAAALg/DVURoIWqhRc/s72-c/Sedo0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4959035432295109337</id><published>2011-04-19T06:13:00.000+03:00</published><updated>2011-04-19T20:34:43.410+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öğrenci Çeşitleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öğrenci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerd'/><title type='text'>Öğrencileri Katagorize Etme Çabası</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Vizesel hususların yoğun olduğu bu dönemde okulda geçen zaman sonrası ve sınav sonrası okul kapısı önündeki kalabalıktan feyz alarak, öğrenci profilleri ve vizelere hazırlık aşamaları üzerine kafamda dönen belli başlı öğrenci argumanlarını paylaşmanın elzem olduğu kanısındayım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;1- Nerd Öğrenci Kafası (%5)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ha&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;yata dair bildikleri ve yapabildikleri tek şeyin ders çalışmak olan ve bu minimal üzerinden haraketle, ders başlamadan minimum yarım saat önce sınıfa gelip ön sıralardan en kalifiyeli yere oturarak hocayı beklerken bile derste işlenecek konuyu tekrar bir gözden geçirip tamamen derse hazır olma yetisine sahip olan erkişilerdir. Üstüne üstlük, zaman içerisinde erken gelip kaptıkları sıraların zamanla rezerve edilmişcesine sürekli aynı sırada önlerinde her şeyin düzenli bir şekilde sıralandığı, minnoş bir kalem kutu ile rengarenk kalemlerin raksettiği, bilimum kırtasiye malzemelerinin bulunduğu çantalarının backupıyla derse fikren ve zihnen ve hatta fiziken hazır olmalarını da eklersek, savaşmayı bekleyen yeniçeri kafasında bir an önce dersin başlamasını bekleyen kişiler olduklarını da unutmamak gerekir. Bu bireylerin %80'inin dişi varlıklar olması hala açıklanamayan büyük bir sır olarak varlığını sürdürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavsal durumlarda daha sınav dönemi gelmeden bir iki hafta önce stres topuna dönüşen bu bireyler, erkenden gardını alıp sürekli tekrar üzerine tekrar ile sayfaları çevirmekten eskiyen defterleri ile başarıya aç ve avını bekleyen kaplan formatında sınav döneminde büyük bir savaşcıya dönüşürler. Zaten sosyal alanda büyük bir fail içerisinde olan bu bireylerin en büyük sosyal çevre gelişme dönemi sınav dönemi olur. Not isteme hususları, ders çalıştırma istekleri, nerelere çalışılması gerektiğinin sorulması ve hocalar ile yoğunlaşan sınavsal soru döngüleriyle çok ağır bi sosyalleşme dönemine girerler. Aslında daha çok şey yazılabilir ama daha önümüzde zilyon tane profil olduğundan burada kesmek elzemdir. Kısaca, bu bireyler yalnızdır ama hep kazanan taraftır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2. Yarı Zamanlı Nerd ve Sosyal Öğrenci Kafası (%15-25)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;N&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;erdlerin aksine, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ınıfa girdiklerinde hemen hemen sınıfın yarısına selam verme tribine kapılıp "Naber? - Nabıyorsun?" gibi soft ve bayat söylemlerle herkes ile diyalog halinde olan fakat burdan öteye geçmeyen ilişkiler dolu bir sosyal çevreye sahiplerdir. Dışarıdan görünen bu sosyalite özünde büyük bir yalnızlık işe perçinlenmiş bünyelerin dersleri önemsemiyormuş gibi görünüp aslında içinde büyük bir başarı saplantısı olan ve sınıfın diğer başarılı bireyleriyle amansız bir mücadele veren öğrenci kafasına sahiplerdir. Çok fazla gezmezler, gezemezler. Takılacak, oturup adam gibi eğlenecek birey bulma sıkıntısı çekmek bir yana dursun bu tarz bireyler ile takılmaktan aslında götümgötüm korkan ve bunun sebebinin bu bireylerin kendilerini başarısızlığa sürükleyeceğini inanan bir düşünceye tutsak olmuşlardır. Hayatın sosyal sekansında hafif sıkıntılar çekseler de kendi sosyal grubundan keyifli arkadaşlıklar edinebilir ve aralarında şarap içme günleri düzenleyip, kitap alışverişi yapabilmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav döneminde çok fazla notsal sıkıntı çekmezler lakin stresi yaşama konusunda şampiyonluğu kimseye kaptırmazlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sürekli bitmek bilmeyen bir kaygı çekerler. "Ay nasıl yapacağım ya hiç çalışmadım ben offf püfff müfff" gibi söylemlerle bir noktada üstlerine ilgi çekmeyi başarıp kendilerini güçsüz göstererek aslında rakiplerinin de çalışma oranını düşürerek sınavlarda avantaj sağlamaya çalışırlar. Hele hele sınav sonrası yapılan hararetli tartışmalar sonrası "Ay bok gibi geçti ya hiç yapamadım üfff püfff müfff" söylemlerini duymanız içten bile değildir. İşin en can alıcı ve kişisel olarak en çok güldüğüm kısmı ise, bu söylemler sonrası sınavdan minimum 80 alınmasıdır. Tiksinirim. Bu klastaki insanlarında büyük çoğunluğunun dişi varlıklar olması ise gene büyük bi paradigmadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3. Sosyal Öğrenci Kafası (%40-%60)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O&lt;/span&gt;kul ile sosyal hayatının dengesini az buçuk tutturabilen ve okula gelmeyi ihmal etmemeye çalışan öğrenci grubudur. Okuldaki sosyal çevreleri geniş sayılabilicek niteliktedir ama gene yaban ve soft söylemler ile kısıtlı bir diyaloğa sahiplerdir. Fakat sınıftan takıldığı kemik bir kadroları muhakkak vardır. Bu kadro ile okul dışında da ağır bir şekilde görüşen, birbirlerinden okulsal durumlarda güç almayı ihmal etmeyen ve bu konuda kanımca asalak formunda yaşayan bireylerdir. İlginçtir ki bu sosyal grup da içlerinde garip formlara ayrılır. Grubun içindeki dişi yoğunluğuna göre sıralanmaları müktedirdir. Eğer grubun içersinde dişi unsuru var ise, okul öncesi kafede buluşup çay içmeceler okul sonrası da aynı çeşit planlar ile şekillenen ve akşam gidilebilecek organizasyon planları sonrası bir şekil öğrenci birahanelerinde bol bol gördüğümüz grupsal öbekleri oluştururlar. Birbirlerine misafircilik oynamayı da pek severler. Fakat içinde dişi bulunmayan erkeksel grupların hali ise pek keyiflidir. Okula gelinip daha ders başlamadan önce eğer dört erkek toparlanırsa batak ya da okeye, yeterli sayıya ulaşılamayıp iki kişi kalınan durumlarda ise playstation a kaçılma gibi triplere kapılırlar. Eğer grup içersinde bir erkek kişi sınıftan ya da okuldan bir kızı gözüne kestirmisse grupça okulda beklenir, karı kesilir, süzülür ve bilimum bunun gibi boş gönül işleri ile uğraşılır. En nihayetinde okula karı kesmek için gelmekte sosyal durumu perçinler ve keyfe keyif katar. Bu gruplar daha da çeşitlendirilebilir lakin tek ortak özellikleri hep birlikte hareket etmeleridir ki ders aralarında başında sonunda hep birlikte öbek öbek takılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav dönemi geldiğinde, bütün bu bireyler kaygı düzeyi olarak negatif bir çizgi izlerler. Hep birlikte toplanırlar ders çalışırlar, beyin fırtınaları bitmek bilmez ve en nihayetinde bi şekilde vize dönemini geçirirler. Olası 1-2 ders bırakma hakları vardır. Onu da akşam gezmelere ve küçük çaplı takılmacalara verirler. Kendi yağında kavrulur giderler ve mezun olurlar. Bu sosyal grubun da ineklemekten arta kalan hatunlar ve yoğun şekilde erkek formunda olması ise kaçınılmaz bir sondur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4. Okulu ve Okulculuğu Sevmeyen Öğrenci Kafası (%5 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;B&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;u bireylerin eğitime öğretime büyük bir isyanları vardır. Seneler boyunca süre gelen okul hayatından görece bıkmış usanmış ve elastik olan üniversite hayatının nimetlerinden yararlanarak okula gitmeden de bu işleri yürüyebileceğine inanan bir kafa yapısına sahiplerdir. Okula ya sadece vize döneminde ya da ara sıra imza atmak ya da attırmak gibi bir eylem peşinde müdahil olurlar. Şayet derste kalmaları mecburi ise dersi dinlemekten ziyade bulmaca çözerek veyahut gazete okuyarak en arka sıraları işgal ederler. Ders bittikten sonra hemen okuldan uzaklaşırlar ki zaten okulda çok fazla tanıdığı birey de yoktur. Varsa iki kelam edilir, hoşbeş belki takılınır ve sonrası direk kendi bildiği ve sevdiği hayata devam etmek adına ortamdan kaçılır. Bu bireylerin bir diğer özelliği ise sosyal ve entellektüel bazda kendilerini geliştirmeye yatkın olmalarıdır. Bunun sebebi boş zamanlarının bol olması gibi görünebilir. Tabi bunun dışında farklı tasarrufları da mevcuttur. Şöyle ki üniversite hayatının başlarında okula gidilmiş lakin üniversiteye gelen insanların yapmacık ve boş halleri sonrası ister istemez üniversiteden soyutlanmayı tetiklemiştir. Sınıf ortamına ve sınıf içersindeki diğer sosyal statülere aidiyet hissedilmemesi gibi bir durum söz konusudur.Son olarak, Nerd veyahut Yarı Nerd bireylerin takılmaktan korktuğu ama içten içe imrendiği öğrenci grubunu teşkil etmeleri de ayrı bir paradokstur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vize dönemi yaklaştığında kaygısal bazda minimum stres yaşanır ve sağdan soldan bi şekilde toplanmış notlar ile sınavdan bir gün önce alınan istihbarat ve önceki senelerde sorulmuş sorular üzerinden gidilerek bir şekilde dersten geçmeye bakılır. Eğer geçilemezse bu çok büyük dert edilmez ki kalan ders sayısında mutlak bi özgürlüğe sahiplerdir. Bunun sonucunda sınıfta kalınması veyahut alttan zilyon tane ders ile boğulması pek sık görülen bir diğer özelliktir. Öyle veya böyle mezun olunur, sonrası ise büyük bi muammadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet sayın öğrenci kişiler, gözlemlerim bu yöndedir. Daha spesifik ve ayrıntısal incelenebilen bi konu olmasına rağmen ana hatlarıyla 4 grupta ayrılıyoruz. Siz hangi gruptasınız artık buna siz karar verin gözlerim. Haydi kalın sağlıcakla.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4959035432295109337?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4959035432295109337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4959035432295109337' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4959035432295109337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4959035432295109337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/04/ogrencileri-katagorize-etme-cabas.html' title='Öğrencileri Katagorize Etme Çabası'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5033421780829465351</id><published>2011-04-18T05:04:00.001+03:00</published><updated>2011-04-18T19:43:48.963+03:00</updated><title type='text'>Room on Fire &amp; I am Out</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-m7TSaVZ3FHI/TaxqOedAo4I/AAAAAAAAALY/zndhLGHE7PU/s1600/sado%2B2.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-m7TSaVZ3FHI/TaxqOedAo4I/AAAAAAAAALY/zndhLGHE7PU/s320/sado%2B2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596965233840137090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok şey yazmak isteyip , hayatım hakkında pek fazla şey belirtmek istememekle doğru orantılı olarak gayet minimal ve soft bir yazı ile sizlerin karşısındayım. Fakat bahsetmeden geçemiyeceğim ve dün sabah saatlerinde minnoş odamda baş gösteren orta çaplı bir yangın ile mücadele vermiş , bunu dolunaya ve yangın öncesi dünya üzerinde oluşan diğer yangınlara bağlamış durumdayım. (Düzce'nin merkezinde çıkan yangın sonrası 10 iş yerinin yalan olması , İzmir Karabağlarda bi fabrikanın yanması gibi.) Bu yangın sonrası 2 adet yorgan -bu yorganları bilen bilir , ağır ve gün görmüş geçirmiş zani yorganlar- bir parça üstbaş ve yatağın ufak bir kısmını kaybetmiş durumdayım. Fakat bütün bunlar sonrası evin baştan aşağıya tribal şekilde temizlenmeye itilme durumu herşeyi pozitif bir doğru üzerine yıkmış vaziyette. Şu dakika mutluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanan yorganların öncesinde , yorganların defalarca atılmaya teşebbüs edilip atılamaması ve sonrası Bako'nun yorganlar hakkında "Bunları yakmamız lazım , başka türlü oluru yok" söylemleri üzerine kendilerine yanarak veda etmemiz pek acı ve manidar. Fakat işin en can alıcı kısmı , Burak kardeşimin bu husus üzerine yazmış olduğu efsanevi tweet. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"O yorganın hakkı yanarak ölmekti zaten, o kadar günahı sadece o cehennem kesmezdi, bi' de bu dünyada yanması elzemdi."&lt;/span&gt; Güle Güle ZANİ YORGANLAR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radikal ataklarım gün geçmiyor ki bitmesin. Sanırım minimal hayatımda yapabileceğim en büyük radikal değişimlerden biri sigaramı değiştirmek olurdu. Düşününce , işi gene etkik köken ve alışkanlıklar üzerine yıkmak en mantıklı karar gibi duruyordu. Yeni sigaramın markası &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"LM" &lt;/span&gt;olmakla birlikte ; senelerdir içtiğim sigara &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;M&lt;/span&gt;albora Light iken ve üstüne üstük marjinal karadenizli &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;L&lt;/span&gt;azsal bünyeye sahip iken başkada bir tercih yapmam pek saçma olurdu. Bilen bilir LM'nin açılı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;LAZ MALBORASIDIR&lt;/span&gt;. Etnik radikal kararlar , BOOOM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 2 haftadır , filmsel ve müziksel durumlarla pek iç içeyim . Özellikle evime lcd ve ses sistemi şekli yardımı yapan insana teşekkürü borç bilirim , hay sen bin yaşa. Sen olmasan herşey yarım kalırdı. Herne ise ,bu iki haftalık dönem içerisinde gördüklerimi dinlediklerimi sizlerle paylaşmayı bi yerde borç biliyorum. Dönemsel olarak pek keyifli geçen bu dönemde ne yedik ne içtik. Buyrun :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filmsel Hedeler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız filmler kuşağına zoraki adımım sonrası eski sevgilim bu durumumu görse sanırım sağ gözünden bir damla yaş düşerdi. En nihayetinde daldık bi yola ve sonucunda Dramsal durumlara ağır şekilde dalıp sonrası seviyesiz komedilerle perçinlediğim bu dönemde yoğun şekilde hoşlaştığım filmlerin olayları şöyle ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DeUsynlige : &lt;/span&gt;Sanırım dram konusunda İskandinav ülkelerinin ağır bi üstülüğü mevcut. Bunlardan biriside nacizane DeUsynlige. Konu itibariyle pek göremiyeceğimiz bir yapıda. İşin içine çocuk hatta öldürülen çocuk girince , dramın tadından yenmiyor. Değişim ve masumiyetin güzel bi tasviri. 9/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Klopka : &lt;/span&gt;Sırbistan yapımı ve özünde pek Türk işi bir senaryo ile yoğrulmuş garip bir film. Ters köşe hususunda ve ölücek çocukları için acilen ameliyat parası bulması gereken gayet normal ve temiz ailenin ağır dramı. 9/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mister Lonely :&lt;/span&gt; Micheal Jackson ve Marilyn Monroe , Pariste tanışıp sonra Monroe'nun Jackson'ı İskoçyada bir şatoya Charlie Chaplin , Sherley Temple , Abraham Lincoln etc. ile birlikte yaşamaya davet etmesi üzerine gelişen hakikaten kafa karıştıran ve pek ince olaylar silsilesi içeren extra bağımsız film. Keyifli bir hikaye ve naif bir komedi fakat belirtmeden geçemiyeceğim gene sonu ağır DRAM. 8/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Enter the Void&lt;/span&gt; : Gasper Noe abimiz ki sinemaya kattığı avantgarde triplerden ötürü inanılmaz saygı ve büyük bir sevgi duyduğum yönetmen kişinin 2 senedir altyazısını beklediğim ve bence Dönüş Yok filminden sonra yenilikci tekniklerin tavan yaptığı şimdiden efsane olmaya aday bir film. Fakat tam ve yoğun bi haz patlaması yaşamak istiyorsanız büyükçe bir tv ve ses sistemi edinip kafayı da hafif yukarı çekerseniz pek daha keyifli olur. Ölümcül 10/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dizisel Hedeler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Eastbound &amp;amp; Down&lt;/span&gt; : İki senedir altyazı beklenip sonrası mutlak bi keyfe kapıldığım ve kanımca son senelerin en komik materyale sahip dizidir. Danny Mcbride zaten dünya üzerinde en çok güldüğüm aktör konumunda olmakla birlikte senaryoya da el atmış ve ilk sezonun hemen hemen tamanında kankası ve favori yönetmenlerinden biri olan D. Gordon Green yönetmen koltuğuna oturtmuş. Hikaye bazında eski bir süperstar beyzbol oyuncusu olan ve sonrası yaşadığı çöküş ve bağımlılıklar sonrası düştüğü durumu anlatıyor. Speachler ve tripler bir harika. Dört dörtlük. Şiddetle tavsiye. 10/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Müziksel Hedeler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Trifonic &lt;/span&gt;denen bireyler direk ağzıma sıçtılar. Özünde triphopçılık oynuyormuş gibi görünselerde hunhar müzik dinleyicilerine hiç öyle değiller. Idm'den tutunda dubstep'e , klasik müzikten tutunda post-rock'a ambient'e ne biliyim binimum her bok mevcut müziklerinde. İnanılmaz ötesi , çok büyük , çok ağır ve çok underrated. Tek albümleri mevcut ki hemen bulup indirin ve aklınızın ırzına geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım yazmak istediğim ve yazmaya üşendiğim yığınla mesele mevcut burada. Kısaca şöyle yapıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 2 haftadır ağırlıkla ne dinliyorum. &lt;a href="http://8tracks.com/bakliyat/deep-as-hell?mix_set_id=14082"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8tracks&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şöyle de bir adet mix yapıverdim. El emeği göz nuru , partinizde çalın keyiflenin. &lt;a href="http://www.mixcloud.com/bakliyat/just-invaders-intro/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Justin Vaders&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarakta bu senenin en büyük kliplerinden biri ile sizlere veda ediyorum. İtiraf etmek gerekirse , yarınki vizeye çalışmamak adına bu yazıyı yazarak kendimi ağır şekilde kandırdığımı biliyorum. Olsun , hızlanalım. Buyrun klip ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/21931360" frameborder="0" height="300" width="400"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/21931360"&gt;Woodkid – Iron&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user5359868"&gt;User Name&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5033421780829465351?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5033421780829465351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5033421780829465351' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5033421780829465351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5033421780829465351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/04/room-on-fire-i-am-out.html' title='Room on Fire &amp; I am Out'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-m7TSaVZ3FHI/TaxqOedAo4I/AAAAAAAAALY/zndhLGHE7PU/s72-c/sado%2B2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1736035096978175924</id><published>2011-04-09T02:15:00.000+03:00</published><updated>2011-04-09T08:20:39.951+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nisan Ayı Kova Burcu Yorumu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kova Burcu'/><title type='text'>Kova Burcu'nun Nisan Ayı Yorumsalı</title><content type='html'>Öncelikle Nisan ayı içersinde Güneşin , Saturn ile olan ilişkisi biraz alangirli ve sıkıntılı olucağından 24 Mart saat 11.02 ile 11 Nisan 23.45 dilimi arasında yapıcağınız tercihlerin 20 Nisan'dan sonra acısının çıkması söz konusu olabilir. Bütün bunlar olurken tabi ki Mars ayını unutmamak gereklidir ki 2 Nisan ile 4 Nisan arası hafif aya yaklaşıp sonra bi çıtır sol yapıcak olan Mars , size çok pozitif bir enerji pompalıyacak. Akineksi Galaksisi , Nisanın son günlerinde astral enerjisi yoğun olan kovayı derinden etkileyebilir. Aman dikkat diyorum ve sinirlerinize hakim olmayı öneriyorum sayın kovalar. Geri kalan günler normal bazda ilerliyecek amma velakin doğru seçimler yaparsanız. En nihayetinde Zodiacın en köhne yerine seslendiğiniz aydasınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Para&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Nisan ayı özünde çok sıkıntılı geçicek gibi görünebilir ki mantık dışına çıkılan her durumda da öyle olması olası. Şöyle ki , ay başındaki parasız durumlarınız ayın 7si gibi bi çıtır düzlüğe çıkmanızı sağlıyacak. Fakat kontrolsüz yapıcağınız harcamalar ile ayın genelini negatif şekilde etkileyebilirsiniz. Yükselen burcu Boğa olan Kovalar ise bu ay içersinde sıkıntı yaşamamaları olası. Diğer yükselenler için aynı şeyi söylemek mümkün değil , zor bi dönem sizi bekliyor kovalarım. Ayın 15ini görürseniz , Nisan 22 gibi Jupiter'in pozitif enerjisi üzerinize düşebilir ve parasal konumlarda yüzünüz gülebilir. O zamana kadar enerjinizi ve cebinizi dolu tutun , sonrası Allahın takdir-i ilahisine kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sağlık &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sayın Kovalar , 24 Mart - 9 Nisan arası sağlıksal  bazda ağır ve pandımanlı bir duruma düşmeniz söz konusu. Hatta etrafınızdaki insanlar sizin için endişelenebilir ama bunu fazla takmayın. Allahın size vermiş olduğu üstün mantık yetenekleri ile sağlıksal etkinliklerde kendizi pozitif bi konuma çekebilicek bi iradeye sahipsiniz. Bunu sadece ben söylemiyorum , Uranüs ile Neptün arasındaki yakınlaşma da bunu tastik ediyor. Enerjiniz ve kafanız hep dolu olsun. Ancak bu şekilde kötü düşüncelerin bünyede yarattığı stresten kaçıp , huzura ve sağlığa kavuşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aşk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Aman diyorum , canım kovalar. Seksüel çekiminiz , sağolsun Jupiter tarafından ağır şekilde destekleniyor ama siz bunu farketmekte Mart ayından kalan negatif enerji münasebeti hususunda sıkıntılar çekiyorsunuz. Gezegensel durumlardan ziyade bahar ayının gelmesi ile çiftleşme oranın oluşan pozitif artış kısasında Ayın , Satürne olan uzaklaşması sonucunda bundan nasiplenmeniz biraz zor görünüyor. Fakat yılmayın sayın kovalar , 11 Nisandan sonra sağolsun imadıdınıza Pluto yetişiyor. Evet yanlış duymadınız Pluto. Her ne kadar görünürden ve gönülden uzak olsada , hayvani enerjisi ile sizleri yoğuracak ve amansız bi yoğunluğun içersine sokucak. Fakat 13 Nisan 12.02 - 14 Nisan 05.22 arasında Pluto , Saturnun arkasında kalıcak ve herşey tersine dönicek. Bu süre içersinde her ne yapıyorsanız tersini yapın sayın kovalar. Allah yolunuzu açık etsin. Hızlanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Genel Yorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Astronomik bilgilerin ışında pek manidar olan kova burcunun , hafif sıkıntılı ama hafifte meşrep durumlar arasında kalması bekleniyor. Fakat herşeyi değiştirmek sizin elinizde , herkes kaderi altında ezilir ya da üste çıkar. Bu burç işlerinden pek hayır geliceğini ben de zannetmiyorum ama ben gezegenlerin yalancısıyım. Biline ki kendileri çok yaklaşmayı seven ama uzaklaşmayı da unutmayan uçan büyük taşlar , zodiac olayları zaten büyük bi lütf. Son bi tavsiye , bu ay yastığınızın altından &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ametist&lt;/span&gt; taşını eksik etmeyin , negatifi alır rahatlatır falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nisan Ayı için Tercih Edilmesi Gereken Meseleler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçecek : Sütlü Çay&lt;br /&gt;Kitap : Ekspresyonist Pezevenksel Edebiyat Kuşağı&lt;br /&gt;Film : Post-Sırbistan yapımı ağır bağımsız dramsal filmler&lt;br /&gt;Saç Kesimi : James Dean kafaları&lt;br /&gt;Müzik : The Weeknd ve abstract hip-hop&lt;br /&gt;Bardak : Geniş ağızlı fincanlar üzerinde kubist çalışmalar&lt;br /&gt;Pastane : Bornova Topraktan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların üzerine gidilmesinde tavsiye var diyorum ve Nisan ayı için hezeyanları kapatıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1736035096978175924?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1736035096978175924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1736035096978175924' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1736035096978175924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1736035096978175924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/04/kova-burcunun-nisan-ay-yorumsal.html' title='Kova Burcu&apos;nun Nisan Ayı Yorumsalı'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2307728748019441711</id><published>2011-04-01T21:01:00.000+03:00</published><updated>2011-04-01T22:16:38.896+03:00</updated><title type='text'>Hindi Sedat</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-BYHtQZojjTk/TZYYBuavgoI/AAAAAAAAALQ/SOtbMT5fep0/s1600/Ads%25C4%25B1z%2BMekan.JPG"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 290px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-BYHtQZojjTk/TZYYBuavgoI/AAAAAAAAALQ/SOtbMT5fep0/s320/Ads%25C4%25B1z%2BMekan.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5590682405346181762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Önceki hayatı sorguladığım şu dakikalar , reelkarnasyona gönülden inanmaya başladım. Önceleri içimdeki bu amansız ateşin nasıl olur da farkından gelmem , buna ciddi şekilde yanarım. Zaten görece saçma sapan bir olay sonrası üzerime yafta edilmiş bu lakabın , aslında hayatın bana oynamış olduğu ufak çaplı ama keskin bir push sonrası özenerek yarattığı ortam ve olay sonrası bunu sağladına inanmaktayım. Bu lakabın bana vahii ile ulaşmasından 3-5 gün sonra "Aa tabi ya Hindi lan , ha siktir" diyerek yaşadığım hindisel olayları bir kalıp altında topladım. Akabinde akan günler sonrasında ise bu kalıba körü körüne inanmaya başladım. Gerçekler ise aynen şöyleidi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekte çok acı olmamakla birlikte çok gerçek ve çok acı değildi. (ahahah) Neise , bu gerçek aslında en az hayatın içinde yaşanabilecek gerçeklikte bir gerçekti. (ahaha) Oy! Son iki cümlede güldüğüm bu meseleden ışın hızıyla uzaklaşarak devam ediyorum ki , EVET ASLINDA BEN GEÇMİŞ HAYATIMDA BİR HİNDİYDİM! DADADADADADADAN! Bu kadardı abi. Her şey bu kadar açık ve büyük punto ile göze çarpa çarpa yoğrulmuş bir gerçekti. Hindilik ruhumun en deeply, en hardly noktasında muhafaza edilmiş ve 23 yaşında kilitli kapılar ardından çıkarak benliğimi ele geçirmişti. Artık eski haline dönemeyecek olan Sedat , Hindi gibi yaşamaya ve en derin hindi düşünce yapısı ile donanmaya karar vermişti. Geri dönüş imkansızdı ve Hindi'nin hiç affı yoktu! Ev arkadaşı Burak'a "There is a gold in da house. Hurry up mate" yazılı smsi gönderdikten sonra Hindi olduğunu anladığı ilk zamanlara ufak çaplı bi flashbackler serisi yedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışıdışıdın..filifilifi....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da , akşam sularında oluşan bir ortam akabinde. Ortama sonradan dahil olan bilmiş geçirmiş bi abimizin bizlere öğretmiş olduğu bir adet aletin adının. "GuluGulu" olduğunu öğrendinde yaşadığı massive şoku kimse anlatamazdı. Keza ortama sonradan gelmiş bireye kendini "Hindi Sedat" diye tanıtmasından sonra bu imkansızdı. Allah'ın rahmeti üzerine, bu şok karşısında ilk dersini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzce'de gelişen bir diğer husus ise, Ilyas ile oturup bira içme işine kurulan bünyenin hemen mekanın karşısında yer aldığını gördüğü "Hindi Döner" yeme eğilimiden sonra tüm zamanlarda yediği en güzel dönerin kesinlikle ve kesinlikle Hindi Döner olduğunu anladı. Yıllar yılı eşşek gibi yemek yiyip, döneri ana besin maddesi olarak kullanan Sedat'ın, engin döner bilgisi bu şekilde yok edilmişti. Tekrar bir şok ve tekrar bi hüzün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzce'de yaşadığı bir başka olay, son olayla paralellik göstermesi dışında en az onun kadar etkili bir olaydı. Sedat'ı gören dedesi "Ne o saçlar, Hindi gibi olmuşsun." lafından sonra "Evet dede, bundan böyle rajondaki adım Hindi Sedattır." cevabını veren Sedat'a gelen cevap olay örgüsüne nokta koyan eksik cümle idi "Hindi eti şimdiye kadar yediğim en keyifli et, devam et iyi yoldasın." ... Dadandan  x2! Keza Sedatın dedesi hayatında şu zamana kadar tanıdığı en büyük et tüketicisi insan idi , hatta o kadar ki dedesiyle etmiş olduğu bir et muhabbetinde;  Düzce'ye ne zaman ne kadar inek girdiği ve ineklerin nereden geldiği bilgisini kendisine belirtmişti. Yara almaya devam edildi ve trans ve trans!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu trans durumlardan sonra transform geçirme kararını aldığımı söylemek isterim. Hayatımda şu zamana kadar içinde bulunduğum 3 adet hindi bazlı muhabbet var idi ve üçü de son 1 ayda gelişip , dallanıp budaklandı. Bu 3 durumunda birbirinden ağır öz yapısı sonrası kafayı yiyip , etrafta "gulugulugulu" edasıyla ellerimi açıp , kafamı sallayarak dolanacağım. Savaşım budur, isteğim budur! Sinirli bi bünyeye sahibim, üzerinize saldırabilirim! GULUGULUGULU!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2307728748019441711?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2307728748019441711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2307728748019441711' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2307728748019441711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2307728748019441711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/04/hindi-sedat.html' title='Hindi Sedat'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-BYHtQZojjTk/TZYYBuavgoI/AAAAAAAAALQ/SOtbMT5fep0/s72-c/Ads%25C4%25B1z%2BMekan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1546539355138026749</id><published>2011-03-18T09:53:00.000+02:00</published><updated>2011-03-18T10:18:54.766+02:00</updated><title type='text'>İçsel Hedeler &amp; Gene Salladım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-56QLVM5mneg/TYMVZY0Z-3I/AAAAAAAAALI/bI567YE59EY/s1600/Foto%25C4%259Fraf0048.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-56QLVM5mneg/TYMVZY0Z-3I/AAAAAAAAALI/bI567YE59EY/s320/Foto%25C4%259Fraf0048.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585331488772717426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslında Düzcede olmayı seviyorum. Her gelişimde daha bi sıcak daha bi el açan formatta buluyorum memleketimi. Zaten yıllar yılı geçirdiğim onca zamandan sonra lanet olsun lan buraya kafalarında terkettiğimde büyük bi bencillik ile yoğrulduğumu farketmem ancak 5 sene sonrasına mütakıp düşüyor. Şimdi daha bi sahibim , şimdi daha bi sıcağım ve şimdi daha bi rahatım. Eski hopçiki kafalardan arınıp yavaş yavaş formal yaşamın pençelerine atılmamın aslında dünyaya olan bakışımın tecrübe ile yoğrulup önüme akşam yemeği formatında sunulmasından ibaret. Paçalarımdan akan bu wisdom durum ve sonrası getirdiği bir çok yeniliğe adapte olmakla geçiyor zaten son zamanlarım. Artık nereye kadar eskisi gibi hızlanma eğilimleri?. Evet bunu artık kendime sorabilecek kadar büyüdüğümü sanıyorum. Evvela beni tanıyan herkezin buna şaşıracağını pek net bildiğimden , içimdeki formal bireyin şimdiden rahimden kafasını çıkardığını belirtmem gerekiyor. Ikınma evlerine ve sonrası mutlak formal birey. Ama içimde hopçikiyim ama içimde kopuğum ama içinde fütursuzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca geçirilen hızlanma zamanlarının bana kattığı çoook büyük bi tecrübe olduğunu zaten fazla dillendirmeye gerek yok. Evvela artık muhabbetler ile kavrulmuş bir leblebiyim. Çok büyük leveller sonrası hakikatlı heavy bi shitim. Bu konuda mütavizi olucak bi durum yok. Neysem oyum , zaten eskisi gibi kendini beğenen egoist denyonun teki olmaktan çoook uzaklarda süzülüyorum. Artık kaldırabiliyorum , artık kabullenebiliyorum ve artık susuyorum. Büyük be olum diyorum içimden , büyüdük! Ya şimdi ne olucak , ya şimdi ben nereleri hak ediyorum , kimler tarafından talep ediliyorum. Göreceğiz , bileceğiz. Şu durumda son demlerini yaşadığım hızlanma eğilimlerine yavaş yavaş bir düşüş ivmesi kazandırıp , gereken mutlak sonu hazırlama durumları ile savaşmam gerekiyor. Haydi aslanım , haydi hindim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sikik içsel durumlar hedesinden sonra Düzce hususuna yeni bi boyut kazandırma eğilimindeyim. Abi bana acilen fotoraf makinesi lazım! deme durumu tekrar dillendi. Pek keyifli bi kahvaltı sonrası sütlü çayım ve sigaram ile bu huzuru nasıl nakış nakış işlesem derdinde , sadece yazı ile betimleyebilieceğim ama bunu yapmanın çok zor olduğunu bildiğimden sadece bir adet fotoraf ile bu hakikateli durumu anlatabilirdim. Neyse siktir edip betimlemeye geçiyorum ; Sütlü çay , Sigara &amp;amp; Düzce = CHILL! ahahah bu kadar lan! Çok minimal kafalar , massive huzur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzcenin anlam kazanmasında İstanbulda geçirdiğim 15 gününde etkisi yok değil. Çoooook hızlandık ve çooook yavaşladık. Yeterli hedonist meseleler ile bezendik ve durdum. Olması gereken , yapılması gereken en büyük erdem de buydu ; durmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışkanlık haline getirmeye çalıştığım bir diğer husus ise , bu zamanlarda ne dinliyorum ne izliyorum ve ne okuyorum. Hemen ufak bi özet geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne seyrediyorum ; Dizisel bazda Behzat Ç ve Pokemon ile boğuşuyorum. Özellikle Behzat Ç , çok anasının gözü bi dizi olmuş. Tebrik etmek gerekli , hatta yaptıları iş büyük cesaret istiyorum ki helal olsun. Sanki herşey götümün dibinde oluyor gibi içten ve naif. Speachler çok çok rahat. Rahat adama rahat dizi abi. Mis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pokemon olayı çok çetrefilli ama kafayı taktığımı söylemem gerekiyor. Önümde daha çok fazla yol var ama belirtmeden geçemiyeceğim acayip kafa açıyor abi mevzu. Sırf bu yüzden evladiyelik koleksiyonunu alabilirim. Her daim kafa açıcı şeyler lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne seyrediyorum kafasında son zamanlarda seyrettiğim en chill ve indie film ise "It's Kind a Funny Story" (http://www.imdb.com/title/tt0804497) Çok eğlendim seyrederken , hemen atlayın derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne dinliyorum ; Ministy of Sound Chilled Complication bu kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne okuyorum ; Arthur Nersesian "Fuck-Up" ki çok anasının gözü bi kitap olmuş. Hafif kendimi de bulmadım değil. Hayatında herşeyi olan ve gelecek hakkında pozitif düşüncelere kapılan bir bireyin hayatının 5 senede nasıl tam tersine döndüğünü anlatıyor. Tavsiyeden kaçmam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1546539355138026749?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1546539355138026749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1546539355138026749' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1546539355138026749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1546539355138026749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/03/icsel-hedeler-gene-salladm.html' title='İçsel Hedeler &amp; Gene Salladım'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-56QLVM5mneg/TYMVZY0Z-3I/AAAAAAAAALI/bI567YE59EY/s72-c/Foto%25C4%259Fraf0048.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-6850733037165319935</id><published>2011-02-26T05:57:00.000+02:00</published><updated>2011-02-26T06:55:00.041+02:00</updated><title type='text'>Salladım.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-KwFTVnqUtV0/TWiCWy_6E3I/AAAAAAAAALA/hDVK-66pHew/s1600/IMG_2945.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-KwFTVnqUtV0/TWiCWy_6E3I/AAAAAAAAALA/hDVK-66pHew/s320/IMG_2945.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5577851466656912242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnceden inceye fotoğraf makinesi isteme durumu ile baş başa kaldığımı belirtmem gerekir. Özellikle son birkaç aydır değişen statikoları bir güzel arşivleyip , ah-vah gene experimantel tripler ile bezenmissin Hindicim demek baki kalmalı idi. Ama hala birşeyler için geç değil. Evvela kimsenin benim olduğunu bilmediği tumblr adresi ile ufak çaplı bi populerite kazanabilirdim diye düşünmekteyim. Hakikatli ve saçma sapan geçen bu dönemin yahnisini yemekte , beni tanımayan bilmeyen ama gördükleri karşısında evvela pek eğleniceğini düşündüğüm şeyler ile karşı karşıya kalan denyolara kalıridi. Ha keşke onlardan biri ben olsaydım. Ama olamam. Çünki ortada fotoğrafa yönelik hiçbir bok yok ve ben kendi kendimi tanıyorum. Üzülüyorum. Bu kadar kısa ve mantıksız paradokslar kurup çürütüyorum. Zaten bu paragrafı yazmam başlı başına bi saçmalık. Oy.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an bira içmekle ile meşgülüm. Bir de yürürken kendimi çok sosyal hissetiğimi keşfettim. Ha sanırım yürürken çok fazla şey düşünme gibi bir yetiye sahipmişim bunu da kestim. Benim sürekli yürümem lazım abi. Yürümessem düşünemiyorum. Bu focuslanma olayında ağır bi terapi olduğunu düşünmekteyim. Koşarsam nasıl olur diyede merak etmiyor değilim. Ama şu durumda 50 metrelik bir depar sonucu yere yığılıp kalmam olası. Zaten hindiler kısa depar uzmanlarıdır. 10 metre koşarım sonra mola veririm. Gulugulu edalarıyla ona buna saldırırım bu depar esnasında. Fakat kimsenin olmadığı ortamlarda koşmayı yeğliyorum. Misal salondan tuvalete kadar depar atıyorum ara ara. Komşuların evde hindi beslediğimi düşünmelerini istemediğimden gulugulu olayını bi kenara bırakıyorum. Malum yönetici extra fazla ödenmeyen apartman aidatları ile ilgili tehtitlerini evdeki sesleri kısmamız şartıyla sineye çekiceğini belirtti . Bu durumu hala idrak etmiş değilim. Zaten bu apartmanda çok farklı şeyler oluyor , hissediyorum. Fakat bir hindiye yer olmadığını ancak ödenmeyen aidatlar sonucu öğreniyorum. Sırf rahat bir şekilde gulugululamak için apartman aidatının 4te 1ini ödemeye karar verdim. Sanırım bu beni 1 ay için rahatlatır. Bu süre içerisinde de transformaze olup başka bi hayvana dönüşme olasılığımı düşününce mantıklı bi kararmış gibi duruyor. Sesinin yankı yapmadığını bildiğim ördeğe dönüşme gibi bir eğilim içersindeyim inceden. Bakalım zaman neyi göstericek. I can transform ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an sigaramı yaktım. Sosyalleşme konusuna takmış vaziyetteyim. Geçenlerde K.parkın nacizane sütlü çay konusunda expertleştirebildiğim kafelerinden biri olan "Cafe Paris"de otururiken , Yan kafede mevcudiyeti bulunan muhabbete ister istemez kulak misafiri olurken buldum kendimi. Evvela suratına bile bakmaya tenezzül etmediğin denyonun tekinin masadaki diğer bireylere zencilerin sosyolojik evrimleri hakkında verdiği bilgiler beni ağır örseledi. Daha yeni seyrettiği bir filmden alıntılar ile kişisel perpektifini ortaya seren bu durum aynen şöyle cereyan etti ; "Abi geçen bi zenci filmi seyrettim. 70lerde 80lerde geçiyordu. Zenciler eskiden zekiymiş lan. Öyle yo yo yo demiyorlarmış ahahahahah. Böyle ne mücadele etmişler ne savaşlar vermişler hatta o ara kitap okuyorlarmış falan ahahahaha. Hani özgürlük mücadelesi vermişler ya işte ondandı bu zenciler. Çok güzeldi abi ya." Çok fazla irdelemek istemedim. Derinliklerine inince anlattığı durumun paternleri hakikaten büyük bir kaosun sadece görünen denyosal yüzüydü. Sütlü çayımı içmeye devam ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Inception filminin ana meselesinin Paul Auster'in "Karanlık Adam" adlı kitabından çalınıldığını düşünüyorum. Yakıştıramadığım ki şaşırdığım bi mesele oldu son zamanlarda. Ama kitap bi şahane bu arada , okumanızı tavsiye etmekteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nicolas Jaar "Space is Only Noise" albümü daha şimdiden 2011in en büyük albümü olmaya en büyük adaydır gözümde. Radiohead ile aynı zamanda release edilmesine rahmen ezici bir şekilde Radioheadi solladı. İster istemez yaralandım. Gerçi tabi çok fazla Radiohead dinlemek istememenin de bunda etkisi büyük o ayrı. Neyse ne lan , albüm şahane. İsteyen de buyursun &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.mediafire.com/?aekvpu8bdvaf4v1"&gt;BURADAN&lt;/a&gt; indirsin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır müzük demiş iken ; 8tracks adlı sitede ufaktan atılım yaptığımı belirtmeliyim. Uzun süredir dinleyici formatında takıldığım siteye üşenmeyip aktif bi şekilde mix olayına girip , evimin dışında bulunduğum her ev ortamında müzikal durumu manipule etmek adına çok verimli bi işe imza atmış bulundum. Keza ev dışında da rahat müzik dinleyeyim diye facebookta sürekli video paylaşma zorunluluğundan feragat etmiş bulundum artık rahatım. Belirtmeden geçemiyeceğim , hakikaten çok keyifli mixler mevcut ki hızlanmak isteyenler buyursunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://8tracks.com/bakliyat&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-6850733037165319935?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/6850733037165319935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=6850733037165319935' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6850733037165319935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6850733037165319935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/02/salladm.html' title='Salladım.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-KwFTVnqUtV0/TWiCWy_6E3I/AAAAAAAAALA/hDVK-66pHew/s72-c/IMG_2945.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8038566971236681583</id><published>2011-02-21T02:11:00.000+02:00</published><updated>2011-02-21T02:45:04.648+02:00</updated><title type='text'>Yazarsan rahatlarsın dediler. Yazdım.</title><content type='html'>Yazarsam , rahatlarım kafasında kendimi buralara atmış bulunmaktayım. Ha bu aralar bu "Oflu Hoca" olayına nedense çok güler oldum. İçim parçalanıyor , daralıyorum ama gülüyorum. Çocukluğumda kaset versiyonu vardı bu denyonun. Hatta hiç unutmam , amcamın arabasında olduğunu düşündüğüm bir araçın içerisinde Oflu Hoca dinleyip kehkeh gülen büyüklerin neye nasıl niçin güldüklerini düşündüğüm dakikaların en yoğun olduğu bi dilimde amcamın giden arabanın kapısını açıp , extra gülmekten olucak ki yosun tutmuş çiğerlerin isyanı bazında öksürme krizi sonrası balgamı asfalta yapıştırmıştı. Eh şimdi şimdi bu mesele ile bütünleşince Oflu Hoca bi anlam kazandı , bi duygusal kalıplara sokuldu , bi bulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.eglendir.com/animasyonlar/ofluessek.html  : Oflu hoca bütün isyanı ile karşımızda. Tabi lugatta Laz Hoca olarakta geçmesi müktedir. Keza kendisi hardcore Laz. "Arkada araba var mi?" banane lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bu Radiohead işi nasıl olucak , anlamış değilim. Biraz beklese idik , biraz daha dolsa idi gönüllere bu aşk. Keza 2012de Türkiyeyi ziyaret etme kararlarını daha pek taze duymuş iken , şimdi de yeni albüm ile sarsılmış durumdayım. Her ne kadar , Radioheadden ziyade Thom Baba ön plana çıkmış olsada , bu uk garage ve avantgarde tavırlar beni çıldırmış durumda. Hele o "Bloom" kesinlikle mindblowing. VURGUN LAN! "Lotus Flower" ve "Feral"da diğer ağır toplar. Evvela zorla indie cenahına girdiği bir iki parçaya pek fifilendim , adlarını bile anmak istemiyorum. Gene köpeğin olduk a.q&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha "Archer" adlı adult çizgi film kafasındaki bir diğer dizi de beni bu aralar meşgül eden bir diğer husus. James Bond'un ultra yavşak ve hazır cevap halini , umarsız tavırların tavan yaptığı bir karakterin içinde bulunduğu bir paralı gizli servis departmanı anlatılmakta. Özellikle metin ve diyaloglar şahane ve çok eğlenceli. Ağır çerez , saldırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra rajondaki adım , HİNDİ SEDATTIR. Bu meseleyi daha ayrıntılı bi şekilde ele almak istemiyorum. Bunun hem fiziksel hem de tripsel hiçbir benzerliği olmasada üzerime bir diğer Düzceli kardeşim Laz Sedat ile isim benzerliğinin ortamdaki alter-ego durumlarına parmak basması sonucu üzerime lafta olarak kaldığını belirtmem lazım. Keza bu rajonum , rajon bireyleri tarafından pozitif bi respond ile karşılandı ki rajondan şaşmıyacağım. "Rajonum Allahtan , tespiğim Bağdattan." Çok fazla aforizmik yaşamakta sakınca görmüyorum , içindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum günümde nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde enerji içeceğine bulanmış şekilde bulduğum telefonumun kabir işlemlerini bitirdikten sonra evcek takviye edildiğim dünyanın zaten en küçük kapaklı telefonu olduğunu düşündüğüm dünyanın en küçük telefonunu kullanmakta çok ağır sıkıntılar çekiyorum. Benim gibi koca adamın o koca elleri ile o menüde gezmek kadar büyük bir azap yok. Çıldırıyorum hatta daralıyorum. Ha birde , abi sorunu kes ; mesaj geldiğinde oluşan reaksiyonlar sadece ya melodi ya titreşim olarak sınırlı. Neden hem titreşim hem de melodi yok arkadaş! Bu ne lan?!. Sırf bu yüzden son 1 haftadır hemen hemen bütün mesajları zamanında yanıtlayamıyorum. Bunu da bilin ki sasfataya gerek kalmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzceli diğer Sedat kardeşimle diyaloğumuz tabi ki çoğrafi karakter durumları ile hangi ırktan olduğunun önem taşıdığı bi durumda , etnik olarak 1/4'üm Abaza , 3/4'üm Laz olduğu düşünüldüğünde çok ağır yerlere saptı. Kendisi ilk olarak Abaza dilinde bana "SIPZİO?" dedi ki karşılığım çok ani oldu. "YOĞZİ". Lakin asıl şaşırdığım nokta kendisinin bana seslendiği ilk kalıbın , benim Abaza diline istinaden bildiğim tek şey olan "Nasılsın? - İyiyim."e karşılık olması beni pek şaşırtmıştı.  Kendisine de bunu söyledim , birlikte şaşırdık. Neyse sanırım bir sonraki gün gene bi sataşma havasında kendisi bana bu sefer Lazca dilinden "KUTU" diye seslenerek ve benim de tekrardan hızlı bi şekilde "Tabi tabi hatta DİBİ diye de birşey vardı lan sanırım" karşılık vermem beni tekrar büyük bir şokun içine sokmuş bulundu. Laz Sedat gene yapacağını yapıp , benim tekrardan Lazca diline istinaden bildiğim iki kelimeyi bana ifşa etmişti. Ama bu durumda yaşadığım kültürel erezyonun yanında asıl yaralı olan unsur bu lafı geçen iki adet Lazca kelimenin anatomik olarak "Vajina ve Penis" e denk düşmesi oldu. Şimdi sorarım size ; bir Düzceli olarak neden Abazaca'da bu kadar basit bir diyalogun kullanımını bilirken Lazcada çok hardcore küfürleri lugatıma katmış olmam normal bir olay mıdır? Densiz ve hoyrat yanımı nereden aldığımı buradan anlamış olmakta bi yerde büyük bir wisdom. Artık daha mutlu ve daha saldırganım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar durum bu. Bu durumda akılda kalanlar bunlar. Çok yazmak istiyorum ama hep üşeniyorum. Çok şey olup bitiyor ama akılda nedense bu derece saçma tripler kalıyor. Hızlanmaya devam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8038566971236681583?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8038566971236681583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8038566971236681583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8038566971236681583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8038566971236681583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/02/yazarsan-rahatlarsn-dediler-yazdm.html' title='Yazarsan rahatlarsın dediler. Yazdım.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1781395254393616924</id><published>2011-02-02T01:01:00.000+02:00</published><updated>2011-02-02T03:45:52.247+02:00</updated><title type='text'>Hatunları Kategorize Etme Çabası Vol.1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUi3PS5INJI/AAAAAAAAAKg/xDTktkL2x0c/s1600/_DSC0017.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 277px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUi3PS5INJI/AAAAAAAAAKg/xDTktkL2x0c/s400/_DSC0017.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5568902412640990354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Yalnızlığa obsesif bir şuursuzlukla bağlanan , kısa vadede kederli fakat uzun vadede bu kederden nasır tutmuş bünyenin halinden vaktinden memnun olma eğilimi üzerine "Ben yalnızlığı seviyorum abi , ne öyle ona sorumluluk besle , dert anlat falan. Hiç bana göre değil." kafasını yakalamış , genelde Anadolunun keyifli lokasyonlarından yaşayan hatunların ciddi ve sınırları zorlanmamış uzun bir ilişki sonrası düştüğü husustur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dışarıya extra fallik görünüp , içsel dünyasında bir o kadar kapalı ve korkularıyla yüzleşen hatun kafası. Hemen hemen bütün erkeklerle flört etme yetisine sahip olunup , etrafında yaydığı sexapel duygu yoğunluğunu bir sonraki adımda "Aa hayır ben senin bildiğin kızlardan değilim , artık gitmen gerek." hadisesine getirmeleri pek olası bireylerdir. Fethedilmesi zor bir bünye olmasına karşın , şayet fethedilirse gayet keyifli ve yoğun hadiseler yaşanması olasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dışarıya extra Anadolu görünüp , kapalı kapılar ardında reel fallik abilitysine sahip olan manita kafası. Dışarıdan bakıldığında , bu karıdan bi cacık olmaz abi - bu zamana kadar eline erkek değmemiştir içgüdüleri oluşturup , sonra sonra sağdan soldan dedikodu tabanında duyulan olaylardan sonra ağzının 5 karış açık hale gelme durumu çok çok normaldir.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ne istediğini asla bilmeyen , kendini keşfedememiş ama bu arayışı sonrasında başından geçen erkek bazlı olaylar sonrası anlamsız bir öz güvene sahip olan ve bu öz güveni beslemek adına büyük bir bilinmezden ağır bi metafor çıkarmış manita kafası. Kişisel olarak en nefret ettiğim karı tipi olmakla birlikte ; hayata dair hiçbir bilgi birikimi olmamasına karşın amiyane tabirle erkekler tarafından götünün kaldırılması  sonucu çoook başka yerlerde uçuşan egonun patlak verdiği noktada simitçiye boyacıya kaçma eğilimi göstermeleri bile normal karşılanması gereken husustur.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Hayatın kendisine ufak yaşlardan itibaren oynadığı kahpe oyunlar sonrası , erken yaşta olgunlaşma eğilimi gösteren manita kafası. Genellikle ailevi sorunlar sonrası ayaklarının üzerinde durma çabasının hat safhaya eriştiği ama bu durumun acı bir şekilde sonlandığı elinde torba kendisine kucak açan her türlü eve sığınan ve benim kişisel olarak en çok üzüldüğüm bireylerdir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Sözde gayet avant-garde bir manita olarak görünsede nesli tükenmekte olan Alfa-Erkeğinin peşinden koşan ve ezilip kakılmaya , hor görülmeye , kontrol edilmeye sapkınca bağımlı olan manita kafası. Genelde kendisinden ziyade pek çirkin erkeklerle birlikte olup , etrafındaki insanlara yaşadığı dramatik ezilme durumlarını ballandıra ballandıra anlatan ve bundan haz alan anlamsız bireylerdir. Tiksinirim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Sadece ve sadece güç peşinde koşan ve bunu açık bir şekilde ortaya koyan manita kafası. Durum çok nettir ; "arabası varsa veririm abi" eğilimi içersindeki manitaların saçma sapan bakış açılarından başka birşey değildir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Geçmişte yaşanan büyük bir aşk sonrası , eski sevgilisin siluetini her tarafta umarsızca arayan manita kafası. Sırf eski sevgilisine benziyor diye anlamsız davranışlar gösterebilicek bir yapıda olan bünyelerdir. Sonrası bu durumdan pişmanlık bile duymacak kadar geri kafalıdırlar. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dişiliği ile birçok şeyi başarabiliceğinin farkına varan ve bu uğurda asla birlikte olmayacak insanlarla bile birlikte olabilicek manita kafası. Genellikle işsel hususlarda karşımıza çıkan bu tip hatunlar , hayatını başarı odaklı bir saplantı ile çerçevelemiş ve istediği noktaya geldikten sonra aslında hayatın ne kadar boş ve tiksinç bir yer olduğu kanısına varmaları anlaması hiçte içten değildir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Entelektüel anlamda belli bir noktaya gelmiş ama fiziki anlamda yavaş kalan manita kafası. Fiziki kusurlarını bilgi birikim eseleriyle doldurmaya çalışan ama bir çok erkeğin umarsızca hızlı manita aramaları sonucu her zaman kaybeden birey olma sonucundan kaçamayan ve bu başarısızlığı daha fazla şey bilerek kapatmaya çalışma sonucu sonunda hak ettiği aşkı bir şekilde kazanan bünyelerdir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1781395254393616924?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1781395254393616924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1781395254393616924' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1781395254393616924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1781395254393616924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/02/hatunlar-kategorize-etme-cabas-vol1.html' title='Hatunları Kategorize Etme Çabası Vol.1'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUi3PS5INJI/AAAAAAAAAKg/xDTktkL2x0c/s72-c/_DSC0017.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-659969528122579612</id><published>2011-01-31T01:04:00.000+02:00</published><updated>2011-01-31T01:09:13.481+02:00</updated><title type='text'>bodozlama vs. hız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUXve28KyWI/AAAAAAAAAKY/BHQATxCCnOk/s1600/164341_500729748393_591858393_6038519_1327434_n.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUXve28KyWI/AAAAAAAAAKY/BHQATxCCnOk/s320/164341_500729748393_591858393_6038519_1327434_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5568119827736480098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;It's beginnin' , slowly but it workz.&lt;br /&gt;*Bugün sinirlenmek elde değil , bireylerin hızına anlam verememek aslında ateşi yakan metefor.&lt;br /&gt;Bu durumda söz konusu olan kişisel mutlulukları peşinde koşan minimalist kafaların , aslında içinde çok ağır sağnak yağmur durumunda şimşeklerin çaktığı kesin.&lt;br /&gt;Bizim bildiğimizin dışında kontrol edilebilme yetisi gayet işlevsiz , bir o tarafa bir bu tarafa savrulup gitmek pek normal karşılanır havası esiyor alelade.&lt;br /&gt;Bu esinti ile belki ufak bi titreme giriyor bünyeye&lt;br /&gt;sonrası gene hiçlik gene satır başı.&lt;br /&gt;bu döngünün altında ezilen ve ruhunu şeytana kiralayan sırf sonuç bölümüne gelebilmek adına.&lt;br /&gt;ya sonra demekten bıkmış , vaziyetin ağırlığı altında ezilmiş bireylerin satın aldığı mutluluk.&lt;br /&gt;çalışmaz.&lt;br /&gt;zaten bizim meselemiz değil.&lt;br /&gt;*şimdi bu hız olayı&lt;br /&gt;*banane.&lt;br /&gt;*ben zaten yeterince hızlıyım.&lt;br /&gt;*ama bu mantalite bir noktada tıkanıp kalıyor.&lt;br /&gt;hız aslında getirdiği huzur başka bir kenardan çekip almayı çok iyi biliyor.&lt;br /&gt;*çünki o sandığımızdan daha hızlı&lt;br /&gt;*ve geçerli.&lt;br /&gt;*o işini biliyor&lt;br /&gt;*ama kafaların yükselip arşa değmesi ile doğru orantılı olarak akıllı.&lt;br /&gt;ben hızlıyım arkadaş.&lt;br /&gt;*benim derdim kendimle.&lt;br /&gt;*dibinde 3 parmak kalmış ice tea kadar sıcak ve sevgi doluyum.&lt;br /&gt;*hoba.&lt;br /&gt;*başa döndük dimi abi?&lt;br /&gt;**bitti lan sanırım*&lt;br /&gt;*ben bi bok anlamadım&lt;br /&gt;sen anladın mı?&lt;img src="file:///C:/DOCUME%7E1/BAKLIY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot.png" alt="" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-659969528122579612?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/659969528122579612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=659969528122579612' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/659969528122579612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/659969528122579612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/01/bodozlama-vs-hz.html' title='bodozlama vs. hız'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TUXve28KyWI/AAAAAAAAAKY/BHQATxCCnOk/s72-c/164341_500729748393_591858393_6038519_1327434_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-3527566612038119852</id><published>2011-01-17T11:49:00.000+02:00</published><updated>2011-01-18T01:06:39.918+02:00</updated><title type='text'>Arabesk Kültürü Meseleleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TTTLFne4IrI/AAAAAAAAAKQ/t8k7yqrPpn0/s1600/_DSC0470.JPG"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TTTLFne4IrI/AAAAAAAAAKQ/t8k7yqrPpn0/s320/_DSC0470.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563294737067680434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nicelere göçen büyük kültürün külleri arasından sesleniyorum sizlere. Evvela çocukluktan gençliğe geçiş aşamasında en ateşli dönemini yaşadığımız bu dönemi unutmak elde değil. Hala kulaklarımda çınlar , hala nefesi kulağımın tam arkasındaki denge noktama ufak ufak tokat atar. Lirikal anlamdaki krallığı hiçbir zaman kimseciklere kaptırmaz , keza o dingindir keza o acılıdır keza onun kalbi kırıktır! Sorarım size , hangimiz bu tarz duyguları geniş bir zaman yelpazesinde dominant şekilde hissetmedik ha?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik duygu işidir bilader. Hatta duyguların en hat saffada yaşayan halidir. Gerek lirikal bütünlük gerekse de melodik bazda hedeler arasında bir köprü kurup taaa içerlerde bir yerlerde içimizin cız ettiği "ah ulan - vah babam" dediğimiz durumların , aslında dinlenen şarkıyı ne denli sevdiğimiz ile doğru orantılı olduğunu biliriz. Anadandoğma düşünülürse "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;dram ve aşk&lt;/span&gt;" müzik olayının büyükce bir alanını işkal etmeye dursun , gayette bu hadise şöyle veya böyle bize mp3 şekilde iletilmiştir. Bu nasıl olur ; herhangi bir müzikal alet veya aletler üzerinden sazlı-sözlü bir şekle bürünerek dinleyiciye sunulur. Şimdi , bu farklı kanallarda alınan duyguyu içerlerde bir yerde temaslar kurarak bir anlam kazandırıp alışverişi sonlandırır , eyvallah. Lakin ikinci aşamada bana verilen bu duyguyu ritim veyahut lirikal veyaveya ikisinin bir arada bulunup geldiği düşünülürse , bu noktada farklı bir kanala transfer oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziğin temelde nasıl işlediğini bildiğimize göre , bize bu bütünlüğü en iyi şekilde ifade edebilicek tarzı seçme ve o kanalda ilerlemek kalır. Bu noktada arabesk kültürünün ne denli ağır ve geçerli bir husus olduğu minimali üzerinden konuşmak gerekirse ; lirikal anlamda arabeskin üzerine çıkabilen herhangi bir durum söz konusu mudur? Bu lirikal hadiseleri gerek yaylı çalgılar bütünlüğü gereksede acılı-kaypak soundlu saz ekibi , kanun çart curt ile birleşince oluşan harmoninin üstünde bir orkestrasyon mevcut mu? Bütün bu soruların cevabını aradım yıllarca ama sonuç her zaman tekdi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ARABESK DUYGULARIN EN SALT BİÇİMİYDİ!&lt;/span&gt; Kim ne derse desin , ne anlatmak isterse istesin bu benim için değişmeyecek bir norm haline çoktan dönüşmüşidi. Bu noktada ; benim için türkçe müzik , arabesk ile eş tütülür bir konum haline gelmiş bulunup , şayet güzelim türkçemiz adına bir şeyler dinleyeceksem bu kesinlikle arabesk olur kafasını yakalamış durumdayım. Olayım bitmiştir , bu defterde çoktan kapanmıştır bilader!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin bir diğer ağır rizikosu da , küçükken kafamın içine mıh gibi yazılmış arabesk parça arşivini nereden aldığımı düşününce oluşmaktaidi. Küçük bir flashback hadiselerinden sonra , güzelim Düzcenin binimum bütün berberleri , marketleri , kafeleri , okul servisleri , fırınları ve daha nicesinde her daim arka fon müziği olarak Cengiz Kurtoğulları , Müslüm Gürsesler , Orhan Gencebaylar , Kibariyeler , Güllüler ve daha nicesi çalmaktaidi. Şimdi şimdi kafamdaki arabesk müzik arşivim ile gurur duyar olduğumu belirtip , hemen hemen her şarkıyada eşlik etme abilityim olduğunuda söylemek isterim. Bu çoğu zaman komik bir hadise olarak gözlensede , bireylerle olan ilişkilerimde her zaman pozitif bir unsur olarak ele alınacaktır. Daha geçenlerde bindiğimiz takside , İmbat Fm kafasına çoktan girilmiş ve radyoda çalınan "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Müslüm Gürses - Esrarlı Gözler&lt;/span&gt;" adlı parçaya eşlik etme eğilimin sonucu taksicinin bana bakarak ufak bir şok yaşaması hala gözlerimin önündedir. Keza arabesk insanları birleştirir , sosyalleştirir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak gözlerim , şayet bir acınız , bir kederiniz ve bir derdiniz varsa ilacınız her daim arabesktir! Bundan ziyade hopçiki pop kültürü altında ezilen bireylerin kifayesiz ve boş duygusal arayışlarını arabesk ile bulacakları garantisini de vermekteyim. Arabesk candır , kraldır! Doğru yolu tez vakte bulmanız dileğiyle moruklar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan unutulmazlar (U.U) : Bu meseleye bir adet illüstrasyonik kompozisyonu ile destek olan Hatice Kardeşimizede ayrı bir teşekkürü borç biliriz. Hızlan!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-3527566612038119852?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/3527566612038119852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=3527566612038119852' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3527566612038119852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3527566612038119852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/01/arabesk-kulturu-meseleleri.html' title='Arabesk Kültürü Meseleleri'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TTTLFne4IrI/AAAAAAAAAKQ/t8k7yqrPpn0/s72-c/_DSC0470.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-7307821584728337391</id><published>2011-01-12T04:20:00.000+02:00</published><updated>2011-01-12T05:13:26.942+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pasifizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pozitifzm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pasifist'/><title type='text'>Post-Pasifizm</title><content type='html'>Tevekkel adamız. Herşey olduğu yerde duruyor diye düşünür , o şekilde bütün meseleyi özümseriz. Evvela bünyedeki bütün rahatlık rahiyasıda buradan gelmektedir. Bu rahatlıkta bir şekilde karaktere oturmuş ve ortamlarda sıfatımız rahat bireye çıkmıştır. Burada bir yanlış yoktur , işin aslı da budur. Öyleyim , rahatım ama bir şeylerin peşinden koşmayıda ihmal etmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu rahatlığın bir sebebi olmasada bir sonuçu mevcuttur ki o da pasifizmdir. Pasifist olmak kendimi herşeyden pasifize etmek olarak algılanırsa yanlış olur. Bilakis herşeye parmak basan , sorup soruşturan , inciğine cinciğine kadar özümsedikten sonra bir karar varıp sonra ya aktif ya pasif bir konum tutduğumu söylebilirim. Zaten kalifiyeli pasifist olmak için bu tarz bir sağduyu gereklidir. Pasifist birey ,  dünyayı analatik bir şekilde yorumlayabilmeli ki her boktan çıkardığı pozitif unsurlar ile negatif unsurların üzerini örtebilmelidir. Bu örtme sonuçu ise elde kalan durumun yüzdeye vurulduğunda pozitif bir unsur olduğu görülmeli ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"boşver abi , chill" &lt;/span&gt;kafasına girilip iç huzur yakalanmalıdır. Örnek vermek gerekirse ; etrafta gerçekleşen onca negatif durum sonrası insanın küçücük ufacık sereserpe hayatında bunun etkisi hallice negatif olarak görüldüğünden , bütün dünya işlerini bir kenara bırakıp "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Zaten bunların benimle işi olmaz abi , banane"&lt;/span&gt; demek büyük bir pasifizm unsurudur. Dünyada o kadar çok mesele meydana geliyor ve bu gelişen meseleler sistematik bir düzen içerisinde sürekli birbirini etkiliyor ki neresinden başlıyıpta bu hususları anlamlandırabilirim çabası gerçekten çok boş ve baş ağrıtan bir kaygı haline dönüşüyor. Bu durumda en iyisi bütün bunları görmezden gelip , birinci sosyal ortamında gerçekleşen hususlara odaklanıp anlamlandırmak daha az yorucu ve keyifli bir hal alıyor. İşte bu noktada pasifizmin bir diğer incisi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;positifizm&lt;/span&gt; devreye giriyor. Birinci sosyal çevrene aşılayabildiğin kadar pozitif aşılayıp sana bunun pozitif şekilde dönmesini beklerken pasif bir tutum belirlemek mutlak bir mutluluk arayışının ilk aşamasını oluşturuyor. Sonrası zaten , bu tutumun meyvelerini toplarken buluyor insan kendini. Verdiğini almak ve sessiz kalıp herşeye &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"eyvallah"&lt;/span&gt; diyerek bir çok durumdan kaçıldığı ve kaçıldığı kadarda durumlardan bir fayda koparıp mutlu olunduğu gözlemleniyor. Herşey bu kadar basitiken , insanların neden karamsarlığa düşüp sürekli ağlak modda olması veyahut nasılsın sorusuna &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Sorma abi sanırım minor depresyon yaşıyorum"&lt;/span&gt;cevabını vermesini benim aklımı bulandıran bir durum halini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat , pasifist olmak için işin özünde barış yanlısı olmakla bütünleşmiştir. İşin ana minimali &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"No war , just love!"&lt;/span&gt; şeklinde ilerlemektir. Sizlere bahsettiğim iç barışı sağlama yöntemi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;post-pasifizm &lt;/span&gt;olarak taglenebilir. Keza günümüz dünyasında savaşlar ekonomiyi ayakta tutmak için bir amaç olarak kullanılır hale gelmiştir. Buda kendisini kaçınılmaz ve mecburi bir husus haline dönüştürmüştür. Kişisel görüşüm , savaşlarıda bir kenara bırakıp görmezden gelmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Post-pasifizmin içerisinde bir takım farklı dinamikler barındırdığını söylebiliriz. Sürekli &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"high"&lt;/span&gt; bir konumda olunup , hayatı o kafadan yorumlayabilmek (yorumlayamamak) insanı ister istemez bir çok olay karşısında yorum üretme isteğini ortadan kaldırır. Bu durumda insan 5 yaşındaki bir çocuğun perspekfinden dünyaya selam çakar. Keyifli ve eblek bir durum olmasına karşın bir çok sorumluluk duygusuda bu durumun yanında hediye olarak sunulan negatif unsurlardır. Fakat bunları dahada &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"high"&lt;/span&gt; konuma çıkarak daha bi pasifize olarak üstesinden gelmek mümkündür. Bu doğruda düşünürsek , high olarak bir çok negatif durum çözülebilir fakat yanında çözülemeyen durumlarda peydahlanır ki bunlarda daha çok yukarı çıkılarak çözülür. Sonuç olarak en yukarıdan dünyaya bakıldığında bir bok görülmez. İşte o boşluğa çıkan insan evladı pasifizmin doruklarında yüzen bir devenin suratındaki gülücük kadar masum ve bebek tenlidir. Klas bir kafadır ve eşi de benzeri de yoktur. Am i Right?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasifizm ana hatlarıyla stres kaygısı güden insanların çıkar yolu üretmek adına uğraştıkları ve yoluna asfalt döşedikleri bir oluşumdur. Görüldüğü üzre pasifist olmak kolay iş değildir lakin eğer pasifist olunursa mutlak rahatlık ve sonrası mutlak huzuru yakalama garantiside mevcuttur. Denenmeli ve arzulanması şiddetle tavsiye olunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-7307821584728337391?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/7307821584728337391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=7307821584728337391' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7307821584728337391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7307821584728337391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/01/post-pasifizm.html' title='Post-Pasifizm'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4268578600628162419</id><published>2011-01-02T23:57:00.001+02:00</published><updated>2011-01-10T11:43:32.082+02:00</updated><title type='text'>Bakliyat Awards 2010 : Best Tracks</title><content type='html'>NIVA – Ghost in my head&lt;br /&gt;Midnight Juggernauts – Vital Signs&lt;br /&gt;Deerhunter – Helicopter (Diplo &amp;amp; Lunice mix)&lt;br /&gt;Dunian – Where is the problem&lt;br /&gt;Tamaryn – Love Fade&lt;br /&gt;John Roberts – Ever or Not&lt;br /&gt;Skream – give you everything&lt;br /&gt;Dimlite – Can't Get Used To Those (Afterlude)&lt;br /&gt;Miami Horror – Echoplex&lt;br /&gt;UNKLE – Follow Me Down (feat. Sleepy Sun)&lt;br /&gt;Caribou – Sun&lt;br /&gt;Surfer Blood – Harmonix&lt;br /&gt;Coyote Clean Up – DOWNHILL EXPRESS&lt;br /&gt;The Black Keys – Tighten Up&lt;br /&gt;Arcade Fire – The Suburbs&lt;br /&gt;Holy Ghost! – Say My Name&lt;br /&gt;Gold Panda – You&lt;br /&gt;Warpaint – Billie Holiday&lt;br /&gt;Darwin Deez – Constellations&lt;br /&gt;Soft Powers – Mary Never Sings Our Songs&lt;br /&gt;j. irvin dally – wild things&lt;br /&gt;Lorn – Cherry Moon&lt;br /&gt;Toro y Moi – Blessa&lt;br /&gt;Pantha du Prince – Lay in a Shimmer&lt;br /&gt;Tame Impala – Solitude Is Bliss&lt;br /&gt;C.R.S.T – Cervantis Riddim&lt;br /&gt;Magnetic Man – Perfect Stranger (ft. Katy B)&lt;br /&gt;Twin Sister – All Around and Away We Go&lt;br /&gt;Nero – Innocence&lt;br /&gt;yuk. – adept-ation for DEV&lt;br /&gt;Shit Robot – Take Em Up&lt;br /&gt;Duck Sauce – Barbara Streisand&lt;br /&gt;Porcelain Raft – See Through&lt;br /&gt;Hurts – Better Than Love&lt;br /&gt;Underworld – Bird 1&lt;br /&gt;Twin Shadow – Slow&lt;br /&gt;Bonobo – Black Sands&lt;br /&gt;Gonjasufi – Ancestors&lt;br /&gt;Emalkay – When I Look At You&lt;br /&gt;Axel Boman - Purple Drank (Original Mix)&lt;br /&gt;Architeq - Birds of Prey&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4268578600628162419?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4268578600628162419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4268578600628162419' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4268578600628162419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4268578600628162419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/01/bakliyat-awards-2010-best-tracks.html' title='Bakliyat Awards 2010 : Best Tracks'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4132503848230813862</id><published>2011-01-02T23:01:00.000+02:00</published><updated>2011-01-03T00:23:00.503+02:00</updated><title type='text'>Bakliyat Awards 2010 : Best Music Video</title><content type='html'>Arcade Fire - The Suburbs&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/16970228" frameborder="0" height="225" width="400"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/16970228"&gt;Arcade Fire - The Suburbs&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/mergerecords"&gt;Merge Records&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Baths - Lovely Blowflow&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/14402009" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/14402009"&gt;Baths - "Lovely Bloodflow"&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/anticon"&gt;anticon.&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nosaj Thing - Us (Jon Hopkins Remix)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/16442086" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/16442086"&gt;Nosaj Thing "Us (Jon Hopkins Remix)"&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/alphapup"&gt;Alpha Pup&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gold Panda - You&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/17353702" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/17353702"&gt;You // Gold Panda&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user3927733"&gt;Aly Spengler&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Coyote Clean Up - Downhill Exxxpress&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/13865034" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/13865034"&gt;DOWNHILL EXXXPRESS - COYOTE CLEAN UP&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/robheppell"&gt;rob heppell&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;Flying Lotus - Zodiac Shit&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/17570219" width="400" height="220" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/17570219"&gt;Flying Lotus - Zodiac Shit&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user3401436"&gt;la 3e heure!&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;UNKLE - Follow Me Down (feat. Sleepy Sun)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/11672311" width="400" height="227" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/11672311"&gt;UNKLE - Follow Me Down (feat. Sleepy Sun)&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/unkleofficial"&gt;UNKLE&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dibiase - Skullcrack&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/14872769" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/14872769"&gt;Dibiase "Skullcrack"&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/alphapup"&gt;Alpha Pup&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gold Panda - Snow And Taxis&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/14766922" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/14766922"&gt;Snow And Taxis&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/goldpanda"&gt;Gold Panda&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Shabazz Palaces - Belhaven Meridian&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/14561393" width="400" height="225" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/14561393"&gt;Shabazz Palaces - Belhaven Meridian&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/subpop"&gt;Sub Pop Records&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4132503848230813862?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4132503848230813862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4132503848230813862' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4132503848230813862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4132503848230813862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2011/01/bakliyat-awards-2010-best-music-video.html' title='Bakliyat Awards 2010 : Best Music Video'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2159052356607080688</id><published>2010-12-29T20:27:00.000+02:00</published><updated>2010-12-29T22:04:53.373+02:00</updated><title type='text'>Aşkı Bulma Rehberi</title><content type='html'>Kampanya! Bum Bum! Hayatın size sunmuş olduğu bu muhteşem fırsatı kaçırmayın , 1 adet aşk alana yanında manita bedava!Herhangi bir arızada yenisiyle değiştirmek ücretsiz!Bu fırsatı kaçıranın kafasında soya fasulyesi peydahlansın! &lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bu kampanya stoklarımızla sınırlı olup , Ocak ayının 32. gününe kadar geçerlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Evvela herkesin arsız bir şekilde aşk aramasına takılmış durumdayım. Nasıl bir husustur ki insanlar bıkmadan usanmadan aşkın peşinde koşar nasıl çabalar nasıl perişan olur. Evvela aşkı aramanın kuralları nedir , bir metodu var mıdır bunuda bilmemekteyim. Zaten kafamın ırzına geçen asıl hususta budur. "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ben aşk arıyorum abi&lt;/span&gt;" söylenmesi kolay bir mesele eyvallah lakin bunun getirileri bir o kadar çaba gerektiren extra komplike bir husus ki savaşmak ve sevişmemek(Bakoya sevgiler) gerekiyor. Ne ise durum ağır , durum karışık , durum delidivane. Misal oturduğu yerde aşkı arayan bireyin hayatına bakın aşkı bulmak için hiçbir bok yapmıyordur. Lakin sözde aşkı her daim aradığından kendisine "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ne oldu senin aşk işleri ha?&lt;/span&gt;" sorusu sorulduğunda "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çok çabalıyorum abi ama olmuyor :S&lt;/span&gt;" cevabını alırsınız. Hatta aşkı aradıkça dahada bi yanlızlığa kapılıp dahada bi depresyonun diplerine inip bi sigara içiyim kafasına giriyordur. Gittikçe bir saplantı haline gelen bu aşk arayışı , karanlık şarkıların ve mum ışığının hüküm sürdüğü bir hayat perspektifinin insanın ruhuna nakışnakış işlenmesi üzerine evine tıkanıp kalmış bireyler doğması pek normal bir husustur. Oysaki hunharca aşk aranmış aranmış ama sonuç olarak evde kalmış mutsuz bireyin tohumlarını çoktan çatlamış ve dallanıp budaklanmıştır. (bunlar saç baş , bacak , koltuk altı ve genital bölge kılları ile reel hayatta kendini gösterir) Evvela bu durum ne yaman bir çelişkidir ne içinden çıkılmaz bir durumdur orası hala muammadır. Bu tiplere &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Melankolik Aşk Arayan Denyo&lt;/span&gt; denmeside bu meseleden ötürüdür. Muhtemel aşkı bulma süresi : En az 1 yıl olup diğer ucu açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Lakin aşkı harbiden arayan bireylerde mevcuttur. Evvela ne istediğini bilen bir kafada önüne çıkan her türlü fırsatı (karıyı/erkeği) hüpletircesine flörtöz bir yapıda olması her zaman görülmeye değer bir husustur. Özellikle sırf aşk umuduyla belki çok kalifiyesiz belki çok bedbah bireylerle bile ağır ağır flört edip aslında olunması gereken durumdan çok çok uzaklara yelken açmak pek komik bir unsurdur. "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Abi bu sefer ağırdan alıyorum sanırım elini 2 haftaya tutarım&lt;/span&gt;" kafası çok modern bir davranış olup , o el tutuldukdan sonrada bu ağır silsileden anında uzaklaşılıp hemencikcik sevişme moduna girilmesi çok çok extreme bir modernizm örneğidir. Fakat kanımca bu davranışın sonucunda ortaya bir aşkın doğması çok düşük bir istatistiktir. Aşkı , &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aşk Pide Salonu&lt;/span&gt;ndan lahmacun ısmarlamak gibi bir durum söz konusudur. Beklersin beklersin önce mezeler gelir ufak bir balon ekmek gelir , salata gelir , ayranın gelir ama lahmacun gelmek bilmez. Zaten o yolda çoktan önündeki mezeler ve balon ekmek ile bi çıtır doymussundur ayran ise midede yüzen bir deryadır. Kalkıp gitsende birşey kaçırmassın kafası geçerlidir. Kısacası aşk ısmarlamak büyük bir ahmaklıktır lakin bunun farkına lahmacunlar fırından çıkmadan mekandan uzaklaşma isteğinin ağır derecede körüklenmesi ile hissedersin. Çoğu zamanda gitmek ve kalmak arasında bir yerlerde gezinildiğinden ya boktan bir ilişkinin içine dalarsın ya da kaçarak erdemli bir davranışta bulunursun. Bu tarz arada kalmış insanlar , aşk yolunda en çok rastlanan bireyler olup benim en çok güldüğüm olayların öznesi kişilerdir. Keza Aşk Pide Salonunda kalmayı tercih eden bireylerin hali gün geçtikçe daha bi ağlak daha bi sıkıntılı daha bi karambol hal alır. Pide Salonunun sahibi "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Eros&lt;/span&gt;" masanın fazladan işgal edildiğini düşündüğünden pispis bireyi keser olay hesap ödemeye geldiğinde ise extradan masa işgal parasınıda bir güzel yapıştırıverir. Sonuç olarak bu tarz aşkın peşine düşmüş bireylere &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Desperate Pastane Çocuğu &lt;/span&gt;denmesi pek normaldir. Muhtelem aşkı bulma süresi : 6 ay ile 1 sene arasında değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de daldan dala konan aslında aşkı hiçbir zaman aramadığını deklere etsede , kalbinin bir tarafında sürekli aşkı düşünen bireyler vardır. Bunlar genelde one night stand kafasında yaşayan insanlardır. Bu tarz bir hayatı benimsemeleri kendi beyanları ile eskiden yaşanan bir ağır bir aşkın sonrası düşülen durum olarak tanımlanır. Yılda 5-6 kez aşkı göstere göstere aramaya koyulan bu bireyler daha ilk günden sevişme eğilimi gösterdiklerinden bırak aşkı karşı tarafa herhangi bir sevgi bile hissetmeden aşk defterini kapatırlar. "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sevişince sevemiyorum abi&lt;/span&gt;" ise aşk arayışında en sık kullandıkları cümledir. Bu bireylere ise Uçan Penis denir. Muhtemel aşkı bulma süresi : En iyimser 5 yıl diğer ucu açık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sonuç olarak , aşkı çeşit kuramsal yaklaşımlar ile aramak büyük bir aptallık örneğidir. Ha bu şekilde başarılı olan bireylerin sayısıda fazladır ki ona diyecek bir durum yoktur. Lakin aşkın aslı insanı gündelik hayatının bir yerinden yakalar. Bakarsın çalışma ortamında bakarsın kantinde bakarsın otobüste bakarsın tuvalet sırasında.. Aşk heryerde lan yeterki onu gerçekten isteyin ve özümseyin. "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Niyet ettim Allah rızası için aşık olmaya uydum nazır olan Erosa&lt;/span&gt;" ile başlayan her gün aşık olmak için en muhtemel gündür. Allah yolunuzu açık etsin hafızlar. HIZLANIN!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2159052356607080688?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2159052356607080688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2159052356607080688' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2159052356607080688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2159052356607080688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/12/ask-bulma-rehberi.html' title='Aşkı Bulma Rehberi'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2444878612561917705</id><published>2010-12-14T20:22:00.000+02:00</published><updated>2010-12-14T21:11:53.768+02:00</updated><title type='text'>İş İşleri ve Getirdiği Ekstrem Meseleler</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Hop-hop iş işlerine adım atmamdan mütevellit pek bi yorgun pek bi içi ufak-ufak kafein dokunuşlarıyla gıdıklanan bir kafada sizlere sesleniyorum. Evvela boş-boş geçen keyfekeder günlerimi nasıl minnoş-minnoş doldururum kafasında önüme kadar gelen hatta bi çıtır baskı ile mecburen iş işine zıplamam gerektiği mesajı üzerine iş işine girmiş bulunmaktayım. Eh malumunuz yıllar yılı dünyanın en üşengeç insanı ödüllerini kimseye kaptırmayan ben , nasıl olurda iş işine adapte olur düşüncesi içersine düşmeme rağmen içimde bir yerlerde bezelye tanesi kadar mevcudiyeti bulunan enerjiyi dışarıya pek-pek vererek bu iş işinin üstesinden geldiğimi söylerebilirim. Ha daha iki gün oldu ha gerisi nasıl olur bilemem lakin benim gibi kaşar adamın laikiyle yapabiliceği bir iş işine girdiğimden mütevellit kafamda bi çıtır rahat. Geleceğe evvelayatından pek bi pozitif baktığımda aşikar. Düz ve net cümleler sonrası daha pek taze-taze olduğum işte başımdan geçen birkaç ilginç durumu anektodlar halinde paylaşmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvela bilinir ki ilginç olayları üzerime çekmekte üzerime yoktur. Girdiğim iş işininde pazarlama husus üzerine olduğundan mütevellit zilyon tane bireyle burun-buruna gelip cins-cins muhabbetler içerisine girmem de müktedirdir. Daha ilk günden kendini gösteren bu husus , İzmirin daha önce hiç bulunmadığım hatta adını bile duymadığım Pınarbaşı-Işıkkent civarlarında gerçekleşen hususlardan ilki sadece kamyon ve kamyoncuların bulunduğu territoryde yanımda 35-40 yaşlarında bir Cougar ile araba kafasında fallik-fallik gezmemiz sonucu zaten üzerimizdeki bakışların ne denli sıkıntılı olduğu aşikardır. Evvela hiç sınır tanımadan önümüze gelen her türlü lojistik firmasına girip "Merhaba biz Navicellden geliyoruz. Alman firması cart-curt. Araç takip sistemi taktırmayı düşünür müsünüz?" introsundan sonra pozitif respond aldığımız yerlerde cay kahve (ki her daim Oralet) ikramı üzerine 1238912312 adet tüketilen meşrubatlar sonrası genelde doğu orjinli kamyoncu bireyler ile teknolojik meseleler konuşmak bir yere dursun aralarından ekürim Cougar'a sulanan Erzincanlı bireyin bizlere "Cağ Kebabı" ısmarlaması zaten beni benden almış bulunmakta idi. Pek aktif pek haraketli geçen ilk günün son demlerine doğru hayatımda görmediğim kadar erkeğin bir arada bulunup bir adet bile bayanın bulunmadığı bir sokaklar silsilesi olan siteye yanımda bir bayanla girdiğimde hayatımın en komik anlarından birini yaşıyacağımı bilemez idim. 19238719831 tane erkeğin haraket halindeyken durup aynı anda bize bakması ve konumlarını 1-2 sn bozmamaları görülmeye değer durumlardan biriydi. Hayat durmuştu ve bütün ilgi bizim üzerimizdeydi "ahahudhqwoduqw" bunları yazarken bile gülüyorum. Kendimi KRAL gibi hissettiğim tek dakika olucak sanırım keza manita bendeydi hani! ıyk! Zaten sonrasında da nazar değmesi tadında bir olay yaşamam normal karşılanmalı ki siteden çıkar çıkmaz otopark girişlerindeki indirmeli kaldırmalı mesele kafamın tepesine giyotin kıvamında bir güzel düştü. Az kalsın araya gidiyordum ki neyseki altında plastik bi mesele varmış ki kafamdan sekerek bütün enerjiyi bünyesinde topladı. Sonrası zaten gün bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci gün ; illegal muhabbetlere daldığım ve hayatımın seyirini değiştiren hususlardan biri yaşandı. Kamyonlarına araç takip sistemi taktığımız bir işletmeye tahsilat için gitmişken ki köpek bağlasan yaşamaz bir mekanda Mustafa Beyi bekleme anında kendisinin abisi olan adını hatırlamadığım ama bende çok büyük izler bırakan birey olan abisi ile eşrefli bir muhabbete daldım. İşletmenin kapısında sürekli bir kamyon trafiği olması ve gizli kapaklı bir yerden sürekli benzin pompalanması ilgimi çekmişken içinde bulunduğumuz odaya sürekli akan kamyoncu trafiği ve milyarlar sonrası işin kaçak mazot olduğu ortaya çıktı. Zaten direk pür dikkat kesilip durumu 2007 model Ford kamyonun Denizli-İzmir istikametinde yol alırken başka bir kamyonu sağdan soldan catır-cutur sollaması üzerine ağır spesifik kamyon muhabbetinden kaçak petrol muhabbetine getirmemde çok sürmedi. Fakat bahsi geçen bu Ford kamyonun kalitesini muhabbete kapıdan müdahil olan bireyin betimlemesi aynen şöyle idi "Hani karı ile evlenirsin , ilk başlarda çok yüklenmessin sonra karı seni baş taçı eder ya , işte kamyonlarda ona benzer ilk başlarda çok basmıyacaksın yavaş yavaş basacaksın ki sonradan hızlansın" BOOM brainfuckerz! Ne ise kaçak petrol işine girersek , bu durumun kaçakcılık bürosu tarafından kontrol edildiğine ve hiçbir yaptırımı olmadığını falan öğrendim. Hatta adamlar günün sabahında 8232 yere eş zamanlı baskın yapmış ve bulunduğumuz şirketin deposundaki bütün mazotu almışlar. Adama "Ee abi senin ne işin var burda içerde falan olman gerekmiyor muydu?" sorusuna adamın "Yok yahu giden sadece mazot oluyor , bize dava açıyorlar ki benim 7 tane davam var her biri 2-3 milyar para cezasına mutakıp ediyor.Ama ben çok beyfendi adamım ondan kazanıyorum. Adamlar baskın yaptığında yemek yediriyorum , sigaralarını alıyorum sonra merkeze gidiyoruz sonra onlar beni orda içirip yediriyor geri geliyorum. İnan o kadar çok mazot satıyorum ki İzmirdeki bütün petrol ofislerinin toplamından daha çok mazot gidiyor benden. Ayda 1 milyon litre mazotum var temiz." cevabı benim ciddi ciddi kaçak mazot işine girmem için büyük bir motivasyon sağladı. Adamların sattığı mazot ise piyasa fiyatının yarısı! Mekanda yarım saat kadar bulunduk ve adamın yaptığı satış en az 10 milyarçıktı. Kafayı yiyecek gibi olduğum dakikalardan biriidi. Yedim zaten kafayı , bu işe gireceğim abi ben! Bitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki gün başımdan hususlardan sadece 2 tanesi. Yazmaya üşeniyorum esselam. Lakin 2 günde başımdan bunlar geçiyorsa bu işin devamı nerelere gider bilememekteyim. Bakiciğiz. Evvela kaçtım tosunlar. Birazcık AKARSU ile ŞELALE sesi arası bir sesle uykuya dalıcığim. Mucx!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2444878612561917705?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2444878612561917705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2444878612561917705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2444878612561917705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2444878612561917705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/12/is-isleri-ve-getirdigi-ekstrem.html' title='İş İşleri ve Getirdiği Ekstrem Meseleler'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-101397691711662006</id><published>2010-11-18T01:49:00.000+02:00</published><updated>2010-11-18T02:18:40.783+02:00</updated><title type='text'>Şahin K : Günah Keçisi Meseleleri</title><content type='html'>Mevzu bahis film çekimlerine istinaden bir adet blog paylaşmak artık elzem oldu. Sürekli durumsal hedeleri yazdığımdan bu anı tadında gelişen olay sirkülasyonunu da bir şekilde sizlere anlatmaya çalışacağım moruklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvela günlerden bir gün wcde ulvi görevimimi tam takım bir şekilde görürken çalan tel sonrası "-Abi Bodrumda 5 gün 500 tl gelir misin? + Tabi abi ordayız" diyaloğundan sonra kendimi 2 gün sonra "Şahin K : Günah Keçisi" adlı filmin setinde buldum. Ha durum ilk kez ifşa olduğunda aslında buna ben de inanamadım ama shit happens abi. Çok experimantel bir herif olduğumdan bu iş kafamada ciddi derecede yatmış bulunmuştu esselam. Ne ise , 8 kişilik bir eğitim ekibinden bir adet rolüde ben çalmıştım. 8 kişiden sadece Hüseyin ile biz birbirimizi tanıyor idik. Diğer ekip ilede ülvi bir şekilde tanışıp daha 2. günden enseye şaplak göte parmak durumunu yakaladık. Sonra sonra ne iş yapıcağımız setteki görevimiz nedir tadındaki merak edilen sorularda yavaş yavaş cevap kazanmaya başlamıştı. Bizler ilkin teşkilatlı apaçiler olup sonrası Şahin K , Nuri Alço ve Tecavüzcü Çoşkundan incilerle beyfendi olma yolunda ilerleyen gençler idik. Yönetmenin ilk filmi olması ve hava muhalefetleri sonucunda 13 gün kadar orada konaklamak zorunda kaldık falan. Fakat bu süreç içerisinde efsane derecede eğlenip , yemek sırasının her zaman ilk sırasını ve kahve-çay olayında günde ortalama ekipcek 100 bardak ortalaması yakalamıştık. Çokcada gülüp eğlendiğimiz için sevenimizde çoktu ama ağır toplar tarafından sevilmediğimizde acıktı. Oysaki biz sürekli dalgamıza bakıyorduk ki hatta mottomuzda bir Şahin K klasiği olan Aşk Adası adlı filmdeki ölümcül replikten gelmekteydi. "Biz buraya sikişmeye , eğlenmeye geldik"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi bu mottanın Şahin K tarafından bizzat seslendirmesine kışkırtmalarımız sonucu 2-3 kere denk gelmemiz de bizi dahada galeyana getirmekteydi. İçinde bulunduğumuz bu saçma sapan ama olabildiğince eğlenceli günler içerisinde bizleri en çok öldüren quest ise Çoşkun abimizden geldi. 8 kişilik ekipten bir kaç arkadaşımız ağır derece karı kız peşinde koşmaları sonucu kendilerine yakıştırdığımız "Uçan penis" yakıştırması sonucu bunu bir bilene danışalım tadında haraket ederken , Çoşkun her zaman ki gibi sağda solda avare avare gezip sürekli ona buna salça oluyordu. Yanımızdan geçerken ondan daha salça olabilicek biri varsa ki o da benim kendisine sordum. "Abi uçan penis ne demek?" ve bizi şok eden cevap 1 sn sonra kulaklarımızdan içeri girip aklımızın ırzına geçti. "Kalkanını çok gördüm ama uçanını hiç görmedim!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıkılış anından sonra tabi tabi zilyon tane olay geçmiş idi başımızdan. Biz ise herşeyi taşşak malzemesi olarak görüp herşeye "AHAHAHAAHAH" tadında yaklaşan gençler olarak son gün başımızdan geçen ağır bir husus sonrası , seti acilen terk etmek zorunda kalmış ama ben belli bir amaç için orada kalıp tekrar seti karıştırma görevini devralmıştım. Burada mevzu bahsi gecebilicek bir husus olmadığından olayı zırt diye geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak hakikaten çok experimantel bir husus geçti başımdan başımızdan. Lakin gülerek anabileceğim ve çoluğuma çocuğuma anlatabiliceğim bir anı olarak geride kalmış vaziyette. Keza çok kral arkadaşlıklar edinmiş olmam da beni mennun eden 2. husus oldu. Zaten nasıl bir set ortamıysa resmen kişisel hazlarımın haccı oldu diyebilirim. (ahahaha) Setle ilgili bir kaç foto paylaşarak bu dosyamızıda kapatıyorum. Ha birde belirtmekte fayda var. Filmde 1 bucuk dakikalık apaçi dansı sahnesinde çok kopuk işlere imza attım. Orada extra gülün lan!&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwRED-U2I/AAAAAAAAAJU/_WdEKb1-hrU/s1600/Ekip.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwRED-U2I/AAAAAAAAAJU/_WdEKb1-hrU/s320/Ekip.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540676880023049058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwZm8_5sI/AAAAAAAAAJc/_yfLKwvfSCE/s1600/ekip%2B2.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwZm8_5sI/AAAAAAAAAJc/_yfLKwvfSCE/s320/ekip%2B2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540677026827986626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwlLvHzmI/AAAAAAAAAJk/JFYUQg0qaUU/s1600/ekip%2B3.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwlLvHzmI/AAAAAAAAAJk/JFYUQg0qaUU/s320/ekip%2B3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540677225680457314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwtjsDSZI/AAAAAAAAAJs/RbchvgUR2_E/s1600/ekip%2B4.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwtjsDSZI/AAAAAAAAAJs/RbchvgUR2_E/s320/ekip%2B4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540677369548982674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-101397691711662006?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/101397691711662006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=101397691711662006' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/101397691711662006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/101397691711662006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/11/sahin-k-gunah-kecisi-meseleleri.html' title='Şahin K : Günah Keçisi Meseleleri'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TORwRED-U2I/AAAAAAAAAJU/_WdEKb1-hrU/s72-c/Ekip.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4436852442012308006</id><published>2010-09-29T23:22:00.001+03:00</published><updated>2010-09-29T23:45:19.740+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oralet'/><title type='text'>Oralet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TKOk4Xiq8aI/AAAAAAAAAJE/-4aMAH06kV0/s1600/Foto%C4%9Fraf0460.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TKOk4Xiq8aI/AAAAAAAAAJE/-4aMAH06kV0/s320/Foto%C4%9Fraf0460.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5522438856385425826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Oralet , balık yemi tadında preslenmiş aromatik meselelerin su ile çözülmesi sonuçu ortaya çıkan dünyanın en müktedir içeceğidir. Yenerekte tüketilebilir fakat fazlası zarardır hatta ziyandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için de ayrı bir yeri vardır. Oralet kraldır. Oralet candır. Kısa ve özdür. Noktası boldur. Virgülü azdır. Nedendir bilmem ama insanı sosyal bir deveye dönüştürebilicek kadar eli hamarat ve bir o kadarda naif bir içecektir. Elinde ister ince belli bardakta olsun , ister su bardağında olsun aldığında kendini ister istemez ağır bir silsilenin göbeğinde bulursun. O durumda elindeki oraletin kalitesini belli eden rengi ile iç içe geçip , fantastik öğelerle bezenmiş betimlemeye gücümün yetmeyeceği klas dünyalarda süzülürsün. Hatta bardaktaki oraletle arsızca bakıştığım dakikalar beni dünyadan soyutlayabilicek bir uyuşturucu kafasına bile sokabilir. Oralet sırf bu yüzden arsız da bir içecektir. Ne yapacağı belli olmaz. Bakarsın seni sevmez dilin yanar , bakarsın senden elektrik alır kafanı yapar. Karakterli içecektir evvela. Dünyada başka hangi içecek kendisini tüketeceği insanı seçer ki ha?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarda Allah var ki , oralet ile her daim sıkıfıkı ilişkilerim oldu. Sevdik birbirimizi anadın mı?. Fütursuz bir sevgiydi bu fakat doyamadık birbirimize. Outdoor takıldığımızda sınırımızı bilip küçük bardakta tükettiğim lakin kapalı kapılar ardında su bardağından başka bir şekilde tüketmediğim bir aşk. Dengesi bol fakat arsızlığı erotizm kokan bi husus. ŞAKALIDIR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi çok renkli bir karakterdedir ki en çok bu özelliğini severim. Kimi zaman sarı kimi zaman turuncu kimi zamansa kırmızıdır. Hatta bazen yeşil ve siyahta olabilir. Büründüğü renk adına karakterinide değiştirir ama sonuç her zaman kusursuz bir nokta atışıyla aynıdır. GEÇERLİDİR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvehaneye gittiğinde "Abi çek bi oralet/kivi/kakao/elma!" demek kadar büyükte bir keyif yoktur. Rajonu boldur lan! Ki bol şekerli tüketilir her daim. Direk kanına karışır , bütün vücudunu işkal eder. İlk yudum ile baş dönmesi aynı ana tekabül eder. HIZLIDIR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak , Oralet ; şakalıdır , geçerlidir ve hızlıdır! Bu denli unique sıfatlarla bezenmiş bir içeceği kim tüketmek istemez ki anadın mı?. Kendimi bu aşkın kucağına attığımdan beri vizyonumdaki entellektüel gelişimi inkar etmek aptallıktır. İçiyorum , içiciyim ve en önemlisi oralet ile hızlıyım bilader.&lt;br /&gt;İçin.&lt;br /&gt;Sevdirin.&lt;br /&gt;Sevişin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4436852442012308006?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4436852442012308006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4436852442012308006' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4436852442012308006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4436852442012308006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/09/oralet.html' title='Oralet'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TKOk4Xiq8aI/AAAAAAAAAJE/-4aMAH06kV0/s72-c/Foto%C4%9Fraf0460.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2369222348931118269</id><published>2010-09-22T15:12:00.001+03:00</published><updated>2010-09-22T17:30:50.669+03:00</updated><title type='text'>Dizisel</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TJn3a_F_wII/AAAAAAAAAI0/cfiSH_-FFjo/s1600/Parks-and-Recreation-1.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TJn3a_F_wII/AAAAAAAAAI0/cfiSH_-FFjo/s320/Parks-and-Recreation-1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519714861304496258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde dizilerle pek içli dışlıyım ve sanırım birkaç tanesi dişe dokunur türden. Bunlardan birincisi "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Parks And Recreation&lt;/span&gt;" , kendisi The Office yolunda ilerleyen hatta ofis hayatını belediyenin Parks And Recreation departmanında taşıyan çok soft ve eğlenceli bir dizi. Hatta son zamanlarda seyrettiğim en eğlenceli dizi diyebilirim kendisine. Ana karakter &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Leslie Knope &lt;/span&gt;tam anlamıyla öküz bir karakter. İşini herşeyden daha çok seven , iş ve ahlak kurallarına uymakta çok titiz ve aşırı saf bir birey. Ki bu da kendisini sıradan bir absürtlük katıyor.  Diğer karakterler de Leslie gibi sıradan durmalarına karşın aslında çok denyo karakterler. Özellikle &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tom Haverford &lt;/span&gt;adlı yarı Filistinli yarı Amerikan karakterinin quotesleri ölümcül. Herşey o kadar sıradan akıyor ki dizide ister istemez sizide içine çekiyor. Zaten ilk sezonun konusu da çok öküz. Belediyenin ihaleye çıkardığı bir arazinin , ihaleyi alan firmanın inşaat sırasında batması sonucu oluşan çukurun kapatılıp yerine park yapılmasını konu alıyor. Normal şartlarda oranın park yapılmasını herkesin istemesi beklenirken Leslie'nin öküzlüğü sonucu işler saçma sapan bir hal alıyor. Benim gibi öküz adamlar , bu tarz öküz dizileri zaten bu tarz öküzlüklerden dolayı sever. Bence The Office seven herkes bu diziyi kesinlikle sever , The Office sevmeyenler de sever. Kısacası herkes sever.  İzleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TJn3hFdYk5I/AAAAAAAAAI8/io4ZzGTgE6c/s1600/community.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 246px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TJn3hFdYk5I/AAAAAAAAAI8/io4ZzGTgE6c/s320/community.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519714966092419986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İkinci dişe dokunur dizi ise &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Community"&lt;/span&gt;. 30lu yaşlayara merdiven dayamış yakışıklı , zeki ve kendine çok güvenen bir avukatın , eskiden mezun olduğu üniversitedeki puanı yetersiz bulunduğundan avukatlık barosundan atılması söz konusu bu yüzden tekrar bir devlet üniversitesine yazılması üzerine gelişen olayları konu alınıyor. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Jeff Winger&lt;/span&gt; adlı karakterimiz ise nispeten kendisi kadar zeki ve çekici bir karaktere aşık olması ve ona yaklaşmak için öküzöküz işlere girişmesi seyrediyoruz. Bu işi yaparken aşık olduğu kadın dışında kadın-erkek herkesi etkileyen Jeff , bir türlü hatunu kandırmamaktadır. Gerçekten hayli eğlenceli bir dizi , luuuuup eriyip bitiyor hemen. Fakat ilk sezonda sadece 16 bölümün altyazısı mevcut , bu biraz can sıkıcı ama olsun genede 16 bölümü izlemek , binimum öküzlükler ile eğlenmek lazım. İndirin , izleyin , sevin , koşun , barakudalayın. Sonrada gelin kritik yapalım , hatta biz de kendimizce bir Community kurup İspanyol Enginizasyonlarını konuşabilir olmadı Trabzon Milliyetciliği olabilir ama en çok arzuladığım durum Geyik Faşizmidir. Gelin birlik olalım canlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2369222348931118269?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2369222348931118269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2369222348931118269' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2369222348931118269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2369222348931118269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/09/dizisel.html' title='Dizisel'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TJn3a_F_wII/AAAAAAAAAI0/cfiSH_-FFjo/s72-c/Parks-and-Recreation-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5502956606945661264</id><published>2010-09-21T23:17:00.000+03:00</published><updated>2010-09-21T23:50:55.104+03:00</updated><title type='text'>A: 30 Cm2'ye ne kadar Sinir sığdırılır? B: ÇOK!</title><content type='html'>Kürt ergenliğine takmış durumdayım. Dikkat edin heriflerin daha 9 yaşında ayva tüyü kıvamında kara kara bıyıkları çıkar. Bu duruma tavim misal. Nedir lan biz daha pipimizle misket oynarken herifler bıyıklarını bürüyordu falan. E-eh. Ha birde herifler bu o sakalları senelerce kesmezlerdi. Hiç unutmam İlkokul 3te tanıştığım Mahmut'un böyle çok haşın bıyıkları vardı. Ortaokuldan mezun oldu onlar hala vardı ve aynıydı. Veren Allah erkenden veriyor ama geliştirmiyor , gürleştirmiyorum. Onun için sinirim azalıyor , yerlerde sürünüyor. Sinirim gülmekten yerlere yatıyor hatta. AHAHAHA. Hay Allahım yahu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu dakika Peter Ebdon denen Snooker -bir çeşit bilardo- oyuncusuna ağır tavım. Pezevenk bir atış yapmak için min. 1 dk bekler mi a.q?!. Hatta herif öyle über bir birey ki , cebin ağzındaki topu vurmak için bile 30 sn bekledi! Böyle adamları kesmek lazım , kemiklerinden snooker topu yapmak lazım. Pis herif , tiksindim lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen farkettim de , ben uçak yolcuklarına hep aç karınla çıkıyorum. Aç gidiyorum , aç geliyorum. Hatta çoğunda bu yüzden cakkıdıpakkıdı sakız çiğniyorum. İğrenç bir durum ki o günün geri kalan kısmında da yemek yiyemiyorum. Bu bir çeşit uçak fobisi midir diye soruyorum kendime. Ama yok abi , olsa bilirim. Eh zaten biliyorum. Hay sokayım bu çelişkiye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Neon işi yapan Çanak-Antencilere de tavım. Ne alaka lan neon ile çanak. Allahsızlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram gezmelerinde çok susuyorum. Her susadığımda hangi misafircilikteysek buzdolabına doğru yollanıyorum soğuk su derdinde. Böyle açıyorum dolabı , 50cl plastik su şişesinde minnoş suyu görüp sarılıyorum. O suyu içerkende evin müritlerinden birine yakalanıyorum. Fakat işin ilginç tarafı nedense sürekli -Hacıdan gelme Zemzem suyunu- içiyorsun Sedat diye uyarılıyorum! Sonra kendime kızıyorum nitekim o da hararetimle birlikte geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bızıt olayını soran bireylere sesleniyorum. Bir açıklama bekliyorsunuz biliyorum. Fakat kendisi içsel bir metafor. Barakuda , uzay ve cips gibi. Durumu sakın yanlış anlamayın , her şey ben de başlayıp bitiyor. Misal ; Bızıt benden çıkıyor , boşluğa karışıyor sonra gözlerimde yaşayan bir el tarafından yakalanıp beynime tekrar konuyor. Böyle düşünün bak , işin içinden çıkıcaksınız. Check in or check out hani. Ne biliyim belki bir şelalenenin yanında top sektirmekte olabilir. Bunun gibi bir hissiyatı var. Bızıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çirkinlik üzerine bu kadar geveledikten sonra , internetten soyutlandığım 4-5 gün sonrası profilimde "ne kadar yakışıklısın/güzelsin" testini çözülmüş bir halde buldum. Evvela bundan ziyade %90 güzelsin sonucunu görünce adeta yıkıldım. Güzelsin ne lan ha GÜZELSİN NE?!. Dellendim Facebook dellendim!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat her şeyden öte bir konu var ki , çok canımı sıkıyor. -1.99- ile sınıfta kalmam sonucu , 4. sınıftan ders seçemiyorum haydi onu anlıyoruz da 3. sınıftan yeni ders nasıl seçemiyorum arkadaş! Mis gibi seçmeli dersleri alıp , hakkından gelicekidim. Olmadı , aldırmadılar. Sikkosikko dersleri tekrardan alıp yükseltmek adına savaşıcağım. 3 ders için koskoca dönemimi ezdireceğim. Çok sinirliyim bu hususa çok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir katsayım tavan yapmışken , bu limanı terketmenin envai çeşit salty duygularını yaşıyorum.Gi..Gi...Gittim. Hatta Defolup gittim!&lt;br /&gt;LAAAAAN!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5502956606945661264?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5502956606945661264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5502956606945661264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5502956606945661264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5502956606945661264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/09/30-cm2ye-ne-kadar-sinir-sgdrlr-b-cok.html' title='A: 30 Cm2&apos;ye ne kadar Sinir sığdırılır? B: ÇOK!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1071398322022985870</id><published>2010-09-08T23:33:00.000+03:00</published><updated>2010-09-09T00:12:42.272+03:00</updated><title type='text'>Çirkinlik Silsilesi Nah Böyle Çözülür lan!</title><content type='html'>Bundan önceki yazıda Çirkinliğin boktan ehemmiyetinden bahsetmiş idim. Lakin şimdi ise bu denli bir sorunu nasıl mantıklı bir şekilde cözebiliriz bunu irdeleyeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvela , jeopolitik konumu itibariyle transit bir konuda bulunan Anadolunun 5000 sene boyunca farklı ırkların kaynaşması ve -gelen vurmuş giden vurmuş- hesabı insanlarının gittikçe çirkinleşmesini en kısa sürede nasıl çözeriz sorusuna cevap ararken geliştirdiğim tezi sizlerle paylaşıcağım. &lt;br /&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TIf8OHQ30KI/AAAAAAAAAIk/zy_aXOks3JM/s1600/G%C3%BCzelle%C5%9Fme+silsilesi.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 134px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TIf8OHQ30KI/AAAAAAAAAIk/zy_aXOks3JM/s400/G%C3%BCzelle%C5%9Fme+silsilesi.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514653588136644770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şekil (1.A)'da da görüleceği gibi elimizdeki dünyalar çirkini Türk erkeğini , yurtdışından gelen arı bir ırka mensup yılan gibi minnoş karı ile çifleştirilmesi hususunda , doğucak bebeğin 1/2 güzellikte doğması beklenir. İnce bir hesapla 2-3 defa çiftleşme sonucu doğacak bebeğin güzelliği %80 dolaylarına vurur ki bu da bir insanın çirkinlikten çıkıp güzel bir birey haline dönüşmesini sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözümü bu denklem üzerinden haraketle ülkemize dışarıdan 200.000 ila 250.000 arası çiftleşmeye hazır güzel hatun transfer eder isek ve bu bireylerin 10 senelik yumurtlama döneminde 7-8 çocuk doğurmasını sağlar isek nufusumuza 1/2 güzellikte 2.250.000 birey katmış oluruz. Bu bireylerin de 18-25 sene sonra çocuk doğurucak kıvama geliceği düşünülürse ve bu momentumda çocuk doğurmaya devam ederlerse yaklaşık 50 senede 20.000.000 ila 30.000.000 arasında hem %50 hem de %60 güzellikte bireyi işin içine dahil ederiz. Eh bu mantıkla bir 50 senede daha 75.000.000 civarlarında minnoş eli ayağı düzgün insan evladı bulunur bu ülkede. Ve o süreç içerisinde ülkedeki çirkin insanlarında 10.000.000 dolaylarında çocuk yaptığı düşünülürse , ülke nufusu 130.000.000 iken bunların hemen hemen yarısı güzel insan olacak idir. Evvela , bu da bizleri dünyanın en çirkin ırkı olmaktan kurtarıp gayet ortalama güzellikte bir ırk haline getirir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer lafım dinlenirse bu iş olur arkadaş. Ben de gönüllüyüm. Yabancı bir hatun versinler 10 tane çocuk koymanın ulan! Bu ülkeyi 5.000 senede bu hale getiren çirkin insan evlatlarına en güzel cevabı ancak ve ancak bü ülkede yaşan insanların azmi ve çalışma isteğiyle cevap verebiliriz. Ha unutmadan burdan en az 3 çocuk diyen başbakanada selam olsun , çok geri kafalı düşünüyorsun sen bilader. En az 8 çocuk bu işin reçetesi! Ahaha!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esselamla koyun çocuğu , bitti!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1071398322022985870?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1071398322022985870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1071398322022985870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1071398322022985870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1071398322022985870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/09/cirkinlik-silsilesi-nah-boyle-cozulur.html' title='Çirkinlik Silsilesi Nah Böyle Çözülür lan!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/TIf8OHQ30KI/AAAAAAAAAIk/zy_aXOks3JM/s72-c/G%C3%BCzelle%C5%9Fme+silsilesi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-3725966247453946654</id><published>2010-09-07T17:13:00.000+03:00</published><updated>2010-09-16T00:21:33.863+03:00</updated><title type='text'>Ugly Duck vs. Bizler lan!</title><content type='html'>Abi çirkiniz . Şu ülke sınırları içerisindeki herkes anadan doğma çirkin . Aksini söyliyeni alimAllah taşlarım , öyle banaz öyle ateşliyim bu konuda. İşin içinden çıkılmayacak  bir çirkinlik paradoksu ve circle mevcut . Olmaz , bu çirkinlik sıfatından ne yapsak ne etsek en erken 1 asırda kurtuluruz esselam. Eldeki çirkin birey katsayısını azaltmak için canla başla çalışmalıyız (şu an kanımca %96 civarlarında) Eh peki ne yapmalıyız?. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat önce belirtmek gerekir ki ; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah kalkıyorsun , yüzümü yıkamak için banyoya ilerliyorsun sonra ansızın aynaya takılıyorsun ve çirkin bir insanla karşılaşıyorsun . Sonra kahve yapmak için harakete geçerken evdeki bireyleri görüyorsun herkez çirkin çirkin sana bakıyor . Eh diyorsun , bakkala çıkıyorsun bi paket sigara almaya bakkal herif dünyalar çirkini esselam . Devam ediyorsun bi lokantaya giriyorsun , servis yapan kız dünyanun en çirkin insanı oylamasında birinciliğe oynar öyle hızlı manita. Peki diyorsun , çorbaya bol bol limon sıkıyorsun ama genede olmuyor abi. O iştah orada kaçıyor aynen sabah kahveni yarım bıraktığın gibi , sigarayı yarısında söndürdüğün gibi , yüzünün yarısını yıkamadığın gibi! Bütün bunları sorgularken kendini ansızın hızlı hızlı yürüken buluyorsun ,kendine geldiğinde birden diğer insanlara taklıyorsun. Sağından solundan hızlıca geçen çirkin insan topluluğu , üzerine meteor gibi yağıyor pezevenkler . Ulan güzel birini göreyim diye çılgına döndüğün o dakika , bijuteri tadında bir yerden sarışın yılan gibi bir karı çıkıveriyor . Oh lan diyorsun tamam bu karı hakikaten hızlı lakin sonra bacaklarına bakıyorsun yamuk hatta biraz daha dikkatli bakıyorsun ağzı da yamuk! işte o dakika bir kez daha yıkılıyorsun , abondane oluyorsun , baş parmağın uyuşuyor. Kendini eve zor atıyorsun. Derin bir nefes alıyorsun ve bir hışınla tvyi açıyorsun. Ama açmanla kapatman bir oluyor , Burcu Esmersoydan başka bir allahın kulunu göremiyorsun güzellik adına. Ha belki şanslıysan "Kendi"yi falan görüyorsun ki o gün bir zafer kazanmış gibi sevinebilicek bir enerji oluşuyor. Neyse , tvden istediğin verimi alamadığın o dakika bilgisayara uzanıyorsun Facebooka damlıyorsun rütin kontrol adına. Fakat Facebook adını Uglybook olarak değiştirse anında olduğun yerden kalkıp cebindeki beyaz mendili çıkarmak süretiyle halaya durucaksın gibi hissediyorsun. Binlerce kafası büyük , ağzı şiş , burnu yamuk , gözü şaşı , götü tekne büyüklüğünde insanları görüdükçe bu isteğin daha da körükleniyor. Bıkkınlık , sıkkınlık , tıkkınlık ... Her bi "-kınlık" üstüne çullanıyor , beyninin ırzına geçiyor. "Bıııızııııııııııt" Yeter lan diyorsun! Fakat kendinin de çirkin bir insan olduğunu bilmek seni ansızın frenliyor , OH diyorsun o dakika kocaman bir OH. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYALAR ÇİRKİNİYİZ LAN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.s : Peki bu durumu nasıl çözeriz hesabı da yarın bugün düşer. A.e.o &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çirkin kalın my dearnessss!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-3725966247453946654?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/3725966247453946654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=3725966247453946654' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3725966247453946654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3725966247453946654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/09/ugly-duck-vs-bizler-lan.html' title='Ugly Duck vs. Bizler lan!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4484971520179996175</id><published>2010-08-30T04:07:00.001+03:00</published><updated>2010-08-30T04:30:12.407+03:00</updated><title type='text'>Ayak Parmağı Sıkılan İnsanın Dramı (Lan!)</title><content type='html'>Lan çok sıkılıyorum , lan çok zormuş hayat , lan iki kere iki 2 buçuk çıkıyor , lan develer tellak falan değil bildiğin fil , lan Cocacola'nın içinde ayran var , lan Radiohead yeni albümünde Mor ve Ötesinden esinlenicekmiş , lan hani vapurlar falan derler ya yalan o hani memeler falan olucak o , lan 3. çoğul şahıslarmış ya onlar onlar yalanmış 4. akvaryumgilmiş aslında onlar , lan sapanla kedi vurmaya çalışan bakkalın çırağı komodoejderhası vurdu az önce, lan yalan habere inanmayın ama inanırsanız da tatlı olur , lan hayatımda içtiğim en tatlı şeyi unuttum , lan lan lan yazmaktan bıktım! LAN! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünü dünyanın en sıkıcı günü ilan ediyorum. Paramparça olan uyku düzenimin bana sağladığı geceleri yaşama zorunluluğu şu dakikalar ters tepmiş vaziyette. Chilloutgil şeyler dinleye dinleye rahatlamayan tek ayak baş parmağım kaldı lan. Onunda yarısı uyuştu. Bağdaş kurucam şimdi , belki açılır. Açılması lazım çünkü o bana lazım. Onunla iyiyiz. Onunla sıkıfıkıyız. Aman ne hoş.Lafı aramızda kendisini kesip yemeyi düşünüyorum. Sevdiğim şeyleri yiyip bitirmek gibi bir huyum var evveliyatından kalan. Yok aslında burcumun üzerindeki yükselenin etkisiyle oluşan bir husus bu. Çabuk sıkılıyorum , çabuk sıkılınca acıkıyorum . Sonrası bilindik bir circle. Dön baba dön!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evime mülteci bir anne kedi ve 5 adet yavrusu konakladı bu aralar. Mutfak tezgahımın altında minnoş minnoş takılıyorlar. Az önce gittim baktım , uyuyorlar lan! Uyumasınlar! Tilt oldum. Hem bedava konaklıyorlar , hem ev sahibi sıkılınca gelip yoldaş olmuyorlar. Sikerim böyle işi. Yavru kedilere göz diktim şimdi , açız mütemadiyen. Ayak parmağı ile yavru kedi arasında seçim yapmakta zor olucak. Olsun zoru da severim ben. Burcumun altındaki yatan Karadenizli çılgın çocuktan kalan şeyler bunlar. Ay neyse ayol. Ben çorbama bakıyım . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünün Menüsü :  &lt;br /&gt;Ayak Parmağı Çorbası&lt;br /&gt;Yavru Kedi Salatası &lt;br /&gt;Cocacola Şişesi İçerisinde Yayık Ayran&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dııııt!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4484971520179996175?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4484971520179996175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4484971520179996175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4484971520179996175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4484971520179996175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/08/ayak-parmag-sklan-insann-dram-lan.html' title='Ayak Parmağı Sıkılan İnsanın Dramı (Lan!)'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-995271579263544720</id><published>2010-08-16T04:55:00.000+03:00</published><updated>2010-08-16T05:29:50.781+03:00</updated><title type='text'>Katil Lambağğ</title><content type='html'>Uzun süre ayrı kalkdıktan sonra buraya bir şeyler dökmek zor bir mesele haline dönüşüyor. Öyle ki etrafıma bakıyorum - bu genelde masanın üzeri oluyor - ne ile ilgili bir nane yazayım sıkıntısı paralelinde durup sonra sonra -ha siktir lan- diyorum. Sebebinide sizlerle paylaşmadan duramıyacağım sanırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün , fakültenin önünde Erdemle ders öncesi ağır muhabbete girmişiz. Ortam pek bi entel , çıldırmışız ki Orta Asya Türklerinin yaşam şekillerinin bilinç altımıza ne şekilde etki ettiğini falan tartışıyoruz. Ne ise , sonra sınıftan bir karı gelip Erdeme selam verme hususuyla aramıza oturuveriyor. Eh tanımam etmem kendilerini lakin pek bi malzemik karakter olduğu aşikar gibi görünen slowcore yaşayıp tiky geçinen bir birey. Oturma düzenimizin de ortama katmış olduğu ağır hava hususunda bankta aramıza aldığımız karının yanı başlarında laklak muhabbete devam ediyoruz. Kitaplardan alıntı falan da yapıyoruz hatta. Neyse şu kitapta şöyle diyordu bu kitapta şöyle diyordu şu yazar bu yazar giderken karı 2-3 dk duran sessizliğini -pardon yağğ- diyerek kesti. Herşey güzel hoş falan ilerlerken , Erdemle ikimizde sanki anlaşmış gibi birden susup karıya döndük ki bu karıda ayrı bi stres oluşturdu. Sonra karının söylediği ve kafamızı dandan siken pasajı yazıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yağğ Stephan King ile işte konuşmuşlar falan , şey demişler King'e yaağ kitap yazarken nelerden ilham alıyorsunuz kiğğ? İşteğğ Kingde şeyğ yapmış , şey masaya bakmış işteğğ orda bir tane lamba görmüş falağn işte. Sonra durup şeyğ demiş masanın üzerini göstererek. Lamba işteğğ , onunla ilgili yazabilirim mesela. KATİL LAMBA demişş"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha siktirler ki ha siktiri bir şok yaşadıktan sonra tamam abi hadi gidelim edasıyla sınıfa doğru koşar adam uzaklaşmış bulunup , acaba -bu karı ne anlatmak istedi ulan- ambalesi yaşayıp mutlak sessizliğe gömüldüm ders boyunca. Orta Asya Türklerinin sosyolajik yapısı vs. Katil Lamba ikilemi arasında ilinti kurabilen bir birey olmasından mütevellit alnından saygı ile öpmeyi istedim sonraları ama pek bi zayıf karakterli birey olduğumdan , bu eşsiz bireye 5 metre bile yaklaşamadım senelerce. Utanç duyuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse her yazma sıkıntısı çektiğimde aklıma masa gelir , masadan bu hikaye gelir. Aklım durur , yazmaktan vazgeçerdim. Ama artık böyle bir şey olmayacak. Bir şeyler yazdığıma mı sevineyim içimi döküp bu lanetten kurtuluduğuma mı bilemedim vallahi. Neyse ben sigara ve leş kolamı içip , yaz okulu final dönemine odaklanıyım en iyisi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALLAHA EMANET OLUN!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-995271579263544720?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/995271579263544720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=995271579263544720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/995271579263544720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/995271579263544720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/08/katil-lambagg.html' title='Katil Lambağğ'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-671777396733091335</id><published>2010-06-28T22:47:00.000+03:00</published><updated>2010-06-29T00:09:20.933+03:00</updated><title type='text'>Kahve ve Sigara</title><content type='html'>(Dıt dıtdıt dııııııııt)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melodinin gittikçe arttığı yere sol elini uzattı ama telefonu yakalayamayıp yere düşmesine sebep oldu. Paramparça olan telefonun sesi ile birlikte arsız melodi kesildi. İlginçti çünki sıradışıydı. Bunun farkındalığıyla yatağından zıpladı. İstemsiz şekilde üç beş saniye gözlerini ovaladı sonra aniden parçalanan telefon geldi aklına. Tekrar ani bir haraketle telefonun parçalarını topladı yerden. Telefon üç parçaya ayrılmıştı ve tek tek toplamaya başladı. İki bin parçalık bir puzzle yapıyormuş gibi hissetti kendini telefonu birleştirirken. İlk kez düşürmüştü telefonunu ve ilk sim kartı taktışının üzerinden çok uzun bir zaman geçmişti. Zorda olsa telefonu topladı ve banyoya doğru ayaklandı. Önce yüzünü yıkadı sonrada bütün bedenini buz gibi suyla. Çok kısa sonra da işi bitmişti. Yetişmesi gereken bir ritüel vardı. Koşarak mutfağa gitti ve direk kettle'in düğmesine uzandı. Su kaynarken bilmem kaç gündür yıkanmayan bardağı suyla bir güzel çalkaladıktan sonra sıra kahve ve şeker kombinasyonunu yakalamaktaydı. Bir kahve bağımlısıydı ama artık midesi bu denli ağır kahve tüketmesine izin vermiyordu. Bu yüzden bir arkadaşının kahveyi bırakması için ona önerdiği tekniği kullanacaktı. Az kahve , bol şeker. Arkadaşı bu bileşime "Orospu kahvesi" diyordu. Bu aklına gelince küçük bir tebessüm oluştu suratında , kahvenin neresi komik olabilirdi diye düşündü peşinden. Yaklaşık altı aydır orospu kahvesi içtiğinden iyiden iyiye alışmıştı bu duruma. Kettle'dan "klik" diye bir ses gelince suyun kaynadığını anladı ve kahvesini hazırladı. Bir güzel karıştıktan sonra eşsiz buluşmaya gelmişti sıra. Birden heycanlandı ama sonra kendini yatıştırması gerektiğini bildiğinden derin bir nefes aldı. Bu dakikalar hayatının en haraketli dakikalarıydı. Çok fazla haraket etmeyi sevmezdi oldum olası. Sabit bir bireydi ve sabit yaşamayı hayatının ilkesi haline getirmişti. Zaten sırf bu yüzden çok önemliydi önündeki bir kaç dakika. Hazırdı. Sigara ve Kahvenin eşsiz buluşması artık başlıyabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kibritini yaktı ve okkalı bir nefes aldı fakat öncesinde kahvesinden iki yudum almayı ihmal etmemişti. "Her zaman ki gibi ha" dedi içinden. Sigaranın ilk nefesi ile başının hafif bir şekilde dönmeye başlaması bir oldu. Benliği de kendisi gibi hazırdı , kalbi zaten kafeinin etkisiyle yavaş yavaş hızlanmaya başlamıştı. Hayatının son on yılında değişmeyen tek şey varsa o da bu duyguydu. Zaten sadece bu kalmıştı elinde. Sadece kendisi vardı sabit ve monoton hayatının yelpazesinde. Ve ikinci fırtıda çekti. Artık yanlız değildi , başı çok daha hızlı dönmeye başladı ve bir yudum kahveden sonra kalp atışları bu ivmeyi takip ediyordu. Ve üçüncü ve dördüncü ... Bilinç ile kalp atışlarının hızla artan sevişme seslerini duymaya başladı. Kendini çok özgür hissetti ansızın ve isterse duruma daha da renk katabileceğini bildiğinden biraz daha asıldı sigaraya , kahveye. Kafeini hissedebiliyordu -kutkut- atan kalbinin her notasında. Benliği , yıllardır sevgilisini bekleyen bir arsızdı o dakika ve sadece kalp atışlarına endekslenmişti ve gittikçe alevleniyordu , sevişme sesleri artık çığlık çığlığa bir senfoni oluşturmuştu. Mutlak bir arzu akıyordu , bilincinin dahada hızlan dediği kalbinde! Bir yudum ve bir nefes kalmıştı orgazma , çok yakındı. Uyuşmuş bedeni bunu düşünmeden yapmasını emrediyordu. Ve yaptıda. Boom! Bilinç kalbine , kalbi ise bütün bedenine hükmetti. Nefes almakta güçlük çekiyordu ama bu büyülü anı bozmamak için hiç haraket etmedi , edemedi. Hayatının en eşsiz anını basit bir haraketle bozmak istemiyordu. Bilinci kalbine tecavüz ediyordu! Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki göğsünü parçalıyıp arşa değeçek gibiydi. Ölüyordu ama çok mutluydu. Yüzüne çocukluğundan beri ilk kez gerçek bir gülücük konmuştu. Ve o anda bilinci kalbine son emri veriyordu. DUR!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-671777396733091335?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/671777396733091335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=671777396733091335' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/671777396733091335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/671777396733091335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/06/kahve-ve-sigara.html' title='Kahve ve Sigara'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2086363262810967024</id><published>2010-06-26T00:27:00.000+03:00</published><updated>2010-06-26T00:46:04.676+03:00</updated><title type='text'>SuDone</title><content type='html'>Bunca yazıdan sonra , farklı bir dokunuş ve amaça hizmet eden bir yazı yazmak çok acı. Sevdiğimiz bir şey olmasa şu dakika buraya bir şeyler düşmeli. Uzun vadede yapılan hataların , geçmiş kaygısı gütmeden sürekli ileriye dönük yapılanma içerisinde olması gibi masun ve gerekli bir husus. Fakat deniyeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı , ne kadar çalışıldıysa o kadar olmadı. Sinirden kaçmak en doğrusu şu dakika ama bu sözcük beni çılgına çeviriyor. Olmadı demek , bir kenara direğin dibine hayvani dürtülerle dışkılayıp koşar adam kaçmak gibi. Fakat bunu söylerken hissedilen duygular bunun tam tersi şeklinde tekerrür edebilir. "Oh" denilebilir peşine "oy" denilebilir. Ama sonuçta bir gerçek vardır ki "olmamıştır" . Varsın olmasın , varsın durulsun , susulsun. Hatta sineye çekilsin ama gerçeklerden hiçbir zaman kaçılmasın. Aynaya baktığında beyaz bir ışık hazmesi görünmesin , ışıkları açmayı unut ki bunu daha net farkedesin. Zaten beyaz bir gülünde gölgesi siyahtır demek kadar arabesk bir tavır bu. Aslında iki tanesindir ama kafanı 180 derece cevirmeyecek kadar acizsindir o dakika. Aynalar da o iş için vardırlar ya zaten Olmaz. Hep karşıya bakarak onun arkasına sığınmış olan gölgeyi işaret edip , kahkahalar atmak olmaz. Zaten olmadı da. Şaklaban olmanın ve intikam duyguları içerisinde kavrulmanın bir faydası olmaz. Tekrar söylüyorum "olmadı da." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ben aynaya bakabiliyorum ya , saçlarımı tarayabilicek kadar bir ışık görebiliyorum ya bu bana yeter. Fazlasını istemem zaten topu topu yüreğiyle yufka açan bir ufonun farlarıyla yaşıyorum. Keşkek yiyen keşkeler zaten bir kağıda betimlenmiş ve Marsa yollanmış. Dedim ya aynamla ben mutluyum. Bakıyorum , görüyorum sonra susuyorum. Ne kalendar bir husustur ne aklı selim bir davranıştır bunu ufonun farlarında gezen böcekler söylüyor. Selam olsun onlara. Bazen aynamın üzerinde bile geziniyorlar ya çok mutlu oluyorum. Aslında uzatmakta fayda var ama çok uzunda sevmiyorum. Bir de nedense artık sinirlenemiyorum. Çok tatlı bir durum ama ne hikmetse dominant duyguların hepsi bu kadar masum değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ama olsun herşeye rağmen hiç durmadan bakaliceğim bir aynam var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Susdone.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2086363262810967024?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2086363262810967024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2086363262810967024' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2086363262810967024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2086363262810967024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/06/sudone.html' title='SuDone'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4418838857413986143</id><published>2010-04-06T03:35:00.001+03:00</published><updated>2010-04-06T15:12:36.733+03:00</updated><title type='text'>Binimum Denyolaşma Evreleri</title><content type='html'>Bu sefer farklı bir tribe gireceğiz. "Gönül Yolculuğu yapacağız , epik meselelerin peşinden ilerleyeceğiz." Hah. İllüstrasyonlar ile güçlendirilmiş bir resital sunacağız. Kendi hayatımızdan birkaç kare paylaşacağız sonra durup içlenip " Ah ulan Remzi , Ah ulan Kamuran" deyip saç baş yolacağız. Öyle mi düşünüyorsunuz? HAYIR ulan. Bunların hiçbiri olmayacak. Yok lan birazı olacak. İllüstire iyidir , candır. Let me try it my sweet hunnybunnykunnylerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 1 : Beginning is not just a Candy!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qTyV0GVpI/AAAAAAAAAIU/dQhG19sle6s/s1600/1.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qTyV0GVpI/AAAAAAAAAIU/dQhG19sle6s/s320/1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456836391571183250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla söze gerek yok. Filler ile kaotik bir savaşa girdiğim ve sonrası ifil ifil esen rüzgar ile filin balgamı arasında bir köprü oluşturup o sacın ön buklelerinin oluşmasında pek yararlı olduğu görülür meselenin. Cok körpeyiz , kaç kaçtır , ne nerede yenir falan tadındaki soruların ön koşulları ile kafamda yeni yeni oturmaya başladığı sikindirik bir dönemdir. Ama ben mennunum , ama ben kalendarım. Höyt lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;VARAN 2 : Mezuniyet'in İçgıdıklayan Deklaşör Etkisi! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qRUUcEX6I/AAAAAAAAAHM/7KalNHjSI6Q/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 231px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qRUUcEX6I/AAAAAAAAAHM/7KalNHjSI6Q/s320/2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456833676782624674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dur dur önce bi sigara tellendirelim. Peh. Meseleyse mesele kardeşim. Bu fotoyu ceken cılgın kardeşim hala gözlerimin önünde. Keza kendisinin Düzce'nin girişinde ve çıkışında , orasında burasında elinde fotoraf makinesi ile BİLBORDLARA reklam olduğunu evvela biliriz. Eh malum KRAL işçilik cıkarmış. Bu yazıyı okuyorsa ellerinden öperim. Entellektüel Düzceli sıfatını alnına peceye yazar yapıştırırım. Allah razı olsun. Bu fotoraf sonrası hala körüm (soyut anlamda falan). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 3 : Bombastik İzmir vs. Hopçiki Düzceli!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qR3VT9EkI/AAAAAAAAAHU/7654dmUpaqQ/s1600/3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qR3VT9EkI/AAAAAAAAAHU/7654dmUpaqQ/s320/3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456834278312448578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oh moh. Nedir bu deli divane hallerim bilinmez. Lakin ilk tadıştır , ilk öpücüktür Nazlı İzmire. Tadı hala damağında ki bu savaşın tartışılmaz galibir şu an diyar diyar nefesini cektiğimin İzmir. Taşı altın , suyu garip kimyalsallı bol kıl yapan İzmir. Severiz , tadarız. Peşindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Varan 4 : Prep , Krep , Direk Mesele!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSEC6qCCI/AAAAAAAAAHc/pwZtG6fZg-4/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSEC6qCCI/AAAAAAAAAHc/pwZtG6fZg-4/s320/4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456834496712804386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah şu cılgın zamanlar. Evvela tarizden hiç kaçmamışız , Emo Antisemptazanı Şirin Tripler. Yanlış ama doğru şeyler. Cok büyük bir adım , cok büyük bir meseleye giriş. Şöyle böyle şeylerin peşinden koşuş , birden hopçikiler falan. Başım dönüyor lan o zamanları düşündüğümde. Özledim bide galiba yahu. Ah şu okulun son sene sendromları , belli bir kalıp varsa bunun dışında söyleyin 5 lira işler benden. Neyse lan , kesiyorum burada. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 5 : Det! Gene mi Sinek dolaşıyor Florasanda! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSLlMoRrI/AAAAAAAAAHk/4RmL2ueAcH0/s1600/5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSLlMoRrI/AAAAAAAAAHk/4RmL2ueAcH0/s320/5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456834626174076594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spontane gelişen sıkılma ataklarının , mahrur bakışlar ve dadaist bir tavırla birleştiği anın tadını cıkarmak nedir lan? Ben bilmem , benim meselem , benim şukelalığım. Keza baya baya işe yaradı bu körpe sincap haller. Mazide bir ükdedir , oralarda sürünür durur. Tastik ederiz , etmeyiz ama genede severiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 6 : Hometown! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSWsYLScI/AAAAAAAAAHs/khQySxRsnls/s1600/6.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSWsYLScI/AAAAAAAAAHs/khQySxRsnls/s320/6.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456834817080117698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telli telli şu telli turna (8)! Neme lazım neyin ne olacağı belli olmaz. Orda da bulur bizi külliyen zirzop. Mahrur bakışlar gene sahnede , gene o sikici masumane tavır sergilenmiş. Ne diyelim ne olsun. Pure , soft , neşeli , tantumlu şen şakrat günlerdi. Cıstak cuptak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 7 : Önüm Arkam Sol İç Çapraz Sağ Arka Baldır Kası Düğmesi! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSf4CXu4I/AAAAAAAAAH0/tZe4ejDk9OE/s1600/7.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSf4CXu4I/AAAAAAAAAH0/tZe4ejDk9OE/s320/7.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456834974828706690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kendine ne ettin seslerinin bir kez daha hat saffaya ulaştığı o cılgın günler. Eh biz buyduk , bu olacağız , içimde bir Kurt öldü falan. Dedik ya neyin ne olacağı belli olmaz diye. Al sana haykırış , al sana İmza. Tüh sana , tüh bana. Ama ORDAYIZ! Belkide tam yanındayız filan. Seveceksin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 8 : Lemonsal Konaklama!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSnaG2b4I/AAAAAAAAAH8/l0EqZdQxcf4/s1600/8.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSnaG2b4I/AAAAAAAAAH8/l0EqZdQxcf4/s320/8.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456835104233385858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamlı , giderli , heycanlı , tükenen , bitmeyen , bıkmadan temelleri sağlamlaştıran , böyleside varmış denilen eşşiz zamanlardı. Sevdik , sevildik , durmadık , yenilendik , büyüdük ve en önemlisi genişledik. Öperim kucaklarım Limonumu buralardan!Büyük bir teşekkür borçluyum! Luvya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 9 : Kendi Halinde bir Bakliyat!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSxbXje-I/AAAAAAAAAIE/K0eQ4bEm85M/s1600/9.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 269px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qSxbXje-I/AAAAAAAAAIE/K0eQ4bEm85M/s320/9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456835276370574306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvela cok arzulandı , cok istendi ve sonunda beklemenin sonucu alında ve Bakliyat rahata erdi. Kafası rahatladı , benliği bi çıtır değişti ama sonra doğru yollar hep bulundu. Büyümeye devam etmenin cezasıda cekildi , sevincide paylaşıldı. Cok hızlı ilerlendi , bazen bu hızdan dolayı cokta yavaşlandı. Yavaşlanan o noktada Hızlı bir Limon takviyesi ile tekrar haraketlendi. Haraket halindeyiz , devam ediyoruz. Son bir foto daha , sonrası tekrar aranızdayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Varan 10 : Şimdisi Budur , Sonrası Bilinmez. 3'e Kadar Say Geliyorum! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qS6AF5nTI/AAAAAAAAAIM/Lqu8fHA2-fE/s1600/10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qS6AF5nTI/AAAAAAAAAIM/Lqu8fHA2-fE/s320/10.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456835423667592498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvet gene geldik , cok meseleli cok alengirli cok bi boka yaramayan bir metinin sonuna. Bu yazıyı yazarken hayatımdaki diğer etmenlerden arınmaya çalıştım , uzak durmaya çalıştım ama Lemondan kaçamıyorum malesef. Ahahaha. O hep burada , yanımda. Benimle hatta bizimle. Sonuç olarak şu an bu denyo bu halde , farklı meselelerin peşinde. Öyle KÜCÜKTEN BÜYÜĞE sıralandım , sizleri selamlarım. Eğlendim lan bu yazıyı yazarken , bu oldu a.q. Teşfik primi yiyen Kuala gibiyim falan. Det bana det size. Evvela ne olduğumuzu bilmek lazım , ah evet ne olacağımız hiç belli olmaz. Manidar sonlar , sikici kelime grupları. Giderim , gidiyorum ve Gittim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4418838857413986143?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4418838857413986143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4418838857413986143' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4418838857413986143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4418838857413986143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2010/04/bu-sefer-farkl-bir-tribe-giricegiz.html' title='Binimum Denyolaşma Evreleri'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/S7qTyV0GVpI/AAAAAAAAAIU/dQhG19sle6s/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8583570863844172499</id><published>2009-12-12T05:50:00.000+02:00</published><updated>2009-12-17T12:38:19.368+02:00</updated><title type='text'>Bitter : Lemon : Sweet</title><content type='html'>Olayların inceliğinden soyutlanıp sadece hissedilmesi gereken duruma yöneldiğimde karşıma cıkan imgeyi adlandırmak cok zor değil. Çetrefiller , dalavereler , çentikler , davalar... hepsi teker teker dökülür aşk kokan benliğimde.İkiye katlanarak coğalır paylaşılan aşkın pürüzsüz bedeninde. Tik-tak keskinliği ile birleşir bu iki beden , naif bir dokunuşla çağrıldığında koşarak gelen arzuların bile koku alma duyusu olsa gerek. Ciğerleri dolduran son limon buketinin başımı döndürmesi gibi net bir kavramdan söz ediyorum. Ne olduğumun , kim olduğumun önemi yok bu dakika. Sadece hissettiğimle adlandırılmak istiyorum , sadece limon olmak istiyorum kusursuz arayışımın kutlamalarında. Benim için bir davanın son bulması bu , sonrası bayram yeri göz gezdirdiğim her köşe. &lt;br /&gt;Anında soyutlaşmak ve sonrası anında katılaşmak gibi bir meseleden söz ediyorum. Kim bilir belki bir dengenin içersinde cekilmiş bir limon cizgisi üzerinde zafer şarkıları söylüyorum şu dakika. Keşfettiğim ve keyfini cıkardığım bir cizgim mevcut , kalınca cekilmiş ve bir haykırışı sembolize eder gibi sert ve içten! Derince bir nefes alıp arkama yaslanıyorum , rahatlığımında bir kuşağı var. Düşündüğümde başımı döndürecek kadar uyuşturuyor bedenimi , uzaklaştırıyor arsız beynimi hoyrat yaşamdan. Daha ne istiyeyim ki? Daha neyin peşine düşeyim ki?.. İçimde 2 limon yaşatıyorum ve hergün bıkmadan usanmadan içimde yetiştiridiğim limonlarla birlikte büyüyorum. Büyümek , evet! Zafer cığlıklarım hergün biraz daha artıyor , hergün biraz daha gür cıkıyor. Ben döndükçe , bu dünya döndükçe , her tik-tak sesinde bir kez daha adını çağıracağım ve yanımda olucaksın biliyorum. İkimizin bu zafer ve kutlanacak her dakika limonun saf nefesiyle!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8583570863844172499?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8583570863844172499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8583570863844172499' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8583570863844172499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8583570863844172499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/12/bitter-lemon-sweet.html' title='Bitter : Lemon : Sweet'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4812287409480618251</id><published>2009-11-27T02:36:00.000+02:00</published><updated>2009-11-27T02:54:21.473+02:00</updated><title type='text'>Hiçlik lan Hicran!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;HiçÇiyiz artık abi. Meselemiz burdan tekerrür edicek artık. Adımız anıldığında sıfatımız belli olucak! Olaylara asabiyetle yaklaşıcağımıza hafif pasifist bir tavırla karşı tarafa avuç içimizi göstererek "Hiçliklerde boğulasın emi!" nidaları atarak haklı zaferimizi kutluyacağız. Tanımadığımız öğretilere tamamen kapalı olup , tanıdığımız ve iyi bildiğimiz bütün yaklaşımlara doğum kontrol hapı tadında ağırdan ve sürekli bir uyarı çekicek sonrası ne olduğunu anlamadam hiçbir kanıya varmadan mevzudan uzaklaşıcaz. HiçÇiyiz abi , ne yaptığımızın hesabını kime vericez &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;¿&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt; Kim çekicek bizim ağzımızın kokusunu &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;¿&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;¿&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt; kim vericek cekilmesi gereken acıların reçetesini hiçlikler içersinden?.. "Hiç ya boşa konuşuyoruz a.q" diyecek biri ve biz tekrar hiçbirşeye varamıyacağız. Artık karanlık cümleler kurmak zorunda değiliz abi. Üç kelime zaten bizi betimler , üstümüze krem şantiyi döker ve üşenmeden birtanede vişneyi bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvela ; Birgün düşünürleden biri şöyle demiş (adı aklıma hiç gelmiyor) "Bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğimdir!" Hay ağzını öpeyim dayı , ne kalendar ne mazmut şöylemissin! Ne hassas yaklaşmıssın ki olaya bizleri kendine kul köle eylemişin. Heryerinden öpmek istiyoruz abi. Bizi bilmiyorsun dayı sen , bizi hiç tanımıyorsun. Tek bilmediğin şey biziz aslında. Ha biz de seni bilmiyoruz adını hatırlamıyoruz lakin öğretilerine saygı duyuyoruz. Konuyu cok uzatmak istemiyorum dayı. Biliyorsun yolumuz hiçlikler içersinde , bizide sağda bırakırsın dimi? O kadar konuştuk , pohpohladık falan seni. Biliriz delikanlı adamsın. Kırma bizi be dayı. Burası cok uzak abi.. Ha?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   In other words ; Sözün bittiği yerde hiç birşey demeden durup çekirdek çitletmek umarsızca... Ho ho ho! Sikindirik temalar olum bunlar , boş yani. Sadece yazmak istedik , hiç bilmem neden? Hayreti hürriyetime şaşıyorum zaten şu dakika. Kendime saygı duymayı şu dakika kesiyorum. Eh malum bu yazıyıda burda kesmek şarttır.&lt;br /&gt;Kestik.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4812287409480618251?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4812287409480618251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4812287409480618251' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4812287409480618251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4812287409480618251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/11/hiclik-lan-hicran.html' title='Hiçlik lan Hicran!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5962093467981401134</id><published>2009-10-02T15:05:00.000+03:00</published><updated>2009-10-02T15:32:18.572+03:00</updated><title type='text'>Serdar Ortaç'ı pinçiklerim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SsXw7XFiRjI/AAAAAAAAADc/g0bnfKZH5Jo/s1600-h/serdar-ortac-resimleri-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 225px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SsXw7XFiRjI/AAAAAAAAADc/g0bnfKZH5Jo/s320/serdar-ortac-resimleri-1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387977431818847794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Canlarım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süren bir sessizlik sonrası içimdeki kıpırtılar ve Serdar Ortaç cılgınlığı üzerine iki laf etmeden gecemiyeceğim. Naif duruşuyla , kaliteli yaşantısıyla , herkesin imrendiği ve yoluna asfalt dökme noktasına geldiği S.O. benimde yakından pinçiklediğim bir insandır. Tvde sansasyon yaratmayı pek seven bu kişilik içimden geçen bütün tek keseli mikroorganizmik ampirik hayvanımsı yanlarımı bizzat yaşayıp bizlere sunmaktan kaçınmaması üzerine takdir-i şayan bir meselenin küllerinden doğup selam-ı zikri ettiği şu dakikalar ruhumun bütün boşluklarını doldurmuştur. Bu kadar uzun ve acımasız silsilesi üzerine kurduğum cümleler kendisini tanımlamakta yetersiz kalıp , benimde içe dönük planlarımın ağzına sıcmıştır. Bir gerçek vardır yakında , bellidir tadıdır ama yaklaşması ve dokunması cok zordur. SERDAR ORTAÇ! Evet , karakter olarak incelememe geçmeden önce kendisini anlamakta güçlük çekenler için şaaaaadet getirerek olayın mikrofiber tınısını yakalamaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serdar Ortaç ki ;&lt;br /&gt;-Asil duruşuyla karıları civiğinden cıkarıp , sakız ağaçları arasında kendisini aramalarını sağlayacak mistik güçleri olan&lt;br /&gt;-Sesiyle binnur-u cihanda kendisini alkışlamayacak ve saygı duymayacak insan-ı zürriyet olmayan&lt;br /&gt;-Ayakkabı numarasıyla hiçbir canlı varlıktan farklı olmadığını bizzat halkın içinden ve bizlerden biri olduğunu göstermekten kaçınmayan&lt;br /&gt;-Kumar tutkusuyla , karıya kıza arabaya uyuşturucu ve ucucu maddelere amorfomis zilbiyittiniyemisinlere* dolduruşlara dolmuşlara gelmişine geçmişine zührüne zürafasına kadar yaşamış ve bizzat özümsemiş&lt;br /&gt;-Müziğe kattığı "düm tek düm tek" Serdar Ortaç notasyonuyla aynılığından ve bayalığından da bir kalite cıkarmış&lt;br /&gt;-Giydiği beyaz gömleğiyle , ilgi çekmekten ve bizzat kendisinin varolan veyahut olmayan şefkatli bakışlarını tamamlayarak masumiyet-ül kühüp bir duruşa sahip&lt;br /&gt;-Yarattığı ikoncan sikkosakko muhabbetlerin asılsız kahramanı şahsiyet-i bombasyon herif&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların ışığında meselenin özü şudur ki ; Ben hala Serdar Ortaç'ı anlayamadım. Nasıl bir insandır ki paradikmaları kendisine köle etmiş , ütopyaları yıkmakla kalmayıp temeline Asitik Alien Sidiği dökerek yok olmalarını sağlamış bir şahıstır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözüm ona olmasada olur. Neden varsın Serdar Ortaç?!.&lt;br /&gt;A.E.Olma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Amorfomis Zilbiyittiniyemisin : 1. Bir efsaneye göre bulutların üstünde mülkü olan ve ses telleriyle insanların göbeklerini kaşıyarak huylanmalarını sağlayan tanrı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; 2. &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Serdar Ortaç'ın göbek deliğinde yaşayan bir bakteri türü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5962093467981401134?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5962093467981401134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5962093467981401134' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5962093467981401134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5962093467981401134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/10/serdar-ortac-pinciklerim.html' title='Serdar Ortaç&apos;ı pinçiklerim'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SsXw7XFiRjI/AAAAAAAAADc/g0bnfKZH5Jo/s72-c/serdar-ortac-resimleri-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1615462643712191903</id><published>2009-06-25T03:51:00.000+03:00</published><updated>2009-06-25T04:14:17.286+03:00</updated><title type='text'>Tempra Meselesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SkLPU4rV9fI/AAAAAAAAADU/MSF-9r7Zd9k/s1600-h/Tempra.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SkLPU4rV9fI/AAAAAAAAADU/MSF-9r7Zd9k/s320/Tempra.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351067264988083698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bizdeki Tempra aşkı bitmez. Cocukluğumdan beri görselliğine kurban olduğum tek araba varsa oda Tempradır. Gerek İç dizaynıyla olsun gereksede arka tamponun hafifce arkaya doğru kalkık olmasından mutevellit ön tarafa doğru hafif bir acıyla duruş sergilemesiyle olsun hakkatten sevmişimdir kendisini. Bir arabadan cok bir ruhtur , bir felsefedir ülkemiz için bir Alidir bir Memettir. Öyle içimize girmiştir ki cıkarıp atamayız. Hala daha üzerinden para kazanılabilicek bir yapıya sahip olan bu şahşiyet-i la bomba ileride sahip olmasını istediğim bir Pegasustur. Hakkıda beyazdır , kar tanesi gibi yollarda süzülmesidir. İşi bilen kişi tarafından kullanıldığı zaman hem tasarruf sağlayan bir iktisatcı hemide gayet temiz iş görebilen bir kiralık katildir. Halk arasında "Maganda Mercedesi" olarak bilinen bu yoğun bileşen Apaçi Ruhunun derinliklerini aydınlatabilicek bir yetiye sahiptir. Sözüm ona asıl beni etkileyen vurucu yanı ise iç dizaynı ve zamanın cok daha ilersinde bir teknolojiyle süslenmiş elektronik aksamlarıydı. Ne kadar benzin kaldığını gösteren ve hız olayını büyükcene orta kısımda rahatça görebiliceğimiz bir karakterteydi. Dediğim gibi işi bilen kişeler tarafından kullanıldığında 5er 5er artan hız göstergesi bir zanaatkarın işini özenle yapmasına denk düşücek nitelikteydi.&lt;br /&gt;Ah Tempra Ah! Cocukluğumun son kısmı ve ergenliğimin en ateşli döneminde bende o kadar derin izler bıraktın ki seni aslan unutamayacağım. İdolum olmandan cok seni bir üstad gibi görmem ve o tadı aldıktan sonra başka ruhlara dokunmaktan korkmam sırf senin yüzündendir. Bu yazı sana olan saygımı ve sevgimi en iyi şekilde dile getirmemi sağladı. Gerçekten seni bütün damarlarımda hissedebiliyorum artık. Tanrı seni her zaman kutsasın ve başımızdan eksik etmesin İnşaaaaaallah! Sen bize , biz sana lazımız. Allahsın!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1615462643712191903?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1615462643712191903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1615462643712191903' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1615462643712191903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1615462643712191903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/06/tempra-meselesi.html' title='Tempra Meselesi'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SkLPU4rV9fI/AAAAAAAAADU/MSF-9r7Zd9k/s72-c/Tempra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-3836980462407447146</id><published>2009-05-09T13:19:00.000+03:00</published><updated>2009-05-09T18:01:57.619+03:00</updated><title type='text'>Lemons on the air</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SgVZLJHcPWI/AAAAAAAAADM/LeGCt2Lj8iw/s1600-h/air+with+umbrella.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SgVZLJHcPWI/AAAAAAAAADM/LeGCt2Lj8iw/s320/air+with+umbrella.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333767381650783586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Değişilmez , tartışılmaz ve karşıkonulmaz bir durum hava boşluğunda asılı kalmak. Hissederim her düşüşümde beni kucaklayan limonun karşı konulmaz nefesinde. O nefes ki beni ucurabilir , dünyanın etrafında milyonlarca defa döndürüp tekrar yanına kondurabilir. Ne envantere ihtiyacı vardır ne de İlahi bir taktire. Herşey belli başlı düzenler içiresinde yoğunlaşmış akıp giden duyguların ardından. Bir limonun içine sıkıştırılmış ve bana sunulmuş. Hiç düşünmeden kabul etmişim. Akıllara durgunluk veren bir sınavdan geçip uçmayı haketmişim. İsteyen için kolay ve anlam dolu bir yol. Durmak yok , durmadıkta. Tekrar yeniledik , gene kuçaklaştık gene 500er öpücük kondurduk limonun narin yerlerine. Yönlendirilmedik. Sadece ihtiyaç duyduk birbirinden saf ve titrek iki limonun ruhuna. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ne karamsardık ne de bizi ucuran havaya körü körüne saplanıcak kadar iyimser. Arada kaldık. Bu arayı biz yarattık. Biz koyduk kuralları , biz tartıştık limon günahlarının düzenini. Sırf bu yüzden mühteşemdi ve tekti. Biz iki limon yarattık hayatın bütün cetrefilleri arasında. Hergün suladık ve sulandık. Her ısırdığımızda limonları ağzımıza doldu Hazar Gölünün suları. Asılı kaldık karşı konulmaz ruhani hidrojen suları sayesinde. Şemsiyeler ve envanterler sadece gösterişten kaçmak içindi. Herkes gibiydik sonuçta. İki et parçası. İki Limon olduğumuzu kim söyledi size ha?. Sırf bu yüzden elimizde ki şemsiye. Yalan. Neden uçtuğumuz aşikar ve yalın. İki limon var midelerinde limonun hidrojen içeren suyu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Neyin önemi var ki bizi güldürücek ve ışımamızı etkileyecek. Biz sizden uzaktayız ve arşı delme isteğiyle hergün biraz daha meşgülüz. Ses cıkarmadan ve hergün biraz daha derinleşerek. Derine inerek uçmak nedir bilir misin?. Kan basıncımızın her artışında dahada uzaklaşıyoruz sizden. Sadece görmek yetiyor. Görmek ve hissetmek. Sonrası arşa değicek birgün başımız. Birgün kafanızı yukarıya kaldırdığınızda iki limon görürseniz sakın ha şaşırmayın. Tanıdık gelsin ki sizlere gülümseyin. Biz kahkahalarla raks ediyor olucağız tamamen bize ait olan katmanın huzurunda..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-3836980462407447146?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/3836980462407447146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=3836980462407447146' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3836980462407447146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3836980462407447146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/05/lemons-on-air.html' title='Lemons on the air'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SgVZLJHcPWI/AAAAAAAAADM/LeGCt2Lj8iw/s72-c/air+with+umbrella.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2628077860650113891</id><published>2009-04-25T15:33:00.000+03:00</published><updated>2009-04-25T16:11:43.043+03:00</updated><title type='text'>Toynak Pisliği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SfMLyqqrLII/AAAAAAAAADE/ztgE6yWUmAA/s1600-h/Grp.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 256px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SfMLyqqrLII/AAAAAAAAADE/ztgE6yWUmAA/s320/Grp.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328615749184072834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Derdim büyük.&lt;br /&gt;Nasıl anlatsam hani şu tırnakların arasında pislikler olur ya kara kara , istemiyorum artık. Yetti. İsyankar gecelerden artakalan bu kara kalıntıları istemiyorum nacizane tırnaklarımda. O kadar naif bir duruşum var ki façamı bozuyor bu kara şeyler. Oturup düşünmeye itiyor sonra sonra ansızın lambaları patlatıyor üstüne üstük kalemi elime alınca denyodenyo suratıma bakıyor bu gudubet şeyler. Sıyrılmaya çalışıyorum yaralarımdan. Tırnaklarımı sökmek hatta bazen bütün parmaklarımı kesip kurtulmak istiyorum bu zehirden. Olmuyor. Gene varlar gene ordalar. Her sabah kalkıp aynaya baktığımda yanlış nerde diye sormaktan bıktım usandım. Biliyorum evet biliyorum yanlış nerede. Yanlış bende. Kendimce geliştirdiğim tezin bütün okları beni gösteriyor. Farkettim ki gece icilen içki miktarına bağlı olarak bu oluşumlar artıyor. Bildiğin doğru orantılılar , öyle körü körüne bağlılar birbirlierine. -Alköl vs. Toynak Pisliği Teoremi (bkn :Grp 1.2)- Hani zaten kaçamam bu gerçeklerden , kacılacak gibi değiller cünki karalar böyle simsiyahlar. Üstelik bir değil 10 taneler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Utanmasalar ayak parmaklarımıda istila edicekler ki gecen böyle bi oluşuma şahit oldum. Farkettim ki bu pisliklerin bir yararı var ayak parmaklarıma. Şöyle ki ; yanlızlıktan olsa gerek öyle ayaklarıma takıldım , bi güzel araştırdım tırnaklarımı falan. Farkettim ki Mezazoik devirden pislikler katılaşıp tırnağa karışmış. Güç katmış her bir tırnağa , can katmış yorulmadan. Ayak toynağı pisliği kraldır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel gelelim ki nacizane ellerde durum pek bi dramatik. Faça bozan el toynağı pisliği! Bunlara karşı yapılabilicek yegane şey "0.5 Rotring Kalem Taaruzu"dur. Savaş silahımdır pisliklere karşı , affetmem sökerim tırnaklarımdan tomar tomar. Öyle bir zevktir ki lif lif tırnağın kenarına ittiğim siyah irrezil pislikleri görmek. Sonra ya üflerim ya elimle iyice sıkıp öldürürüm ya da yerim onları! Zaferimi pekiştiririm , mutluluktan deli divane olurum. Ben böyleyim abi. Sevmediğim şeyi yerim! Ziyankar değil bilakis pek bi muhterem insanımdır. Sindiririm için-için denyosal oluşumları. Herneyse cizdim ben kafayı iyice bugünlerde. Kesiyorum.&lt;br /&gt;Kestim ,&lt;br /&gt;Tırnaklarımı lan sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2628077860650113891?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2628077860650113891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2628077860650113891' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2628077860650113891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2628077860650113891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/04/toynak-pisligi.html' title='Toynak Pisliği'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SfMLyqqrLII/AAAAAAAAADE/ztgE6yWUmAA/s72-c/Grp.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1384645666728787494</id><published>2009-04-15T17:07:00.000+03:00</published><updated>2009-04-15T17:28:18.519+03:00</updated><title type='text'>deeply in love with Aleminyum Folyo</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Elimdeki aleminyum folyoya bakıyorum. Yakıştırıyorum kendime. Sakallarımı gümüş rengine boyayıp ona sevgimi nakış nakış işlemek istiyorum boş tual misali folyonunun üzerine. Ceyizimi alaminyum folyo üzerine inşa ediceğim zaten. El işi , zanaatkar bakışlı ve başıboş bi düzen icerisinde. Sakızların etrafını sararlardı kucuk folyolarla o vakit başlamıştı benim sevgim bu haylaza. Atmaya kıyamaz cebimin orasına burasına sıkıştırırdım. Fakat annemin gazabından kaçamazlardı. Her fırsatta avuç avuç folyoyu bana gösterek "Olum sen deli misin? Niye biriktiriyorsun bunları" derdi. Ah ah hiç bir zaman gerçeklerden bahsedemedim anneme. Oysaki folyo ile aşk yaşıyordum amansız zamanın vuslatında. Zaten sonra sonra cok başka işlere yaradığını anladım folyonun. Oysaki bensizliğimin etkisinde boş bir tual olmaktan coook daha öte bişeymiş haylaz folyo. Kaçamadım ki öpücüklerinden , kaçamadım icime nefes nefes işleyen dokunuşlarından. Her dokunuştan sonra gelen ansız öksürüklerde cabası. Seviyorum abi. Farklı bi sevgi benimkisi. Böyle hışır hışır edişi varya her elime aldığımda. Ölürüm ulan. Hele ona her baktığımda kendimi görmem yok mu , Amanın öliceğim aşkımdan! Skye hanımefendi de pek bi güzel söylemiş 80lerin efsanevi aşk şarkılarından  "Call me" parçasını. "&lt;/span&gt;Colour me baby your colour , baby"  diyerek girişi tam aşkıma işaret sanki. Gün gelecek ben de gümüş rengli tanda ağırıp tel tel dökilicem haylaz folyomun üzerine.  Gümüş entarini giy bekle beni seni gidi seni folyo seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hissediyorum , büyük adam olucam ben. Öyle destanlara ninni olucam falan.  Haylaz folyom ile kaplanların gözünden ışıyacağız hayata. Silikon tabancasıyla folyonunun üzerine aştığım kabartmaları doldurucağım. Her anını dillendireceğim tabancam ile. Yaparım biliyorum.&lt;br /&gt;Cünkü hissediyorum.&lt;br /&gt;Seviyorum.&lt;br /&gt;Dağıtırım.&lt;br /&gt;Cımbızla alnından kıl cekerim.&lt;br /&gt;Benim bugüne bugün pürüzsüz bir folyom var.  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1384645666728787494?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1384645666728787494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1384645666728787494' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1384645666728787494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1384645666728787494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/04/deeply-in-love-with-aleminyum-folyo.html' title='deeply in love with Aleminyum Folyo'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8792817206911552753</id><published>2009-03-31T03:22:00.000+03:00</published><updated>2009-03-31T03:43:13.132+03:00</updated><title type='text'>çiçekler ve cabası</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdilerde trend çiçekler arasında fotoraf cektirmekmiş , tekrar tekrar obje betimlemleri.  Bir de ciceklerin mutluluk sembolu olmasınıda anlamam.  Zaten bu trendide optimist insanların cıkardığı aşikar. &lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Ağır bir optimist olarak bu olay karşısında sessizliğimi koruyorum. Korumak zorundayım. Çiçek falan. Aslında çiçekleri severim biraz. Açmak için farklı meziyetlere ihtiyac duyarlar. Sulamak lazım , toprağını bol eylemek lazım falan. Annem çiçekleri daha efektif açsın diye bira dökerdi diplerine. Zaten sonra sonra çiçekleri tam anlamıyla sevemediğimi buraya vuruyorum. Bizde çiçeğe dökilecek bira yok efendim. Fakat bazı cicekler vardır ki bol bol bira dökmek lazım. Yaban Mersin'i galiba zor açan bir çiçekti , ona cok bira dökmek lazım mesela. Direk şişeyi boca edicen , başını döndiricen ki açsın cicekcik. Güzel güzel koksun , oh mis. Yaşadığın ortamdaki karbondiyoksiti alsın yerine yaşaman için gerekli Oksijen pompalasın , daha ne istersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçek iyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka yöntem de galiba soda ile aspirini karıştırıp çiçekleri sulamaktı. Kimyasal bağımlısı çiçekler işte. Hem içkisi var , hem zıkkımı. Cebe zarar bu çiçekler valla. Çiçekler emek isteyen hayvanlardır ama bağımlılardır. Elbet bazı çiçeklerin hayli işe yaradığıda bilinir. Sömek sömek , öbek öbek. Ben bunlara izci cicekler diyorum. İzinden gidicen bunların. Öyle çiçeğe can kurban. Ne basur kalıyor ne dert. Hay bu çiçeklerin ben. Karar verdim , ben bazı çiçekleri cidden seviyormuşum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Çiçekleri sevin. Çiçeklerle fotoraf çektirmeyin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8792817206911552753?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8792817206911552753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8792817206911552753' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8792817206911552753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8792817206911552753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/03/cicekler-ve-cabas.html' title='çiçekler ve cabası'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-7731864716563417944</id><published>2009-03-31T03:01:00.000+03:00</published><updated>2009-03-31T03:12:14.140+03:00</updated><title type='text'>Blog'a Fan Aranıyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Fan arıyorum abi. Merak ediyorum sizleri. Şimdi bu kadar yazıyoruz ediyoruz , lakin kimler okuyor bunları bilmiyoruz. Eh bildiklerim var , onlar zaten Canlarım. Aslında hepiniz benim için mini mini değerler taşırsınız da Siz kimsiniz önce onu belli edin. Sözün onlara sizlerden nacizane birşey isteyeceğim. Şöyle ki Bu yazının altında yorum yazın tarzında bir hede-hödö olmalı. Eh oraya girip gayet yorum yapabilirsiniz. Bilinki siteye üyelik falan gerekmiyor. Gayet minimal bi hezeyan. Gir yaz , cık. Burdayım de yeter. Sayıcam sonra tek tek sizleri , sonra dağıtıcam sevgimi. Herneyse bu durum böyle , bunu bilin.&lt;br /&gt;Camiden eşfraflı imam kesitleri sunar gibi oldum , vaaz verir gibi hissettim inceden. Kurban derilerinizi Lahmacun Sevenler ve Afiyetle Yiyenler Vakfına bağışlayın , onlar size ucuz kıyma ve kuşbaşı et olarak geri dönicek falan. Oyy.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca ; Yorumlarınızı bekliyorum lan!.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-7731864716563417944?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/7731864716563417944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=7731864716563417944' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7731864716563417944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7731864716563417944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/03/bloga-fan-aranyor.html' title='Blog&apos;a Fan Aranıyor'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-7814141737357851546</id><published>2009-02-24T02:24:00.001+02:00</published><updated>2009-02-24T02:52:39.331+02:00</updated><title type='text'>Lahmacunizm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SaNEwp6PIoI/AAAAAAAAAC0/NKHruRqY1xw/s1600-h/Lhmacun.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 264px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SaNEwp6PIoI/AAAAAAAAAC0/NKHruRqY1xw/s320/Lhmacun.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306160388647101058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Lahmacunist Kardeşim Zalım Apo bugün benden bir istekte bulundu. Dedi ki ; "Abi bu lahmanucizmi insanlara tanıtalım." Eh ne diyeyim , tanıtalım Apocan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıktada belirttiğim gibi aslında anlatmak istediğim silsile ile sikindirik bir felsefe etrafında kurulmuş bu hezeyanı kimilerine göre ideolojiyi (Apo n' me) açıklamakla yükümlüyüm an itibariyle. Aslına yemek yemenin , et (inek ve kuzu hatta zebra) sevmenin bir yükümlülüğüydü bu. Kaçınılmaz bir sonun başlangıcıydı , amansız savaşlara anlam yükleyen bir mevzuydu. O noktada baş başa verdiğim Apo kardeşim ile oturup etraflıca muhabbet ederken -genelde etten ve aponun efsane bir aşçı olduğundan konuşuruz- atıverdik ortaya Lahmacunizmi. Bir sigara yaktıktan sonra başlıyorum yoldaşlarım sizlere mevzuyu anlatmaya.&lt;br /&gt;Yaktım , başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak Dünyanın en büyük Lahmacunundan yola çıkıyorum. O lahmacun ki , Erzurumun yemyemyeşil otlaklarında otlayan besili mi besili ineklerinden yapılan bu lahmacun her görende efsane bir açlık uyandırıp , insanların yemede yanında yat keseçeği tetikler. Sonra sonra yemeyipte yanında yatan insanların dünyanın ne büyük Lahmacunu etrafında şehirleşerek Efsane şehir "Diyarbakır"ın kurulmasını sağlar ve hikayemiz böyle başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakırdan kopup gelen Apo kardeşimin gönlünde yatan bu lahmacun aşkı ile ben denizin bi mükabele açlığı birleşince Lahmacunizm doğar. Öyle ki , Lahmacunun yetiştirdiği bir nesil olan bizler , lahmacuna körü körüne bağlı olup gerekirse uğrunda ölen birer mücahite dönüşürüz. Hatta ve hatta 3. Dünya Savaşının Lahmacun üzerine kurulaçağını düşünüp , gittikçe azalan doğal kaynakların sonuçu yakıt olarak lahmacunun kullanıcağını varsayarız. Bu uğurda Apo Kardeşim ile "Lahmacun Kitle Silahları" geliştirmekle meşguluz bu aralarda. "Lahmacun47 , L3 , ApaçhiLahmacun Helikopterleri -ki pervane yerine Lahmacun koyup çok fena verim alıcaz- , Güdümlü Lahmacun Füzeleri vesayre.." silahların patentini almak için de sıra beklemekteyiz. Alnımız ak , lahmacunumuz bir! İhtiyaçımız olan kuvvet ise midemizde guruldayan Lahmacunda gizli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Lahmacunistler!&lt;br /&gt;Sizler ki bu ulusun yegane ve engin açları! Gelin bir olalım , gelin dünyanın en büyük lahmacununu birlikte afiyetle yiyelim. Gelin ki gözümüz doysun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apo Kardeşim burdan sana seslenirim. İstikbalimiz Lahmacunda gizlidir bilirim. Lahmacununun fendi elbet herkesi yenicek birgün. O gün ki biz kral olucaz. Lahmacun Krallığını kurucaz! Yılmadan ve bıkmadan Lahmacunun izinde tek yürek!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-7814141737357851546?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/7814141737357851546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=7814141737357851546' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7814141737357851546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7814141737357851546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/02/lahmacunizm.html' title='Lahmacunizm'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/SaNEwp6PIoI/AAAAAAAAAC0/NKHruRqY1xw/s72-c/Lhmacun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5043196924176064918</id><published>2009-02-03T15:32:00.000+02:00</published><updated>2009-02-03T16:13:50.603+02:00</updated><title type='text'>herneyse , ben zaten andiro-it-im</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kaza kaza dibine inilicek kuyu bırakmadık şu dünyada. Sonra sonra stabil bi hayata kavuştum. Mutluyum. Nimetlerim var. Yararlanıcak envai çeşit askerlerim var. Durdurak bilmeden etrafımda akıp giden bir hayat var bana inat. Erişilmesi güç bir yaşam seçmek dediğin nedir ki?. Bırak aksın gitsin parmaklarının arasından , sen sadece hissetmeye çalış umarsızca sürtünmenin getirisini. Ya sonra ne olucak diye sor kendine tekrar tekrar. Olmadı bir yere çakıl kal , uzamaya çalış. Uzadıkça daha elastik ol. Daha da savrul sağa sola seni savuran rüzgarla. Elinden tutmasını bekle bir hazinenin. Değer biçilsin sana , o değere göre yaşa. Kimsenin seni satıl almasına izin verme , yegane kişiye ait olduğunu hisset ve bil. Endekslendiğin kişinin kölesi ol , onun da senin kölen olmasına dikkat et. Farklılık kat ama farklı olma. Kendin ol. Ona uy. Oyuna gel. Oyundan çıkma. Zaten bu bir oyun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Demeye kalmadan , yapılabilicek şeylerin dolmasını izleyenler varmış. Dolar geçer , yeni şeyler yapılır. Olaya renk katılır. Kovalanır , bulunur. Kan kırmızı tekrar hissedilir. Olurken bunlar kazanılır hazine tekrar tekrar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Aidiyet denen şey bu olsa gerek. Bıkmadan usanmadan hazinen peşinden koşmak...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5043196924176064918?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5043196924176064918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5043196924176064918' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5043196924176064918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5043196924176064918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/02/herneyse-ben-zaten-andiro-it-im.html' title='herneyse , ben zaten andiro-it-im'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-80040625820696758</id><published>2009-01-27T01:20:00.000+02:00</published><updated>2009-01-27T01:47:16.668+02:00</updated><title type='text'>metal sıçan şempanzeler</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Kafamda gelişen semazenler var. Fır fır dönmekten ziyade kafamı sikmeye programlanmış gibiler. Program dediğin de vahii tarzı ruhani birşey. Zaten direk ruhumun ırzına geciyorlar. Hani gelse şöyle karşıma geçse , kim kimi düdüklüyor göricez. Hodrimeydan ey sikişken semazenler. Biz bisküvi çoçuğu falan değiliz hani. Döveriz olmadı ayırırız. Bizde buna programlandık. Bir karıyı seversem , ya döverim ya ayırırım. Ben karıyı bana gelmeye iterim , oda gelir. Vasıflarımın altında gün görmemiş bir Zorba yatmıyor değil. Hele bir günümü gösterseler , elime alıcam maşrapayı döve döve ağlatıcam bu semazenleri. Ritmik ve sikindirik şekilde dönmeleri cok geriyor beni. Kendilerini tek tek öldürüp kaza süsü vermek istiyor insan. Kitle kaza süslü imha silahi edinicem olmadı. Maşrapa ile akıllanmaz bunlar. Hızlı ve çevikler. Kalifiyeliler ibneler. Alayına giderim var sırf bu yüzden. Kaliteli dürtüyorlar aciz ruhumu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözüm ona Kurumsallaşmamış bir insanım ben. Savunma yönüm aksıyor , eh doğal olarak sağlık kanadımda. Tamam spesifik yönlerim yok değil. Lakin yetersiz kalıyor kaşınan yaraların iyileşmesini seyredirken tiktak sendromu gücü ile vuran döngülerin tekrar tekrar yaralarımı deşmesi. Kökten gelen etnik başarılarımızın susayan hücrelere akıttığı kırmızı ruhani şarapların suyunu çekmesi karşısında çaresiz kalmasıda ayri bi tebessüm oluşturuyor bu semazenlerin suratında. Bunu görünce hallice ikiye katlanıyor garezim. Yaptığı işten zevk alan ruhani şempanze olur mu hiç? Senin işin hissetmemek , senin işin odaklandığın işi mekanik bir tohumun yeşerip metal doğurması gibi anlaşılır ve basit. Hala neden gelirsiniz üstüme? Susuyorum ve sizleri dinliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-80040625820696758?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/80040625820696758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=80040625820696758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/80040625820696758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/80040625820696758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/01/metal-san-empanzeler.html' title='metal sıçan şempanzeler'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8301954895932045896</id><published>2009-01-22T01:33:00.000+02:00</published><updated>2009-01-22T01:34:16.225+02:00</updated><title type='text'>tantum vol.2</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Lakayıt ve gereksiz bir tanısma sonucu düzeylerini bile ölcemedigim insanların fantastik ogelerle kendilerini kolajladıgı hissedince kucuk bir tebessumle terketmiştim kimilerine gore alice harikalar diyarı kimine gore rutubet kokusunun ele gecirdigi ufakcık odayı. İlk tepkilerimi ölcmeye kalkısmamam silik bir tanısma olarak sevişmemizin cok kısa ve tutarsız olmasından ileri gelmişti. Ama bunye arzularına ket vuramıyordu. Damlarlar ivmesini yakalamıstı ust uste gelen kucuk ve kokusmus hayatın artıkları. Ve düşündü. Belki kinayeden belki de bir anlık kaygan zeminde amuda kalkma isteginden midir bilinmez kosarak ezcane yolunu tuttu. Artık betimlemerden arınmıstı bunu eczacıya sordugu yaban "bir kutu Tantum alabilir miyim?" sorusuyla daha da hissetmişti. Artık tekti ve cıplaktı elindeki tantumun transparan derisi altında. Gülmek istedi kendine ki güldüde icinden hunharca. Artık pimini cekme istegi sevdicegiyle birleşmeyi arzulayan dudakların kırmızılıgından daha canlıydı. Cekti pimi. Agızda bonibom hissiyatı veren kucuk beyaz tabletler. Kucuktuler ve sadece 10 kişiydiler ama titriyorlardı boğazdan geçişleri anında. Hitlerin tantumları... Bir an önce kafa olması isteği... Öncelikle Hitleri görmek istiyordu. Sadece 1 dakikada köprüyü yıktırmıstı bu adam askerlerin barut dolu ayakkabıları. Fitili ateşlemişti ve "Boom!" kopruden gecerken patladı barut ayaklar... 1 saat ve bir yutkunmayla başladı tükenmeye. Ya sonrası diye dusundu? 1 saat sonrası... Delilik anı... tik tak sesi cok silik...tınısını kaybekten yana ,biraz kapalı ama biraz kaçık! Sonrası keşmekeşin başlangıcı, biraz insafsız ki densizliği üstünde durmadan ve kesintisiz soruyor ; tukenen ben miyim yoksa mide suyuyla sevişen 10 kucuk tabletin emisyonu mu?!. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;     Birden sağa donuyor!Ve Isıklar... Artık eskisi gibi asılı kalmıyorlar!.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8301954895932045896?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8301954895932045896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8301954895932045896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8301954895932045896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8301954895932045896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/01/tantum-vol2.html' title='tantum vol.2'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-973183345219121653</id><published>2009-01-22T01:03:00.000+02:00</published><updated>2009-01-22T01:25:27.482+02:00</updated><title type='text'>Duyrulur 40 yaşına girdik.</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Farkettimde 40 adet yazı yazıvermişim bugüne dek. Düşündüm ki ne kazandık , ne yitirdik bu zamanda?.. Belliki dengeler değişti , ben değiştim , etrafımdakiler değişti , sıctığım bokun kütlesi bile değişti. Herşey değişedursun , durumumun rahatlığı ve maneviyati daha bi önemli konu aslında. "Tallest Man on the Earth" dinlediğim şu dakikalarda ben de kendimi dünyanın en uzun insanı hissediyorum. Kendimi cok sever oldum birden. Neden? 40 tane yazı yazmışız be muhterem. Anlatmışız kendimizi , etrafımızdakileri , değişimi falan. Ne iyi olmuş ki yazmışım. Yazdıkca ben ben olmuşum. Yoğrulmuşum yazılarımda , dökmüşüm icimi kana kana. Öyle güsel dokunuşlar var ki... Öyle farklı hezeyanlar var ki bu yazılarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne farklı değişiklik olmuş ki yazmışım. Farklı bir kaçış aramışım kendime. Zaten kendimi bulmam buralarda beni dünyanın en uzunu ilan eder ya. Yazdıkça uzamışım , yazdıkça gerçeklerden kaçmışım. Boyun kaç denmeye gelmeden , atmosferi delmişim meğer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne manidar olmuş ki yazmışım. İki cümleyi peş peşe getirmişim birşeyler anlatmışım. Bazen fantastik kahramanlar olmuşum bazen fabılımsı bir denyo. Olmuşumda olmuşum. Sizlerde böyle oldunuz , benden farkınızda yok ha bunuda söyliyeyim. Ha ben ha sizler. Biz bizdik , siz sizdiniz. Bazen ben de siz oluyorum. O zaman siz ben oluyorsunuz. Sizli bizlilerden kaçmışım da buralarda. Uzaklakmışım formaliteden. Kanım kaynamış sizlere. Maniler yazmışım adınıza , Methiyeler dizmişim insanlığınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde dikiş tutturabilsek daha iyi olucakta ah işte gündelik fakir hayat...&lt;br /&gt;Daha fazla eleştiri gelse , daha fazla yorum yapılsa cok cok daha iyi olucak. Eğilicem birşeylere , bakıcam önüme arkama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak zebralarım ; 41. yazımı bitirmek üzereyim ve bu noktaya gelmemde bana yardımcı olan bütün insanlara teşekkür ediyorum. Tek tek adlarını saymak istemiyorum , zaten iki bilemedin üç kişiler. Öperim onları tek tek gıdılarından. Bokunu yediğim insanlar onlar. Herneyse daha nicelerine diyip kesiyorum.&lt;br /&gt;-Kestik-&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-973183345219121653?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/973183345219121653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=973183345219121653' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/973183345219121653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/973183345219121653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/01/duyrulur-40-yana-girdik.html' title='Duyrulur 40 yaşına girdik.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1050638898977303380</id><published>2009-01-18T14:46:00.000+02:00</published><updated>2009-01-18T16:14:50.694+02:00</updated><title type='text'>this is captain speaking!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Nasıl girsem bilemedim , doğum günü pastası içinden mi çıksam , kinder süpriz yumurtanın mı? Ölçek önemli burda. Sakin bir kütle , cıvık bir beden. Bi sigara daha yakiyim ki pıhtılaşsın kanım belki bir nebze katılaşır , yerküreye erişen her damla lav misali. Yaktım. İçime çekiyorum şu anda. Beklemedeyim. Bir çözebilsem ne olduğumu hemen aktarıcağım. Bir fırt daha.. Hala beklemedeyim. Zın zın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağcıyım ben bağcı! Döverim!&lt;br /&gt;Teknik yetersizliğin baş göstermesi üzere bu yazıya devam edemiyeceğiz.&lt;br /&gt;Nacizane durumların yegane çözümünden bir fırt daha icersem , ortada ne bağcı kalıcak ne de irdelenmesi gereken bir hayat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bağcının dövdüğü dağlı adamda gizlidir dostlarım. Döve döve ağzından kan getire getire yenilenmiştir de bu hayat. Bazıları çıkagelir cebimde bir avuç kan , sakın ha aldanmayın dostlarım bu adamlara. Hayat bizzat hasta etmiştir bu adamları hatta verem etmiştir verem, kan kusturmuştur. Ele güne karşı kan savaşı!&lt;br /&gt;Benim avcum sizinkilere göre daha büyüktür dostlarım. Ben büyük bir insanım. Kütlesel anlamda ha sakın yanlış anlaşılmasın. Kütle dedikte akıllara azıcık üst tarafta değindiğim sikindirik olay geldi. Düşün ki kan pıhtılaşmış el olmuş , avuç olmuş. Ohannes demekten kendinizi alamıyorsunuz biliyorum ama açıklamak isterim ; ben Süpersonic bir insanım dostlar. Kütlesel anlamda zın zın yanlış anlamayın. Benim bir de iki elim var. "Ha naber?!" edalarıyla ukelalıkta ederim ara ara sırf bu yüzden. Aldanmayın dostlar bana. Ne olay örgüsü var bende ne de teyzelerin nineler ördüğü hayattan bir parça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu böylece bırakıyorum. Ben şimdi kanun çalmaya gidiyorum. Calıp calıp eğlenicem. Ara ara iki elimi birbirine vurucum. Şak Şak! Kendim bizzat süpersonic insanım demiştim size , hem kanun calar hem iki elimi vururum ben birbirine! Ben böyle bir insanım. Hiç olduğunu bildiği halde bir hamleyle mat ederim kendimi. Herneyse candostlarım , gelin birlik olmayalım. Haa zırt erenköy!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoyrat akşamların efendisiydi küçük hayat. Sonra sonra büyüdü adam oldu. Haylide büyükçeydi hani , cebinde kunduralar taşırdı ihtiyacı olana. Böyle geldi ve birden gitti arkasında peşi sıra "Dıttt!" sesiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dıt dıt dıt...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1050638898977303380?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1050638898977303380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1050638898977303380' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1050638898977303380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1050638898977303380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/01/sblim.html' title='this is captain speaking!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4595103211491554505</id><published>2009-01-02T01:27:00.000+02:00</published><updated>2009-01-02T01:55:27.994+02:00</updated><title type='text'>Benim hem etli hem sütlü arkadaşlarım var.</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Benim çok kalendar arkadaşlarım var. Bir bakmışsın hayata parmak kaldırıyor , bir bakmıssın hayata kalkan parmağı bizzat kendi emiyor. Emiyor ki hasret gideriyor. Cocukluktan bi harap günlerini anımsıyor. Sığınıyor kendi içindeki cocuğa , veriyor vakt-i zamanında hayata kaldırılmış parmağı ağzına. Lolipop oluyor hayat. O hayattan ben ne anlarım. O hayat boştur ve emilmeye mahkumdur. Sonları birde o parmağı bir yerlerine sokmaya sokturtmaya mehilli olanlar da var. Fakat ne ben adabımı bozuyorum ne de bu şahışlara burda yer vererek hiç yoktan bir sıfat yüklenmelerini istiyorum. Sözüm ona , benim cok değişik arkadaşlarım oldu. Kah beni güldürdüler , kah gene güldürdüler. Bazı durumlarda değerlerini verdik , bazı durumlarda değerlerini bir türlü veremedik. Yani anlıyaçağınız bazı bazı durumlarda değeri olmayan bir insanlara tuttuk değer verdik. Cok karamsar bir yazı oldu ki değer yargıları falan bizim gibi sevimli insanlara ters. Herkesin değeri birdir , herkes candır , herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Gelin canlar bir olalım , dağ tepe ova kuralım. Minia-rkadaş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim cok zalım arkadaşlarım da olmadı değil. Hayatın inceldiği yerden kopan insanlar bunlar. Bir türlü kopamamış ama kopmaya programlanmış küçüçük zalımlar bunlar. Hayatın dengesi altında topuklarından vurulmuş insanlardan bahsediyorum. Öyle ki topuklarından vurulmaları sonucu oldukları yerde kalakalmışlardır bunlar. O hayat senin bu hayat benim değilde , durağan bir hayatın yağnisi olanlar hani.&lt;br /&gt;Herneyse , belliki kalın telden konuşuyorum bu gece. Zaten bu gece benim gecem! Bu gece benim ve cok sevdiğim arkadaşlarımın gecesi. Maneviyatta sınır tanımıyanların , gönlünden ansızın birşeyler kopanların gecesi. Bu gece onun bunun gecesi değil , bizzat bizim hatta bu mekanı biz kapattık bu gece!&lt;br /&gt;Şimdi bütün bu kolpalıkların arasından sıyrılan mevzuların bahsini ettik accuk. Sonuca gelemiyorum. Sonuc cok karanlık gibi gibi.&lt;br /&gt;Elde kaldı 5 , yolda kaybettim 555.&lt;br /&gt;Ben zaten iki taneyim , geriye kaldı üç.&lt;br /&gt;Üç. Üç kişiyle de bi bok olmaz be kardeşim. Ne top oynarsın , ne bilgisayar oyunu oynarsın sadece ip atlarsın ilahi mümtaz!&lt;br /&gt;İp atlamak zaten bize yakışmaz , biz delikanlı türk erkeğiyiz. Gerçi 3 kişiden coğunluk karı gibi gibi. O zaman hiç etliye sütlüye bulaşmadan sözümü burada kesiyorum.&lt;br /&gt;Hop kestik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4595103211491554505?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4595103211491554505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4595103211491554505' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4595103211491554505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4595103211491554505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2009/01/benim-hem-etli-hem-stl-arkadalarm-var.html' title='Benim hem etli hem sütlü arkadaşlarım var.'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4465097392231981724</id><published>2008-12-24T15:25:00.000+02:00</published><updated>2008-12-24T15:45:27.039+02:00</updated><title type='text'>Brain or not Brain</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Brain Freezing : Bol bol maniler söylendikten sonra bi nebze nefes alamama ile 3-60 sn arasında değişen ping time hezeyanın katkıda bulunduğu tatlı bir durumdur. O zamanlar ki gerçekten soyutlanır allahını bulursun. Hani derler ya "Bulutların üstündeyim" işte tam bu durum için söylenmiş bir söz öbeğidir. Bu gibi bir vakkaya denk gelirseniz size derim ki fazla üstüne gitmeyin. İnsanın insanlıktan cıkıp sosyal bir zombi olduğunu gözlemlemeniz fazla uzun sürmez. Eh birde siz bu vakkaya tutulursanız , derim ki tadını cıkarın. Feed your head dude!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brain Stoping : Halk arasında "Overload" olarakta bilinir. Fazlada ders calışan öğrencinin uğradığı nacizane bir durumdur. Bu gibi durumlarda kahve veyahut 2 tek birşey icerseniz real hayata bi nebze dönersiniz. Şayet dönemeyip bu modda devam ederseniz ileri derecede brain boombing yaşayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brain Boombing : Kısaca ebesinin günyüzü görmemiş kişinin yaşadığı ileri derecede beyin amcıklamasına denir. Bu gibi durumlar insanın hayatında bir bilemedin iki defa başına gelir. Tamamiyle gerçekten kopup , ne yaptığını bilmemek ve bu süre içinde yenilen bokların tamamen hatırlanmaması başlıcak göstergelerdir. Fakat herşey bu kadar optimist değildir. Hayatın değerini yitirdiği ve benliğin tamamen silinip yerine öküze bakan tren formatında -fıçın fıçın giden fakat önünü görmeyen- kişilik oturur. Allah herkesi bu korusun bu vakkadan! Sakının , sakındırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brain Orgazming : Neşeli ve fırfır olunur bu dönemde. Herşeye muhteşem iyimser duygularla yaklaşır ,dokuduğu herşeyden orgazmik bir olay çıkarabilir insan. Süt içen inekler , kakasını yiyen bebekler , yüzen kuşlar , meleyen kelebekler gibi halüsilonojik objeler ve binimum sırma saçlı karılar görülebilir. Bastığı toprağa çoçuklarını bırakır bu insanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brain Fucking : Genellikle aile ve akraba içi durumlarda gözlenir. Yaşları 60-100 arası değişen teyzeler , nineler ve dedeler tarafından insana arz ettirelen bir durumdur. Ne olduğunu anlamadan bir mani söylevi veyahut "sen kimin oğlusun?" sorusuyla cıkagelir ve bütün beyin damarların tek tek sikilir. Ben kimin diye sorarsın kendi kendine. Ben kimin oğluyum , benim babam kimin oğlu diye feryat eder beyincağız. İflas eder oracıkta. Sonra yorulur bırakır diyalektik soru tekniğini ve mevzuyu olduğu gibi kabul etmeye itilir. Ben babamın oğluyum , babamdan bu dedenin oğlu der geçilir. Nenelerin söylediği manileride büyük bir içtenlikle dinler , yorulup mani söymeyi bırakması beklenir. Sonra eller öpülüp mekandan kaçılır bir avuç Brain Fucking ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4465097392231981724?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4465097392231981724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4465097392231981724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4465097392231981724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4465097392231981724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/12/brain-or-not-brain.html' title='Brain or not Brain'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-2757096022168767071</id><published>2008-12-23T18:46:00.001+02:00</published><updated>2008-12-23T19:21:00.278+02:00</updated><title type='text'>Lemon!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bilinmeyenlerin dünyasında eşiktir limon , belki hiç bilmediğim biryerde bilinmeyenlerin içinden beni çekip alabilicek elçidir sakin ve vurdumduymaz acılara karşı..&lt;br /&gt;Yok olanların arasında bir savaşcıdır limon.  Farketmediğimi bildiği bir anda beni ölümden döndürebilicek tek nefestir. Görmesede duymasada hiç bıkmadan durmadan yorulmadan nefes alan..&lt;br /&gt;Felçli zihnimin kafeinidir limon.  Usulca uzanan bir silsilenin , yokluklarla boğuşan bir bedenin aranan ve sakınılan beyin hücrelerinin galibidir. Akıp giden , hissetmeden kanım olan.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Asılsız bakışların tanrıçası..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilki durduğun yerde ben başlıyacağım.  Fethedeceğim seni tekrar tekrar. Benim durduğumu sandığın anda tekrar vücud bulacağım cansız bedenimde. Hissettirmeden tekrar gireceğim gizli benliğine. Birgün mutlaka biz olacağız. Mutlak biz. Sen ve ben. Sormadan ve yorulmadan yolunu bulabilen iki bedevi...  Aşkın iki elçisi. Arsızlıkların arasında iki vefakar limon..&lt;br /&gt;Tabakaların ve yılgın çarkların yorduğu dünyanın nefesi , sevgilim! Hala canlı olduğunu hala hissedilebileceğini gösterdin bana dünyanın.&lt;br /&gt;Senin ben olduğunu bildiğim , damarlarımda hissettiğim bir dünyanın varlığı.  Yanı başımda , her etrafıma baktığında orda olan ve bana bakan kusursuz dünya. Sen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kal burda. İki dünyanın birleştiği ruhta...&lt;br /&gt;Tanrıçam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-2757096022168767071?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/2757096022168767071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=2757096022168767071' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2757096022168767071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/2757096022168767071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/12/lemon.html' title='Lemon!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-176359459525318637</id><published>2008-12-20T18:44:00.000+02:00</published><updated>2008-12-21T00:55:07.101+02:00</updated><title type='text'>hay hay hayatım</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ensende gereksiz bi sızı hissediyorsan bilki o benim. Neden diye sorma acını ikiye katlarım. Beni ben olduğum için kabul et. Etmessen ettirmesini bilirim saygıdeğer beyin soğancığına. Soğan. Koklamasını bilene enfes dünyasında yer açabilen antibiyotik. Antibiyotik. Gereksiz bir şekilde kendisiyle alköl tüketilmiyen değişik bir ilaç. İlaç. Ben , sen. Senli benli. Benlik. Ensendeki gereksiz acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı illastürasyonu üzerinde çalıştığım şu dakikalar olayın iyice pelandromik bir hal almasını şaşkınlıkla izliyorum. Kendimi izliyorum. Kendimi yazıyorum. Asıl ilginç olan da bu zaten. İzle ve yaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ben hayatı izliyorum. Etrafımdan akıp giderken nefesini her saniye hissediyorum. Sanki bir akvaryum icersindeyim. İcim icimi yiyor. Hayatı tek bi cümleyle ifade etmek istiyorum. Vurgun. Burası vurgun yeri de değil biliyorum ama ben hayatı öğrenmek istiyorum. Hayatın dengesinin beyin soğancığında yattığını da biliyorum. Başka da birşey bilmiyorum. Soruyorumda kendime hayat beyin soğancığı demek mi? - hayır - Hayat denge demek. Ouch! Yaptım galiba , hayatı bi cümleye sığdırdım.Al sana illistürasyon!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ben şimdi ne kazandım?&lt;br /&gt;Belki aranılan bir şucluyu teşhis ettim. Galiba kendi içimdeymiş.&lt;br /&gt;Belki hayatın ne kadar durağan olduğunu keşfettim. Durağan olan şeyinde dengeye ne kadar ihtiyaçı olur tartışılır.&lt;br /&gt;Belki hayat iki tekerlekli bir taşıttır.&lt;br /&gt;Belki hayat bir akvaryumdur.&lt;br /&gt;Bence gerçek bisiklet kullanan akvaryumda gizli. Aç bak pandoranın kutusunu , göriceksin gerceği. Ve bilki bu gerçek sen olucaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-176359459525318637?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/176359459525318637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=176359459525318637' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/176359459525318637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/176359459525318637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/12/hay-hay-hayatm.html' title='hay hay hayatım'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5455130929477581467</id><published>2008-12-20T15:08:00.000+02:00</published><updated>2008-12-20T15:23:45.429+02:00</updated><title type='text'>Hakkın yolu birdin çoçuklarım</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;İnsanların hakkı yeniyor bu devirde. O kadar emek veriyorsun , kendini katıyorsun , yok gene birşey olmuyor. Hala sığ kalıyor hala anlaşılmaz. İtiraz etme hakkı bile tanınmıyor. Eleştiriden yoksun bırakılıyor , kısacası hakkımız yeniyor hakkımız! Kişisel durağım okulum benim. Kişisel benliğim şu zamana kadar gördüğüm derslerim benim. Mini mini akıl dolu bir yolda giderkene önüne cıkan kendinden azimli bu dersler yok mu , insanın başını döndürüyor kendinden geciriyor. Ben sümsük bir öğrenciyim. Benim kafam basmıyor. Fakat bağlığım arkadaş. Öğrenmeye , öğrendiklerimi nacizane hayatımda kullanmaya tutkuyla bağlıyım. Bana çok erdemli şeyler öğrettiler bu hayatta. Hem de öğretmenlerim tarafından. Nedir öğrendiğim birinci öğreti -kul hakkı yeme evladım-! Ulan yemiyoruzda insanlar bizimkileri yemekten pek bi hoşlanıyor hemde bunu bana öğreten kişiler öğretmenler yapıyor. Arsızım bu noktada. Buradan kendilerine sesleniyorum "Yemeyin lan benim hakkımı!". Ey hoca duy sesimi bu gelen eleştirel öğrencinin sesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginçtir ki kul hakkının yenmemesi bizlere taaa 1. sınıftan itibaren din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde aşılanmıştır. Bu sistemin icinde pek bi muhterem duran bu ahlak-i öğreti çelişkileride kendi içinde barındırıyor. Ne lan bu namaz kılmayı öğrettikleri bilmem kaçtane surenin bize ezbertildiği bir derste bu kadar derin bir totemin akıl almaz şekilde hep ön planda tutulması. Hak yolu derler ya , insanlar birbirlerini sevmeli ya. İşte ben bunları istiyorum. Bıkmadan usanmadan insanları sevicem ve haklarını vericem. Hak dağıtıcam , asam ile dokunduğuma mutluluk vericem. Peygamberim lan ben. Kendi kendimin peygamberi. Efendiler akıllı olun. Akıllı olun ki sizleride kutsuyayım. Bu noktadan sonra akıl ile us ile ilgili bi kaç özlü söz yapıştırmam lazım ama yorgunum a canlar. Beni bana bırakın. Bırakın ama hakkımıda verin. Beni sevin demiyorum ama hakkımı verin. Birşeyler eksik olsun ama özü sözü bir olsun. Burdan akıllı yetkililere ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine sesleniyorum - Şu zamana kadar bana öğrettiniz hiçbir sureyi hatırlamıyorum bi o kadarda namaz nedir bilmiyorum ama bilinki sizlere hakkınızı verip bana öğretmiş oldunuz "Kul hakkı yeme evladım!" karakterini edindirdiniz icin sizleri ne kadar sevdiğimide burdan iletiyorum.Sizleri seviyorum stop-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hak yolu hak yolu nereye gitti bu bok yolu&lt;br /&gt;Bok yolu bok yolu aklına sıcayim nerde bu hak yolu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5455130929477581467?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5455130929477581467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5455130929477581467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5455130929477581467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5455130929477581467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/12/hakkn-yolu-birdin-ouklarm.html' title='Hakkın yolu birdin çoçuklarım'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-7005171810904195664</id><published>2008-10-21T03:54:00.000+03:00</published><updated>2008-10-21T04:04:17.765+03:00</updated><title type='text'>someone is fallin' away!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Sonunda ne bulucağını bilmediğin bir yolda daha ne kadar yelkenlerin acık kalabilirsin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Baş gösteren düşüşlerin ensendeki sıcaklığıyla ne kadar rahat uyuyabilirsin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Bilmem kaçıncı kahveni içerken gerçeğin ne kadar durağan ve sığ olduğunu hissedebilirsin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Her bir yudum sonrası düşünicek başka birşey yokmuş gibi kendindi sadece kendini düşünürsün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Belki vurdum duymaz tavrının arkasında iğneleyici bi -ben böyle gördüm abi- ifadesi gizlidir. Ah ne doğru söylemişler ah ne doğru adamlarmış ki gördüğümü bizzat kendi icimde yaşamız harmanlamışım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Ben böyle miydim ki?.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Saplantılarına saplanan bir adam.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kaçmaktan bile korkan bir adam..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kendi perspektifini bile göremeyen bir adam!.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Belkide kimsenin görmediği bilmediği bir yerde kendi zayıflıklarıyla ve kendi yarattığı masalsı kahramanlarla mutlu bi adam.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Söylemesi güç olsada , ondan kaçmak o kadar kolay ki. Sadece fırlat! ve düştüğü yerde uzan , uzan ve mutlak güçü hisset. Aidiyeti hisset fırlattığın benliğinin düşürken çektiği acının karşılığında!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-7005171810904195664?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/7005171810904195664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=7005171810904195664' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7005171810904195664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/7005171810904195664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/10/someone-is-fallin-away.html' title='someone is fallin&apos; away!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-139675286009313201</id><published>2008-10-13T21:44:00.000+03:00</published><updated>2008-10-13T22:01:59.396+03:00</updated><title type='text'>Keep durağan</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sakince uzanıp sözlerinin kifayesizliğine sığındığını farkederek sarılır bir kez daha sincabına , sözler -little trouble lyrical groups- iticiliğinin altında farklı tatlar barındırıriken görmezden gelmek işin kolayına kaçmaktır hatta bu cümleyle ne ifade ettiğini bilmeden birşeyler yaratmak oldum olası ahmaklıktır. Bu nedenleri göz önünde tutarak daha başlamadan yazımı bitirmek bana yakışan bir harakettir.&lt;br /&gt;-bitti-&lt;br /&gt;Isınma turlarının gerisinde kalan bir güzellik gözüme carpan , sekiz kere eğilip kalktıktan sonra ve dinlenen müziğin gazabına uğrayıp "ah ulan böyle edebiyat yapmak hele bunca zaman sonra -- yazık , yazık --" herneyse bu parantez icine takılıp yazımı daha başlamadan bitirmek bana yakışmaz.&lt;br /&gt;-başlangıç-&lt;br /&gt;Bir bit vardı sacımda benden gayri benden sessiz. En azından eli kalem tutmazdı , ah bide tutsa ben burda olmazdı. Bütün lekeleri görüpte kaleme almayan bitin götüne comak sokim. Sırf bu yüzden Mikroçomak işine girip endekslenen iş portföyünü kendi icimden sacımdan bitimden sağlayabilirim sandımca.Diyorum ki ;  Biti olan gelsin abi , ilacı bende. Eğer sende kendinden kacıyorsan , eğer sende bitinden dem vuruyorsan ne duruyorsun zaten Slogonik insansın , şarkıların tınısından kaçarsın ulan. Bence bitlerin ölmeli , öldürülmeli. Size temenni ediyorum (bi yandan edemedimin farkındayım) bu işi çözen Başkan olucak. O da ben olucam. Bütün bu paragrafın iticiliği altında ezilerek söylüyorum , bu paragraf bana yakışmıyor.&lt;br /&gt;-bitti-** with double star!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-139675286009313201?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/139675286009313201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=139675286009313201' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/139675286009313201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/139675286009313201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/10/keep-duraan.html' title='Keep durağan'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5418034460458481262</id><published>2008-07-31T00:52:00.000+03:00</published><updated>2008-07-31T01:08:54.747+03:00</updated><title type='text'>Vasıfsızdır</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Uzun süre oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bu kısasta ne gelişti , ne eridi bilmek lazım. Kazanımı kaynatırım icinde kaç nohut kalmış bakarım arkadaş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Meydandan bir okka cengaverle cıkageldim bu süre icinde. Evet bunu yaptım hemde kana kana. Öyle kanmışım ki eve gelince farkettim cengaverin deve olduğunu. Simdi napsak bu deveyi?. Aldım deveyi cıktım yollara , önce İstanbul sonra gene İstanbul... Deve devedir dedik susuz bıraktık , aşsız bıraktık. Hakkını verdi mi , vermez olur mu benden bi haber istanbulu gezmiş dolaşmış YAVŞAK! Değirmenlerde taş olmuş , kadılara kalem olmuş. Bir varmış bir yokmuş. Deve olmuş tellak ben olmuşum diojantentariak*! Herneyse işte bu deve varya bu deve , cok kıral adam! Bunu bilin yeter. Saygıda kusur edeni bizzat gelir ben s*kerim! Saygıya karşı fütursuz bi saygım var , inceldiği yerden koparım gelir kafana sıcarım bilesin. Herneyse sonuca geliyorum ; deveyide cengaver eyledim kendi icimde. İstersen olur , hele iste dünyalar senin olur. Bu inci tanesi sözlerle sizlerden ayrılırken bu yazımıda cok sevdiğim Müsteşarım Kamil Hamza Kondurumandırı'ya itaf ediyorum ve şükranlarımı sunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Saygı sevgi sizinle olsun ey okur...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*diojantentariak:1. 14.yy da basüru cerayan eden deveyi sikerek iyileştiren zaat 2. halk arasında Dangalak , Salak&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5418034460458481262?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5418034460458481262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5418034460458481262' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5418034460458481262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5418034460458481262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/07/vasfszdr.html' title='Vasıfsızdır'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-120913451185719426</id><published>2008-06-13T04:16:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T04:22:41.357+03:00</updated><title type='text'>marley</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;özetle marley , bir iki dedik ihaleye girdik. Sonrası pek bi kırcalıydı. Eh noldu nakavt mı? Yok lan , pek bi figuranım vardı fakat üçe takıcak hal derman yoktu. Sonra noldu "boom" c'mon! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Balığın midesinde bir şişe , şişenin icinde bir aslan! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Buralara nasıl geldik , nasılda efkarlandık. Bide can sıkıntısı böyle buğum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bi boşluk bırakıyorum senin icin arada kalsın , araya gitmesin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;(marley için boşluk çalışmaları)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;yakıştı yakıştı , seni boşlukta izole edicem artık marley. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;marley on the space!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Little yellow marley , lazy butterfly marley!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Cok içli adamsın ,  yiyesim geliyor diyemiyorum ki tokuz. Mütemadiyen sende mideme oturmak için dakika kollarsın a marley can marley. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Marikosa , marihana , mar mar marley! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;hakkıyla selamlıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;hak senin hak gençlerin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-120913451185719426?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/120913451185719426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=120913451185719426' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/120913451185719426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/120913451185719426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/06/zetle-marley-bir-iki-dedik-ihaleye.html' title='marley'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-281818975157321651</id><published>2008-06-11T17:18:00.000+03:00</published><updated>2008-06-11T17:36:37.410+03:00</updated><title type='text'>wizard of izolasyon</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izo&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izole&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izotop&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izomason&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izokoton&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izoizi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izozizi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izomini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;mini mini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;bi izole hayatınız oldu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-yanında wizard of izolasyon pack. ister misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-ehem ühüm estafurullah kendi izole hayatım için... yapmayın yahu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-bildin şirketten aslanım -yanlız aslanım!-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-ifadende özgürsün koçum -istemiyorum lan wizard falan!-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-peki , sana izolenle mutlu messud ve bayağı bi hayat dilerim aslanım. -wizardsız bi izole... işin zor aslanım-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-amcan mucahite selam söyle. kaçtım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;-elinden ellinden öper.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;...setup (wait for a min)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;(hay a.q izolemiz oluyor hala bekletiyorlar)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;...setup is completed!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;artık sende benim gibi izolesin bu dünyada , şişede balık , kapıda sırma kol , odanın dışındaki masa , yorganın kırık düğmeleri ,klavyenin escape tuşu , göbek deliği turşusu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;keşke wizard alsaydık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;keşke hiç wizarda ihtiyaç olmasaydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;bak tersi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;ters işte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;işte izolasyon!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;izolasyon killer! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-281818975157321651?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/281818975157321651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=281818975157321651' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/281818975157321651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/281818975157321651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/06/wizard-of-izolasyon.html' title='wizard of izolasyon'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1906653362201885784</id><published>2008-06-09T00:57:00.000+03:00</published><updated>2008-06-09T01:07:34.462+03:00</updated><title type='text'>Toprak n' Randıman</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Nerelere gidilesi bu mevsimde bilinmez. Bu kadar bilinmeyenden de kacmak lazım. Eh simdi plandı programdı , bize ters.(Hani derler ya ucundan bohem hayat -junkyhead-) Suruklensem suruklensem, ıslansam ıslansam! Kaldırımda bir iz bulsam veyahut kimsenin basmadıgı yeri avcumun ici gibi bilsem , atarım kendimi dısarı hallice karadenizliyiz! Ne ben kutsalım ne de üstüne basılan insanlıktan daha eski bir avuç toprak! Eminim ki benden daha cok sey biliyordur. Ne gezicek , zaten bi talep var kendisine! Ustunden bi canlı gecmiştir elbet , ufakta olsa bi böcek falan. Sıcaklığını ve bildiği herseyi vermiştir zaten. Arkadaş biz topraktan gelmedik mi? Benim sadık yarim kara toprak değil mi? Eh ver bütün rengini üstüne bastığın toprağa. Renk çümbüşü olsun etraf , şenle dolsun esnaf! Şöyle Top Basılan Topraklarda bi cafe actım mı offf! Neyse sözüm ona , kacıcak biryer bulamıyorsan , cık dışarı. Bas şöyle gelişi gusel bi yere , temizlen aklan falan. Öyle işte , böylesinden ötesini arama! -bitti-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1906653362201885784?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1906653362201885784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1906653362201885784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1906653362201885784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1906653362201885784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/06/toprak-n-randman.html' title='Toprak n&apos; Randıman'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8842889846670149357</id><published>2008-04-17T01:14:00.000+03:00</published><updated>2008-04-17T01:33:51.273+03:00</updated><title type='text'>order or empty noise</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;Bir bel agrısı kondu omuriliğimin son bugumune. Nese ki hala nefes alabiliyorum , kesintisiz ve özveririsiz. Falan da filan da işim yok , hersey sizin icin. Arz oluyorum burda , sizlerse yersiz bir talep. Makaraçı bir mizacınız var. Ayna ile sevişen tipleriz hepimiz. Bir egodur gider , nereye gittiğini kendi güder... Böle mevzular icinden sesleniyorum size ey okur , ey ego!&lt;br /&gt;! 1 1 !&lt;br /&gt;Girişe gel , gel ulan. Simdi bir insan yaratıyorum hayali mi hayali , adı Harun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harun senin .mına koyim. Harun girişe niye gelmiyorsun harun?!. Harun sen kocaman bir ipnesin. 3 dediğim zaman hep 1'i gösterirsin. Sen varya sen ahsın vahsın. Sana acımak istiyorum Harun! Harun anana bacına küfür etmek istiyorum hatta küfürleri reale dönüştürmek icin icim icimi yiyor. Dillenmek istiyorum Harun! Neden sindirmeye calısırsın beni ha söle ulan gavat. Nese harun seninle işim biticek, elbet biticek , sonunda bende biticem. Harun neden kacıyorsun benden. Dingil Harun , Mal Harun! Sana neden sövdümü bilmiyorum Harun , aslında seni tanıdımıda sanmıyorum. Bazen diyorum ki bu Harun cok silik bi kişilik. Öyle misin lan Harun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harun seni seviyorum. Yoktan vareder , siker cogaltırım Harun seni. Böyle bi değişik seviyorum seni.&lt;br /&gt;Nese Harun , seninde beni sevmeni istiyorum. Şikayet etme sadece sev istiyorum. Biliyorum cok sey istiyorum fakat saygı var Harun arada saygı! Tutun ona gel bana.&lt;br /&gt;Yoksun olum sen! O kadar sövdüm bi sesini cıkarmadın!&lt;br /&gt;Demek yoksun he Harun?&lt;br /&gt;Peki!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8842889846670149357?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8842889846670149357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8842889846670149357' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8842889846670149357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8842889846670149357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/order-or-empty-noise.html' title='order or empty noise'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-699022864123409027</id><published>2008-04-10T06:01:00.000+03:00</published><updated>2008-04-17T01:36:30.336+03:00</updated><title type='text'>iki Limon ve bir tanrıça!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;leyleklerin salyangozla seviştiği bir adada yaşıyorum. bazen sembollere takılsam da , bi sıcaklık beni bu uykudan uyandırıyor , sonrası bembeyaz bir martı oluveriyorum . her kanat cırpısımdaki yansıma sanki onun adını cagrıştırıyor. belki kabalıktan kaçmak icin ucmamayı yegleyip , rüzgarın sesinde adını duymaya calısıyorum. Kanatlarımdan akıp giden her hava kabarcıgının bana verdiği haz annemin rahminden cıkarken attığın gülücük kadar saf ve hayat dolu. Belki sonunu bilmediğim veya önceden tasarlanmış bir hayatın gölgesinde 2 limonuz. Sarının parlaklığı her görenin gözünü alıyor ve kokusu cok uzaklardan hissedilebiliyor. Gündoğumun zerafeti hersabah sol tarafıma baktığımda benim icin bir kez daha ışıldırıyor. Belki semboller belki de limonun ta kendisi... Bilinenden uzak olmaya calısılmadığı kesin. Saflık ve bilgelik sarmış odanın heryerini. Kırmızını bile irili ufaklı hologramlar oluşturduğu odada saflığı kırmamak icin narin haraketlerde bulunmamız belki de kafamızdaki tabletlerde yazıyor. Hatta adına kader denileceğide her göz göze gelişte tekrar tekrar yineleniyor. Bir mühür zaten kulağıma fısıldanan her zevk ünlemi! Hırçınlık bi yerde bitiyor yerini Ademin Elmasının simetrisine bırakıyor. Elmayı tatmasak bile cok yakınımızda bir yerde olduğunu hissediyoruz her defasında.Manidarız bunun icin ve bize bunu lutfeden birilerinin olduğu bilmek bi ayrıcalık... Doğa veya semboller! Herşeyden öte 2 Limonuz biz! Özenle yetiştirilmiş 2 Limon!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-699022864123409027?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/699022864123409027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=699022864123409027' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/699022864123409027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/699022864123409027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/iki-limon-ve-bir-tanra.html' title='iki Limon ve bir tanrıça!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8844357293988098711</id><published>2008-04-06T22:58:00.000+03:00</published><updated>2008-04-06T23:00:42.148+03:00</updated><title type='text'>düzen</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;color:#ff6666;"&gt;&lt;em&gt;mavi&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#330000;"&gt;&lt;em&gt;beyaz&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#3333ff;"&gt;&lt;em&gt;sarı&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#ff99ff;"&gt;&lt;em&gt;toz&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#33cc00;"&gt;&lt;em&gt;mor&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;siyah&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#ffff66;"&gt;&lt;em&gt;kırmızı&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#ffffff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#ffffff;"&gt;&lt;em&gt;karışık&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8844357293988098711?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8844357293988098711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8844357293988098711' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8844357293988098711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8844357293988098711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/dzen.html' title='düzen'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5817990870955048124</id><published>2008-04-06T22:51:00.000+03:00</published><updated>2008-04-06T22:58:06.574+03:00</updated><title type='text'>genç ve silueti</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_kq_VoA7pI/AAAAAAAAABs/P3_FZs7vS1Y/s1600-h/karga.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5186223713518939794" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_kq_VoA7pI/AAAAAAAAABs/P3_FZs7vS1Y/s320/karga.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;sakinmi sakin , hanimi hani bir düzinenin icersindeyim. 12 kişiden en uzunları da benim. öyle dikkat cekiyorum ki , sinop feneri...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;dım dım dım&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;adımlarım boyumu gecti , 2 fersah bir adım. 300 adım burdan düzce. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;bi titreme ki sahipsiz. bi bardak portakal suyu , iyi gelir temizler cigerleri. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;bzzZZzzzzzZz buz! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5817990870955048124?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5817990870955048124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5817990870955048124' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5817990870955048124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5817990870955048124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/gen-ve-silueti.html' title='genç ve silueti'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_kq_VoA7pI/AAAAAAAAABs/P3_FZs7vS1Y/s72-c/karga.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8260530466585247734</id><published>2008-04-06T04:56:00.000+03:00</published><updated>2008-04-10T05:54:09.500+03:00</updated><title type='text'>bitti* şöylesi böylesi</title><content type='html'>&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ayı ne kadar kirliyse , armutta o kadar&lt;br /&gt;uzaktır.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;dedem cok ehl-i keyf adamdır. yaratırdı , satardı , sonra kendi capında mis gibi yerdi. yarattıgını keyfe bu kadar demli veren adam tanımadım. kendisi cok sevdiğim ve örnek aldığım bir insandır velakin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;sonra sonra anladım buzdolabının 2 farklı kişilik beslediğini. soğugunda sıcağı varmış ya pes!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;insan evladı doyumsuz , o kadar ki ayının ulaşamadığı armutu alıyor mis gibide yiyor afiyetle. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;hafiflemek sıcmaya endekslemiş bazı kurumlarda. benide sıcarken gözetleyin , bak gör nasıl havaya karışıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;hava bile bazen buram buram ben kokar. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;check spellingmiş , peh! yanlışımı suratıma vurmayın ulan&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"ben nerde yanlış yaptım .. nerede nerede nerede?" demiş bilmen neyin sanatcısı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;bazı sanatcılar orama burama hitap etmiyor değil. anneler neler doğuruyor demeden gecemicem. kutlarım hitabı iyi bilen anneleri.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;futbolun artistik spor başlığı altında incelendiği bir ülkede yaşıyoruz.velhasıl ahmet cakar bizi buz patenine getir ranaları atmak istiyorum densizce.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;nereye gideyim , 3 tarafım deniz. tek yön orta asya!bari at sırtında gidelim de davamızdan şaşmayalım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;aslan , kaplan diye hitap edene saygım yoktur. son okudukları kitap la fonteine'in fabllarıdır bu heriflerin. sakının.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;ben bittim dememek icin duracel kullanın.özetle doğanın ve sporcunun yanındadır duracel. hatta abartıp turkcel ile tüm türkiyeyi etkisi altına almışlardır bunlar. türkiyeyi baştan sona koşmak istersen duraceli tek gecerim!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;ben bittim de. hatta bende bittini varsayıp , bitiyim bitiriyim. bitti*&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8260530466585247734?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8260530466585247734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8260530466585247734' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8260530466585247734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8260530466585247734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/bitti-ylesi-bylesi.html' title='bitti* şöylesi böylesi'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1929459844426962675</id><published>2008-04-06T03:13:00.000+03:00</published><updated>2008-04-06T03:23:03.261+03:00</updated><title type='text'>bu amcalar falan cok not bıraktılar vakti zamanında</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:78%;"&gt;sırf okumayın diye yapıyorum. meşafetli yazılar yazmak hiç hoşuma gitmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;el bebek gül bebek , elektrik! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;rengarenk&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;boğazlı kazak&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;kırmızı sandalye&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;kare papazı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;sinek kızı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;ünlenmek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;uyuşmak&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;buzdan bi kutu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;trabzonspor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;başkan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;sandık içi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;fındık fıstık bu hayat!&lt;/span&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5185920673511435906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_gXYFoA7oI/AAAAAAAAABk/pnXXwbtObjE/s320/viceroy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1929459844426962675?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1929459844426962675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1929459844426962675' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1929459844426962675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1929459844426962675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/notun-elikisi-ile-elmesi.html' title='bu amcalar falan cok not bıraktılar vakti zamanında'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_gXYFoA7oI/AAAAAAAAABk/pnXXwbtObjE/s72-c/viceroy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5269328178344087340</id><published>2008-04-06T02:54:00.000+03:00</published><updated>2008-04-10T05:55:39.004+03:00</updated><title type='text'>alayına gider , gitmeden gider</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_gViFoA7nI/AAAAAAAAABc/qTmrnt-0LKE/s1600-h/avatar_xl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5185918646286872178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_gViFoA7nI/AAAAAAAAABc/qTmrnt-0LKE/s320/avatar_xl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;such&lt;span style="font-size:85%;"&gt; a difficult question that i should answer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;which&lt;em&gt; animal?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;sanki zorundalıkmış gibi. peh pes. dokunacak başka birşey yokmuş gibi ruhumdan baska.bide göbek deliğim. ezelinden beri bi gıdık alma söz konusu , hani biz bizeyken hani sen senleyken, ben yanında olduğum ama beni farketmediğin anlarda ansızın farkındalık yaratmak icin sana attığım ırkcı laflar gibi.. ehem ühüm. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;yalan mı? yalansa ben ne kadar yalanım? işin icinden beni bırak başkan bile cıkamaz. hitabedir kendisi , cok kılastır kendisi (başkan)! nese ki ondan da kactık. diz dize durduk o an , göbek deliğim geldi aklına. bi dokinim bakim yerinde mi demiş olucaksın ki bi haraketle tepe taklak oldum. amuda kalkma ihtiyacı bile duydum. göz göze degilde , göz göte dururduk. farkındalık ya işte. nese ki kacmak istemedim. bi haraket bekledim kendimden ama o zaten mantalitemden bile güçsüzdü. böle bir an durdukta nefes aldık yoksa ne ben ölebilirdim , ne sen durmayı düşünürdüm. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;belki durmanı sağlarım diye ölmedim zaten. ölsem olayın dramatikliğinde sen bile deve olabilirdin. yeni bi ayakkabı almanın vakti geldi belkide ya da bi midilli. binerim sırtına vururum ayakkabı bacıklarını sırtına göbek deliğine. işlevse işlev , ayakkabı bu kır toplu deriden kırbaç değil ki. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;hadi kapat ışıkları. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;yoksa ölmek zorunda kalıcam.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;fade out...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;istek mi zorunluluk mu ne ben bilirim ne de anın farkındalığı.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;herşeyden öte şu yazdıklarım tam anlamıyla uçurum. o kadar ki ben bile korkuyorum düşmekten. okuyanın vay haline. biri cıkıpta "evraka" derse o an canlanıcam. yırtıcam yorganı. belkide ampulu patlatırım. sıyrılması gereken bir tshirt var zaten.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;bırakmalı mum yakmayı.. biri dedi biri söyledi , dedi ki "hadi 2 kuble birşeyler söyle , söylemessen sen ipnesin ben köstek" ne kadar doru demiş , ne kadar arzulamış yaşamayı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;ne yazdımı görmeden yazıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5269328178344087340?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5269328178344087340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5269328178344087340' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5269328178344087340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5269328178344087340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/04/alayna-gider-gitmeden-gider.html' title='alayına gider , gitmeden gider'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R_gViFoA7nI/AAAAAAAAABc/qTmrnt-0LKE/s72-c/avatar_xl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8601172084229381759</id><published>2008-03-31T17:19:00.000+03:00</published><updated>2008-03-31T17:53:19.706+03:00</updated><title type='text'>Saygıdır Her Kelamın Başı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ne alemi vardı bu kadar boyun egmenin. Lakin olucaksa olur , kacmanın lüzümü yok.Hani derler ya kaya gibi duruyorum ulan hah işte aynı bu tarz bi tutum icersindeyim an itibariyle. Fiziksel seleksiyon sonucu ufalanmış bi harap düşmüş olabiliriz ama hala ayaktayız . . fıs fos fıs fıs! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kafam sikildi , kafamla ilişkiye girildi , kafamla kulağım kaynaştı , kafamı oraya buraya soktular... Heyt yeter ulen! Clap your hands and listen to me! check check it out , fıcı fıcı , efes fıcı keyfi.  nese &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Meşreblerim ,sorarım size insan evladı neden ipnesel oluşumlar icerisinde , neden barış ve tahakkuk yok? Bütün bunları gectim , insan olmanın en büyük lutuflarından saygı yok. Hayda diceksin , hoop bilader diceksin , de anam de bacım ,durmak yok yola devam diyip proveke edicem milleti. Saygı aşılıcam ulan , öğreticem , vız vız vız eğreti gelin!. İşe saygı çeşitlerini öğretererek giriyorum , ahtım olsun kapıcaksınız meseleyi.. Efenim başlıca saygı cesitleri söyledir ; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Emeğe Saygı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Tonight , tonight! Oh baby dorvandi ! Amcoglu Vivaldi! Simdi bu Vivaldi 4 mevsimi yorumlamış mı kemanıyla sazıyla darbukasıyla? Yapmış , yapıştırmış. Bu adam aslında bize saygıyı öğretmiş , siz bilmessiniz ben bilirim. Saygım var Vivaldiye , Bacha , Aşık Veysele , İnsanlara! Lakin Emeğe Saygıda kusur etmem.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Anaya Bacıya Saygı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Anne herşeydir , bacı anne yarısıdır. Bunların toplamı bir bucuk anne ceker. Bu tahlilde ;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"x" : herşey ise&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sen kendin : x &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ana + Bacı: 1 bucuk x&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yani Ana+Bacı&gt;Sen kendin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sonuç olarak ; ana bacı hertürlü üstündür , üstün olan seyde saygıyı hakeder. Ellerim patlayıncaya kadar alkışlarım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ülküye Ülküdaşa Saygı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Gerek vatan , gerekse orta asya orjini olsun bunlar bizim alnımızın yazısıdır. Dünya varsın küreselleşsin , hatta küreleşe küreleşe gey olsun bü ülkü sönmez bitmez. Ülküye ve ülküyü namusu sayanlara saygım sonsuzdur! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kımıza da ayrı bi saygım vardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kul Hakkı Yemeye , Ah Canım Benim Diyip Arkadan Vurmayana Saygı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kalifiye gereğidir ki böle adamlara saygı duyulmalı. Güvenin verdiği bir hezeyanlada bu saygı artmalı pekiştirilmeli. Simdi ben böle bi insanım deyip olayı carptırmak istemiyorum. Sana bana saygı , herkese saygı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Diğer Saygı Türleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*2 Bira icip sızmayana &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Geri vitesi olmayana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Nuh diyip gemisi nerde demeyene&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Eşreflerle muhabbeti kaynatmayana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Küçük sözu dinleyip , suyu ilk büyüklere verene&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Her akşam karısının ayaklarını yıkayan karılara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Pokeri para hesabı değilde kibrit çöpü hesabı oynayana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Müzik arsivini gözünü kırpmadan paylaşana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Karıya kıza laf attıktan sonra kaçmayana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Dayılara , Amcalara , Teyzeler ,Halalara ,Dedelere ,Ninelere&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Ona buna , ihtiyacı olana&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*İnsana ulan insana!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ehem , ühüm. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;iddia ediyorum bana saygı duyan 1 milyonuncu kişiyi facebookta bulucam. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;kem küm.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;herşeyden öte bizler ayan beyan insanlarız. Bunun gereğidir ki saygı duymalı , duydurtmalı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Saygı saygı! Her işin başı saygı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sizleri saygıyla selamlıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8601172084229381759?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8601172084229381759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8601172084229381759' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8601172084229381759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8601172084229381759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/saygdr-her-kelamn-ba.html' title='Saygıdır Her Kelamın Başı'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5329129207690055599</id><published>2008-03-29T02:14:00.000+02:00</published><updated>2008-03-29T02:26:29.641+02:00</updated><title type='text'>'kaz Truth is a Lion Who Name is Truth</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;rengin tınısını görsek belki daha densiz olabilirdik. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;derdik ki&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;bu adam resital yapmaktan kacan bir deve. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;derdiniz ki&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;sovenist olsada yigiddir aslandır.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;dediler ki&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;sen benim herseyimsin ama bir -gözüm- iki -çeşme-! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;diyecegim ki&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;dönülmez akşamın içindeyim!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;demeyin!&lt;br /&gt;...evet o aslında deve!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir iki tilki pipi!&lt;br /&gt;vardınsa vuslatın tabagına , cek el firenin dur allahın askına!&lt;br /&gt;kocaman bir eşşek geldi , cok yük binmeden gitti.&lt;br /&gt;...iyi kaçardı eşşek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vay bana vahlar sana , bir elim vardı -6. parmak sonradan entegre. . .-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Havari şöyle buyurdu:&lt;br /&gt;Eğer bir laf ediceksen , emir verme. Emir vericeksen zat belleme. Zat belliceksen dön bi bak arkana!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5329129207690055599?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5329129207690055599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5329129207690055599' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5329129207690055599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5329129207690055599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/rengin-tnsn-grsek-belki-daha-densiz.html' title='&apos;kaz Truth is a Lion Who Name is Truth'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-6340268418447109548</id><published>2008-03-29T01:04:00.000+02:00</published><updated>2008-03-29T01:10:39.092+02:00</updated><title type='text'>Benim CanlıBomba</title><content type='html'>&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İyot bi anektot geçmek istiyorum hayata&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Çerçevesi bilmem kaç milyarıncı insan bunu yazan üstüne bide oynayan?    Ben ben..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Gerçek icinde bulunduğun durumum azizliği değil azizesidir! St. Lucas' HandBook&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Arabam olsa , peşine bi grip ceksem.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu dağların ardında bi film adam var. Hissediyorum , cok kokuyor bazen.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Materyal materyal materyal --- Ev! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kurtadam olmak sandımca hoş bi durum , bu ateşe düşmeden anladım.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Allah seni İSAL etsin! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İslah olmak istiyorsan , misil en iyi yöntem! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İçinde bi bok yoksa , derdinde yoksa , sen yoksan , orda kesin ben varımdır.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;How long , how many , how much , road wolf love?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bazen o kadar derinki&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-6340268418447109548?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/6340268418447109548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=6340268418447109548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6340268418447109548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6340268418447109548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/benim-canlbomba.html' title='Benim CanlıBomba'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-9084901193088000864</id><published>2008-03-29T00:49:00.000+02:00</published><updated>2008-03-29T01:03:58.153+02:00</updated><title type='text'>Flora Sen Aslında Florsun!</title><content type='html'>Son olayların azizlimidir yoksa icimdeki meryem ananın katıksız gercegimidir bilinmez , cok üzülüyorum. O kadar ki korkuyorum ağlamaktan , sonrada kendimi torbacının kollarına atmaktan. Yapay seyler ne kadar yardım eder , ne kadar tatlı sarılır ve okşar ruhumu bilmiyorum ama istiyorum. Kör kütük bağlıyım... Çizilen bir yol ve sonunda bi kazanın icinde kaynayan bir ciger görmektense , bi nefes temiz tamemen naturel bir o2! Başımı döndürse , beni alıp köyümün dağlarına cıkarsa ve sonra evet sonra cımbızla tuttugu sacımdan beni bi gusel sallasa... Kendime gelebilir miyim?&lt;br /&gt;Gelsem. Biraz kaçamak , bi gülüş. Bi beyazlık iniyor gözlerime.&lt;br /&gt;Ayan beyan ayılsam...&lt;br /&gt;Ayılmaya kalmayıp bir tokat yesem suratıma.&lt;br /&gt;Bida bayılsam , tekrar bayılsam...&lt;br /&gt;Zevkten bayılmak nasıl birşeydir acaba?. Bilen biliyor zaten sonrasında kendini atıyor köyümün dağlarından sarp ucurumlardan. Nedir bu sırrın önemi? Nedir bu -hayatın önemi-?&lt;br /&gt;F*ck!!&lt;br /&gt;Konsepte aykırı yazılarıma , kendime , icime , icinde bulunduğun ortamın lutfuna! Sarılın ulan bana!&lt;br /&gt;İtfaye hortumundan gül püskürttüler üstüme , kaçamadım zaten kaçmak istemedim. Durağanlaştım...Piyonum fazlasından cok icmişti!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-9084901193088000864?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/9084901193088000864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=9084901193088000864' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/9084901193088000864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/9084901193088000864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/flora-sen-aslnda-florsun.html' title='Flora Sen Aslında Florsun!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-8384750106500233223</id><published>2008-03-17T11:30:00.000+02:00</published><updated>2008-03-17T11:54:29.910+02:00</updated><title type='text'>above , walkin man!</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:78%;"&gt;Yürüyen adam. Ama durmaz ama yürür Yanlızdır ama bir sevdiceği vardır. Adı Kar tanesidir. Her kışın görüşürler , kimsenin görmediği bir yerde buluşur ve saatlerce sevişirler. Herşey bittikten sonra yere yatar kar tanesi , taneleri. Dokunmak ister heryerine! Yürür yürür ve yürür! Ve birgün sevgilide ortadan kaybolur , akar gider mazgallardan! Yanlızlığı hisseder su alan ayakkabıları! Mutlak yanlızlık sadece bulunduğu yerdedir. Yürür kar tanesine doru , yürür güneyden kuzeye! Sensörleri vardır , romatizma. Yaklaştının mujdesini verir yürüyen adama sanki daha hızlı yürümesi gerektini söyler gibi.Yürüyen adam,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Yürür... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Yürür...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Kar tanesine&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Yürür...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Ve bir kar tanesi gelir konar dilinin ucuna! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Durur!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Uzanır!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Üstüne düşün her kar tanesine bir armağan bırakır. Milyonlarca ereksiyon! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Ayağı kalkar ve yürücek gücü yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Birden irkilir ve bir güç!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Kar tanelerinin üstüne basarak yukarıya kar tanelerinin geldiği yere yürür yürüyen adam!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Bulutların üstünde yürümek... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;Bir fırtta ben istiyorum! Bir yudum! Bir kapak! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-8384750106500233223?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/8384750106500233223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=8384750106500233223' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8384750106500233223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/8384750106500233223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/above-walkin-man.html' title='above , walkin man!'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4003741796097085803</id><published>2008-03-17T10:57:00.000+02:00</published><updated>2008-03-17T11:29:06.065+02:00</updated><title type='text'>Blog Blok Bok</title><content type='html'>Bok gibi başlanan bir güne bok gibi bir yazıyla itaf etmek gerek. Hakkıda budur zaten 2 dirhem bi kaşık. Bir bok var icimde benden ziyade demek sonrada Soyut bokun peşinden koşmak istemekteyim , görmek değilde bir an olsun nefes almak için yaptığımı sölemek istiyorum eh tabi birazda zaman geçsin haliyle. Ne yazdımı ne yazıcamı bildiğim halde silip silip baştan döktürüyorum. İlginç geldi , farklı bi tat hatta dokunuş kattı. Bok gibi bi güne farklı bi dokunuş... Hadi sende!Aslen Tuşeli bi bok , bang bang kill the dog! Özetle;&lt;br /&gt;...Belki birileri anlayabilir yağlanmış saclarından ve ya görebilir içindeki bokları x-ray ışınları yardımıyla. Bu adamlar ya kadın doğumcudur ya da canında cok sevdiğin hayvanındır. Netekim hayvanlar sezer , kadın doğumcular bi aletle içinde kaç tane bok oldunu görür. (Hayvan gibi kaliteli bi kadın doğumcuya denk gelirsen evlen onunla)Velhasıl şu anki hissiyatlarımda cok yoğun , cok baskın ve cok katı. Acaba sıcsam kac fersah gelir? 3^ okka? "Yok abi yemez , yuh sende, 3 ne ki huh sende, ben isalim okka hesabı olmaz , senede bir" ne kadar göreceli nasıl bir gel git. Bilinçsizleştiğim an bu andır derim bu yüzden taaa en derinden. Biri gelsin ki bu kadın doğumcu olsun sezeryanla icimdeki bokları alsın , ah ne hoş ah ne boş. Evet boş bir karın boş bir ruh. Tamamen boklardan arınmış , Heidi veyahut Polyanna tabınana indirgenmiş bir yaşam. Bu cok sevdiğimiz cocukluk kahramanlarımızda(Heidi , Pollyanna ve binimum kalemleri) sindirim ve boşaltım sistemine sahip değillerdir sandımca. Çünkü yaşadıkları bütün trajedileri sindirebilmeleri olası değildir hele hele tüm bunlar olurken içlerinde büyümeyen bi bok olmaması hiç ama hiç olası değildir. İşte tüm bu hususları göz onune aldığımızda bokun hangi minimaller üzerine kurulduğunu görebilir miyiz bilinmez ama bildiğim birşey var ;&lt;br /&gt;"İçimdeki bok , bırakma beni tok"! !! !! !! ! ''^^''&lt;br /&gt;Başka bir döngü başka bir evren başka bir boşaltım sisteminde görüşmek üzre hayatımın içleri.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4003741796097085803?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4003741796097085803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4003741796097085803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4003741796097085803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4003741796097085803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/blog-blok-bok.html' title='Blog Blok Bok'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4374006036170193178</id><published>2008-03-13T12:55:00.000+02:00</published><updated>2008-03-13T13:45:16.915+02:00</updated><title type='text'>Hayvani Pozitif Dokunuş ve Dokun Bana</title><content type='html'>Günümüzde basit seylerden heyecan verici seyler cıkarmak mümkün. Ole ki ihtiyaç duyulan hazzı almak icin aheste ve unique seylere ihtiyaç yok. Netekim alıyorsun basit birseyi kendini katıyorsun sonra noluyor fena bişey oluyor , acayip bişe oluyor , bunlarda şarkı sözlerini hatırlatıyor. Nese sonuc olarak o bildin sen bizzat kendin oluyor. Bi dokunuş yetiyor , alıp başını gidiyor lakin istemek, hissetmek lazım. Mesela Kurbağa Prens. Adam basit bi icon bildin kurbağa , öle zıp zıp yeşil cirkin bişe, peki bi Prenses olsa bunu bi kere şakkadanak öpse bu nolur? Gider sifatı kalır aslı hesabı olur prens! Basitten soyuta geçiyor ve bunu sadece bi öpücük beceriyor. Bu örnekten yola cıkarak hayatın kaymağını kendimiz oluşturup kendimiz yemeliyiz , ki bölesi güçlere sahip olan bizler neden hala bunu verimli şekilde kullanamıyoruz? Kanaatimce insanlar bencil , insanlar göt , insanlar ipne. Hala bi umutları var kendilerini basit bir dokunuşla değiştirebiliceklerine. İllallah be kendini nası öpiceksin muhterem! Kısır döngünün ilk basamağında fire veren bu mevzu insanlık tarihinin en kolpa ve en gross sorunudur görüldüğü üzre. Sözüm ona gelsin çözsün , gelsin paylaşalım , gelsin öpiyim!. Velev ki hatta memelev ki bu sorun liberal bir sorun teşkil etti , kaç yazar bunun üstüne bide cıkarmadan kaç atar abimiz , reisimiz? İşte bu ideoloji de kısır döngünün 2. basamağını oluşturduğundan bu ülkünün gerçekleşmesinin daha da zorlaştını gösterir bizlere. Bu minimal doğrultusanda yani basitlik+dokunuş=gerçek tadında sizlere bir kaç örnek vermek istemekteyim. Örnekle ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pushing Daises abi , Chuck var orda , adam dokundunu diriltiyo , istersede öldürüyo tabi 2. husus bizimle alakalı değil. Sonuç olarak adam hayat katıyor , yaşatıyor , sevindiriyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mortal Combat vardı eskilerden orda Sonya(f) ile Subzero(m) var idi. Filmin sonlarına doru bunlar düşmanlarla dövüşüyor sonra düşmanlar bunları bi güsel pataklıyor , yere düşüyolar bunlar yan yana nese sonra Sonya öpuyor Subzeroyu ve BoooM!! Bütün düşmanları öldürüyolar o güçle. Buyur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pokemondan hepimiz aşikarız , Ash ile Pikacu!Olay da şöle; Pikacuyu Kaya Pokemonun karşısına salan geri zekalı Ash , Pikacunun ebezini belletiyor karşıdakine sonra Haliyle Pikacu bi harap düşüyor yere Ash koşuyor bi kere kafasını ökşuyor "Hadi aslanım , yürü be , parçalarsın o kim ki ulan" lafları ile bunu destekliyor. Sonra Pikacu hoooop kalkıyor flm sonrası zaten malum pokemonu öldürdüğü yetmiyor bide anasıyla ilişkiye giriyor. Töbe de!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binimum Kelebek öpücüklere buna daildir. Adam çileden çıkıyor , bu hususta düz duvara tırmanacak konuma geliyor. Böle bi enerji yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölesi şeyleri aslında Türk filmlerinde cok fazla görmüş vaziyetteyiz. Hiç unutulur mu yakışıklı bir gençin arabayla kör bir kadına carptıktan sonra kızın gözlerinin açılması ve sonra o gençle evlenmesi , neyse kısa kesiyorum temizlik vakti. Küçük dokunuşlar arkadaşlar , unutmayın küçük ama etkili dokunuşlar. Hissedin ve bu yazıyı okuduktan sonra sevgilinizi bi kere öpün!&lt;br /&gt;İşte sihir budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dokun bana , dokun bana dokunmassan bana depresyon patlar bana&lt;br /&gt;Dokun bana , dokun bana dokunursan şayet bana akarım karışırım kanına&lt;br /&gt;Dokun bana , dokun bana hakkıyla dokunursan bana kul köle olurum yoluna&lt;br /&gt;Dokun bana , eh artık dokunsana bana sana yazdım su şarkımı artık beni anla" şarkısıylada size veda etmek boynumun borçudur gönul dostları. Alayınızı çok sevmekteyim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4374006036170193178?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4374006036170193178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4374006036170193178' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4374006036170193178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4374006036170193178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/03/hayvani-pozitif-dokunu-ve-dokun-bana.html' title='Hayvani Pozitif Dokunuş ve Dokun Bana'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-303422482642407841</id><published>2008-02-26T07:01:00.000+02:00</published><updated>2008-02-26T07:28:01.385+02:00</updated><title type='text'>Anal ve Etik</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8OjWPhz7bI/AAAAAAAAABI/719HZfymA5E/s1600-h/2617768_4f9e91591192295694.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171156399672257970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8OjWPhz7bI/AAAAAAAAABI/719HZfymA5E/s320/2617768_4f9e91591192295694.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilmem kac saat bilmem kac tiktak. Dısımda mi icimde mi? Ortası nedir? Cok fazla ortak yanımızın olması beni ortalık malı yapar mı? Orta ulan , orta oyunu falan. Ne gariptir ki ahlaki darbeler burayıda eline geçirmiş.Tüh binbeşyüzsekiz. Bir diyosun üç cıkıyo , üçü biraz daha cekiyosun dötünde bitiyo matematik tik tik (t)iki.Cok vahim ve buhranlı. Gelmişine geçmişine demeden sıyrılmak kendini gün görmemiş yerlerinle özel bir hayat kurmaya itmek lazım. Ben ve pipim cok mutluyuz ablası , ahaha ehehe hınk düştü. Ortalık yerde değil miydi bizim malımız? Netekim özelleştirildiğini hissediyorduk fakat gel gor ki ortalık malı olmaktan uzak pipiler. Orta orta urta ha bide zurta. Ben pipimi hisselere bölüp ihtiyaçı olanlara dağıtıcam abi. Bölesi daha bi hisseler kumpanyası. Alan mennunda satan hiç hazzalmıyor bu durumdan. Neden bir değil de çok! Gene matematik giriyor işin icine. Sıyrıl kaç diyor Sedatım anla birileri. Bırak pipini kaç. Bırak ki şenlensin zurtalar. Hertürlü açmaz hertürlü yenilen biz ve pipilerimiz. Blop!..&lt;br /&gt;Biri cıkıp organ lazım organ lazım demiş sonra ne olmuş orgazm olmuş. Pes!..&lt;br /&gt;Bi coban varimiş kuzuları koyunları eşşekleri "libilili libilili" ezgisini -do- dan solemiş. Haydi eller nolmuş? Libido olmuş. Olcak iş mi?!..&lt;br /&gt;Sek sek sekerek makbule. Seks makinası makbule!.. (-Do-dan sölerseniz max verim alırsınız)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin ne varsa toplumda var. Etik etik etik. Ziktir ulan!.. Havada aşk kokusu var. Havada aşk kokusu var. Engelleyeni de sikim teşfik edenide! Susmalı.. Haydin kestik bitti gitti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-303422482642407841?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/303422482642407841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=303422482642407841' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/303422482642407841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/303422482642407841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/02/anal-ve-etik.html' title='Anal ve Etik'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8OjWPhz7bI/AAAAAAAAABI/719HZfymA5E/s72-c/2617768_4f9e91591192295694.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-1588434010192952168</id><published>2008-02-25T00:26:00.000+02:00</published><updated>2008-02-25T00:47:46.484+02:00</updated><title type='text'>Yalın ve Pişik Düzce (Repeat after me)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8Hz8Phz7aI/AAAAAAAAABA/M0cfVFzDE4Y/s1600-h/EKN_0120.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5170682063484087714" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8Hz8Phz7aI/AAAAAAAAABA/M0cfVFzDE4Y/s320/EKN_0120.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu konu cok uç. Konsept yersiz eh biraz da densiz. Nereye ceksen gider mi? Gitmez. Orda mıh gibi yazılmıs duvara. Kim yazdı neden yazdı bilinmez. Zaten konumuzda bu değil. Konumuz onu oraya yazdıran sistem. Sistem sistem sistem siztem siz hepten siz tam siz siz siz sistemsiniz!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efdiler, beyler , karılar ; Düzcenin kosmopolit çehresi karsısında bu tarz grafitimsi arabesk sözler , yeğlemeler , hınklamalar , üflemeler , püflemeler naklen bos bulunan yer ve konum fark etmeksizin ne ile olduğunu hala cözemediğim bi şekilde oraya kondurulur. Sonrası kola , bacağa zaman zaman kalbe faça atan acılı gençlerimiz o yazılarda kendilerini görürler sandımca. Bi böbürlenme "Ahh ulan o benim işte , ahh ulan o karıyı ne sevmiştim , batsın mı bu dunya batmasın batarsa yazılar görunmez yazık olur" gibi cümlelerle alır başını gider. Bi nevi güç gösterisidir bu aslında. Yazıldığı duvarın konumu , yazı şekli , puntosu , rengi , açısı herşeyi önemlidir. Tabi ki kabile hesabı yaşıyan bu gençlerin kafalarındaki tabletler bizden farklı işlendiğinden zat-i normaller anlamaz ne ifade ettini sözlerin. Hususunda orda bir gövde yatıyor lakin gücü kacmış demek kalıyor bizlere eğer onlardan değilseniz sizlere.&lt;br /&gt;Sözum ona çözülmesi gereken bir paradoks olmaktan cıkmıs başlı başına bir kültür olmuştur düzcenin yiğidlerinin yaşayışları. Ev göçmez , kervan konmaz. Ole bir sitatiko ki akıl almaz!. Ne gel ne git , gelsen de cabuk git. Düzce güven vermez ama Düzce Güvene güven git burdan. Amanda aman , amanda aman. Haydi bütün Düzce sing it one more time " Starbucks acılsın düzceye , gidelim 5 çayı içmeye!"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-1588434010192952168?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/1588434010192952168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=1588434010192952168' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1588434010192952168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/1588434010192952168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/02/yaln-ve-piik-dzce-repeat-after-me.html' title='Yalın ve Pişik Düzce (Repeat after me)'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R8Hz8Phz7aI/AAAAAAAAABA/M0cfVFzDE4Y/s72-c/EKN_0120.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-3446016325916414794</id><published>2008-02-24T23:45:00.000+02:00</published><updated>2008-02-25T00:02:47.508+02:00</updated><title type='text'>Sonuna 81 Başına Saygı Gelir Durmuşoğlu Bakliyatın</title><content type='html'>Gitti, bekleyeceni sandıgı butun ihtimalleride peşi sıra dizdi; önde patron arkada kafaları kapalı kestaneler misali.  Düşündüğüm sey kestane olsa dahi belli ki mevsimi değil. Hallice canı cekmiş garibin yazıktır iki dirhem bir kaşık bişe akıtı verin önune doru. Aksın dursun musluklardan.&lt;br /&gt;Ah dedi dank etti , tırs gitmedi tez geldi hesabı bi oyun oyniyim hezeyan katim nahoşluma. Hadi yegane sürrealist bok mangalı.&lt;br /&gt;Mangalı kuruttun mi , gavurun kukusunda unuttun mi , deden elini şehvetlendiriyidi , bunları unuttin mi? -- Motto of Blacksea People (before Russian's woman arrive)&lt;br /&gt;Kakari ile iş yürümez , eskiler böle der. Lakin fişi cekmeyle de devran dönmez. Olumsuz hayatına olumsuzluk katarsan sen de birgun yapan kuku olabilirsin. Ha diyince olmaz ,  geysel dönemlerden gecmeli , taşlara vurmalı pipini , kurutmalı eskitmeli. Belkide hep olmak istedigin kukuyla sıcak temaslar kurmalı akebinde bıkmalı usanmalı. Sonunda rest cekip verilen rolu oynamaya devam etmeli. Demi? Hadi sende.&lt;br /&gt;Organik ürünler pekte revaçta. Bundan nasibi alan Reyhanlar , sümbüller , memetler orta hallice aliler gelip davarına , serasına ot ekicek. Ekicek ki bi rant saglıcak kendince. İcicekte icicek , harlıycakta harlıycak en sonunda kendinde organik meyva olucak agzının icinde. Belki de armut olur ayının gobeğinde. Ben bilmem vallahi Avrupa Birliği Organik Ürünler Denetleme ve Kalkındırama Dairesi Sorumluları bilir. Alayına tuz biber basim. Saygılar.&lt;br /&gt;Bu foto işide gerdi. Ole ifil ifil hava muhterem söz arkadaşlarımla dansözluk ederken şikşaklanıp sonrada tadını cıkaramakta varmış , vallahi yeni tattım. Sonradan öğrendik ki Trojanmıs buna sebep. Ne demeli ne etmeli bu trojanları kürtleştirmeli tez elde krojan eylemeli!.. Gün görmemiş virusten zarar gelmez. Lakin sosyal farklılıkar karsısında kendini janjanlar bu krojanlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-3446016325916414794?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/3446016325916414794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=3446016325916414794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3446016325916414794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/3446016325916414794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2008/02/sonuna-81-bana-sayg-gelir-durmuolu.html' title='Sonuna 81 Başına Saygı Gelir Durmuşoğlu Bakliyatın'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-766855727441213749</id><published>2007-12-06T06:15:00.000+02:00</published><updated>2007-12-06T06:40:33.804+02:00</updated><title type='text'>Tanışma Fenomenleri (Hiç Okunası Deil)</title><content type='html'>-Hakariki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlüme düştün, kor oldum önune düştüm. Adınız ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pusat33a&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl gidiooo bab.. cok tatlısın bunu biliosun dimi şş şeker kız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Aliosmantevfik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;askerden geleli ne kdr deişmiş bu net ortamı yahu. nası tanışsam sizle bilmem ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-CrazyCoban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iş başında okudugum bir kitap varidi. Adı "haydi" idi. sen ona cok benziyorsun. Haydi adını sole bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şairin Kol Düğmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buralar cok soguk ama ben seni düşuyorum.&lt;br /&gt;gözlerin içini yaktı ansızım.&lt;br /&gt;bu sogukta içimi ısıttım.&lt;br /&gt;seni gördüm aşka düştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dörtlugu sana sana yazdım şeker kız. Hahaha nasılım ama? Ben yazarım biliomusun. Tanış benimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pasaparala&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni paraya boğarım. Msn adresine karsılık ne kdr istiosn? Hesap no ver bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-FransızTostu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jotemu vela poktula paris le geolosis. le msn vent le'vergesi? Burda şimdi ben sey dedim hani anlamssan diye diyorum yanlıs anlama sakin. İlk cumle hakkında bi fikrim yok ama ikincide msn adresini verirmisin dedim Madam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Okanı Bayarim Beyazı Öttururum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hahahaehea :D:D:D nası ad ama nası heaheahaeea :P Bak benimle tanısmak istersen al sana cep hahahaha burda yazıdan başka bişe yok ki nerden cıktı cep hahahahae :D:D:D:D ayyyy ölicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kuul Gölu Artizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meraba. Naber? huh&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bakliyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kavun karpuz kiraz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;******** İthaf ediyorum acaip sıkılmışım saat sabahın erkeni. Senin yolladıgın su kult fransız sarkı calıo. Ne bilim nan acaip sıkılmısım haa bide soguk nan hava&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-766855727441213749?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/766855727441213749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=766855727441213749' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/766855727441213749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/766855727441213749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2007/12/hakariki-gnlme-dtn-kor-oldum-nune-dtm.html' title='Tanışma Fenomenleri (Hiç Okunası Deil)'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-5496239793400381589</id><published>2007-12-06T05:58:00.000+02:00</published><updated>2007-12-06T06:12:59.425+02:00</updated><title type='text'>Ben Vurgunum Bir Genç Ablaya</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R1d2vFDga-I/AAAAAAAAAA4/VsvwQrp7asM/s1600-h/bÃ¼lentcim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5140708050849524706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R1d2vFDga-I/AAAAAAAAAA4/VsvwQrp7asM/s320/b%C3%BClentcim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Velhasil cok durulduk. Durdura dura gökusagı olduk. Korkuyorum Bulent Ersoyu gölgemde görmekten. Buda bi serzenişten ziyade arzu aslında. Gelsin ablam. Gelsin ki kur yapalım. Ben varim ablacım cariyem ederim seni. Geyik sırtında gelin ederim seni. Bu abla beni görmeli gelip yamacıma cay icmeli. Ben bir gökkusagıyım -Gey Eyledin Beni- Parkında... Ablam cidden seni ayri bi seviyorum. Cok katıksız seviyorum. Katıla katıla gülüşüne kurban olurum. Fünün eylerim bir ekmek parası. Diger ucuna gidicem be abla su gokkusagının. Gani gani altın...&lt;br /&gt;Ejderhamla gelicem seni istemeye. Eskide kaldı deme , başımı yeme ablam. Hadim ederim seni. (aslını unuturum yaparım bunu) Bulentim 4 kişiyiz... Okuyoruz da... Ah ablam bi bilsen karşıki dağlar bizim. Sen cok pragmatistsin ablam. Duymadım ama dokundum. Sana cok yakınım ben be abla. Artık südyen takma tiksiniyorum senden!.. Yanarım dönerim bir sana azadeyim. Bulent Hanıma saygılarımı iletiyorum burdan bir kucak baloncuk... Yerim senin ufacıgını Bülent!..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-5496239793400381589?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/5496239793400381589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=5496239793400381589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5496239793400381589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/5496239793400381589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2007/12/ben-vurgunum-bir-gen-ablaya.html' title='Ben Vurgunum Bir Genç Ablaya'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YXSezTqlMqI/R1d2vFDga-I/AAAAAAAAAA4/VsvwQrp7asM/s72-c/b%C3%BClentcim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-4823711480150717733</id><published>2007-12-05T21:15:00.000+02:00</published><updated>2007-12-06T05:58:46.029+02:00</updated><title type='text'>Ayıpsa Ayıp Olsun</title><content type='html'>Munhasır hakkıma özenle sectigim davranıs silsileleri -ki beni durdurmaz hic bir zat- gözumu burur haz , gösteriş ile takayık şehvetler . Dozaşsız bir şuhu bulurum, yoluma baş koyarım. Bunu yapıcak adam yoktur benden ziyade. Kemdimi şehvetlendire şehvetlendire değirmen ederim. Eylerim tarumar kendimi bu değirmen taşında. O vakit suyu bile ben taşırım değirmene. Birden cok binden az işlevim var mirim. Sen görmesen hissetmesen ben niye varım.&lt;br /&gt;Ben bunları yaparım ayıptır ama laiktir. İtinayla belirtirim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşerim ben balkondan , camdan... Gorulsede ört pas edilir cogu zaman. Kendisiyle karsı karsıya gelir goren zat, benden ziyade kendinden ürker. N'eylesin camdan işeyen adamı.Ama bilmez  Bi çıkar gözetmeden işedimi. Üşengeçlikten gelir bu mealim.Katmeriyesi ki&lt;br /&gt;ramazanda pek bi etklidir bu yontem. Kepaze ederim adamı. Gecemez evin önunden malum-u zat ole kala kalır. Yağmursuz havada deşerim kuyunu akıtırım pekmezini ey davulcu. Burdan sesleniyorum macera arayan davulculara buyrun gelin. Gelin ki beni hissedin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-4823711480150717733?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/4823711480150717733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=4823711480150717733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4823711480150717733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/4823711480150717733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2007/12/aypsa-ayp-olsun.html' title='Ayıpsa Ayıp Olsun'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7891361173696914092.post-6915964056224135646</id><published>2007-12-05T01:44:00.000+02:00</published><updated>2007-12-05T19:40:04.751+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Selpak'/><title type='text'>Densizliğin Klasından Gelir</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XyYlDga9I/AAAAAAAAAAs/QbtplZjWhPA/s1600-h/23.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5140281053790890962" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XyYlDga9I/AAAAAAAAAAs/QbtplZjWhPA/s320/23.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                   SELPAKLI Bİ GİRİŞ&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İç çekip girmeyi secenlerdenim. Basit nedenlerim var. Yapamiyorum sizin gibi alevli bi sekilde giremiyorum olaya. Tarz degil kılas deil baska bişey bu. Durağanlıkla ilgili... Sayıyorum oldugum yerde. Net ki bu bole deiştircek bi rektor yok ortada. Dışardan talep geldi artık "Deiştir ulan kendini densiz". Netekim taleplerle aram iyi deil. Olsa burda ne işim var. Kendimdem talep beklerim. Talebimle cok içli dışlıyım ben. Hissediyorum densizisi. Beni ben yapan icimdeki talep diyorum. Burdanda sesleniyorum ustume gelmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paragrafa giriş cumlelerini özenle secenlerden deilim. Vurgun yeri degil... Ansızın, ilk kelimeyle sevişmeyi seven adamlar bunlar. Oysaki bi tohum var yeşertmen gereken. Burdasın ve sevişmek icin daha zamanın var.&lt;br /&gt;                               SELPAK ile KAKARİ MACERALARI&lt;br /&gt;Sana hayranım, o kadar ki seni kışkırmak istiyorum. Seni aldatıyorum , bunu umarsızca yapıyorum. Sen benden hiçbir çıkar beklemedin ki. Oysaki sana saplanışım farklı bir dokunuş kattı bana. Ustumde senden krişe olmasın bir tırnak izi bıraktın. Özenle seçmediğin açık. İşte bu yüzden beni özel kıldını sanıyorum. Sen hep krişeden kacardın , senin tek gunahın buydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni etkilemiştin ama tepkimemi görmeden kaçtın. Sarıydı senin diğer adın. Sonbaharı hiç yaşamadın sen. Kabul etmedin senden daha silik ve isli varlıkarı. Sonbahar yaşıyordu , en az senin sarı saçların kadar.&lt;br /&gt;                               GERÇEKTEN KAÇIŞ VE TÜREVLERİ&lt;br /&gt;Vurguma sümümü bırakım. Hoppili hoppili koşarım ben gelemem imlanın cercevesiz camlarına. Bakarım at gözlukleriyle ben dünyaya. Sabitim arkadaşım ha bak evdeyim gel gor beni valla hi börekler açarım sana. Bi sigara böreği yapıyorum ki akıllara ziyan. Gelmesin ama bu eve ziyankar adam. Çekemem. Dayanamam burnuna gaga atarım burnumla. Anlamazsın sevişir burnumuz fütursuzca. Yaparım bilirsin , yapamassan gaipten kopar gelir o sarılar akar orana burana. Akar ulan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyonda "İhanet Avcıları" var. Olmasada olur ole bişe. Nası bi bileşke ustune kurulmustur yahu tuylerim hopladı. Reality Tv de vardı bunun aslı. Enfesti o. Kufurlere sansur vermezledi. Haz patlaması yaşardım ansızın her "F*ck" ile kurulan kalıpsal şeylere. Şey diyorum kanım ısınmıyor benim bu çetrefilli kelimeye. Her yere her şekilde geliyor muzur. Ole kufur mu olur? Havası yok abi yok. Kodum mu oturtma gucu yok. Ole havada kalıyo hep. Nese aldatma silsilesine geliyorum. Surekli 3 kişi hep aynı moduler. Hadi bil bakim kim kime dum dume. Geyler bile aldatıo bu dönemde bir birlerini. Etraflıca bi filmde gormustum ki nutkum tutuldu. Abi aldatmadır , geylerdir. Yok fena sıkıldım. Noktayı koyuyorum. Hoooop Kestik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biterken "Tosca- Suziki" calmaktaidi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7891361173696914092-6915964056224135646?l=bakliyatin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bakliyatin.blogspot.com/feeds/6915964056224135646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7891361173696914092&amp;postID=6915964056224135646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6915964056224135646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7891361173696914092/posts/default/6915964056224135646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bakliyatin.blogspot.com/2007/12/i-ekip-girmeyi-secenlerdenim.html' title='Densizliğin Klasından Gelir'/><author><name>Bakliyat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18080796986777360507</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XlUlDga5I/AAAAAAAAAAM/FuMNEOZmkOE/S220/Resim+041.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_YXSezTqlMqI/R1XyYlDga9I/AAAAAAAAAAs/QbtplZjWhPA/s72-c/23.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
